İsmail Tufan


Yoklarımızla Varız!

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


Ülkemizde 30 yıl önce yaşlılığa uygun çevre yoktu. Bugün de yok. 
Yaşlıya uygun konut: Yok!
Yaşlı buluşma merkezleri: Var ve Yok!
Yaşlı gündüz klinikleri: Var ve Yok!
Yaşlı gündüz bakım merkezleri: Var!
Yaşlı merkezleri: Var!
Yaşlı vatandaşlar için özel eğlence ve dinlenme önlemleri: Yok!
Bir huzurevine veya bir yaşlı evine taşınmadan önce deneyebileceğiniz “misafir yatağı”: Yok!
Kısa süreli bakım yerleri: Yok!
Yemek servisi: Var ve Yok!
Yaşlılar için yüzme: Yok!
Yaşlılar için dans: Yok!
Yaşlılar için jimnastik: Yok!
Yaşlı idmanı: Yok! 
Açık yaşlı yardımı: Var ve Yok!
Yaşlılığa hazırlık kursları: Yok!
Yaşlı bakımı eğitimi: Var!
Kentsel dönüşüm: Var.
Yaşlıları ilgilendiren bir dönüşüm: Yok!
Yaşın giderek önemini kaybettiği bir toplumda ve zamanda yaşamamız gerekirken, takvimsel yaşın, yaşam tarzımızı, beceri ve yeteneklerimizin mevcudiyetini daha az belirleyen bir kriter olması gerekirken, hâlâ insanları doğum tarihine bakarak değerlendirmekteyiz. 
Bir kişiye yaşı nedeniyle ne özel bir “saygı” gösteriliyor, ne de toplumsal bir “değersizleştirme” göze çarpıyor. 
Her şey dönüşüyor, ama dönüşmeyen bir sabitimiz var: Yaşlıları yok saymak! 
Ne yaşlı düşmanıyız, ne de yaşlı dostu! 
Gerontoloji bölümleri açıyoruz, ama Gerontologları istihdam etmiyoruz. 
Yaşlılık ve yaşlanma üzerine araştırma yapıyoruz, ama araştırma raporlarını okuyan yok. 
Altına kaçırma riski var diye camiye gidemiyor bazı yaşlılar. 
Otobüse binecek, ama o inişli çıkışlı sokakları, o duvar gibi kaldırımları, o trafik kargaşasını aşabilse bile, otobüse binmesini beklemektense onu görmezden gelip gaza basan şoförleri aşamıyoruz. 
Galiba biraz insanlık yok!