Hatice Şimşek


Yatırımcı Hangi Yatırım Ürününü Neden Tercih Ediyor?

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


Yatırım, şimdi ve gelecekte finansal açıdan güvenlik, zenginlik sağlamak ve gelir elde etmek amacıyla bugünden, taşınır ya da taşınmaz ürünlere birikimlerin aktarılmasıdır. Para kazanmanın gittikçe zorlaştığı bu günlerde, gelirlerin bir kısmının tasarruf edilmesi kadar, birikimin hangi yatırım ürününde değerlendirilmesi de önem taşımaktadır.

Türkiye’de en çok tercih edilen 10 yatırım ürününü, hisse senetleri, altın, gayrimenkul, BES, yatırım fonu, döviz, bono ve tahviller, vadeli mevduat, sanal paralar ve forex olarak sayabiliriz. Öncelik sırası, piyasa getirileri ve verileri, gelecek öngörüsü, yatırımcının ilgisine, beklentisine, alışkanlığına, uzmanlık alanına, risk algısına ve yatırım için belirlediği bütçeye göre, hatta yaşadığı bölgeye göre bile değişiklik gösterebilir.

Yatırımcı, son günlerde koronavirüs etkisiyle ülkede ve dünyada hissedilen belirsizlik ve yaşanılan kaotik dönemlerden dolayı, Altın, Döviz, Gayrimenkul, Hisse Senetleri gibi yatırım ürünlerini hem güvenilir bilinmesi hem yüksek getiri sağlaması nedeniyle daha çok tercih etme eğilimindedir. Buna ilaveten korona virüsün ekonomik etkileri, yatırım ürünlerine biçilen değer ile yatırımcının tercih ettiği ürünlerde değişiklik göstermesine neden oldu. Ülkemizde, risksiz ve belirlenen vade sonunda ne kadar faiz getirisi elde edileceğinin belli olması nedeniyle en çok tercih edilen yatırım araçlarından %66 lık bir dilime sahip olan vadeli mevduat, korona virüs sürecinden önceki dönemlerden başlayarak ekonomik stratejiler gereği merkez bankasının art arda gerçekleştirdiği faiz indirimlerinin, koronavirüs süreciyle devam etmesi nedeniyle düşen mevduat oranları yatırımcıyı hüsrana uğratmış, bu nedenle farklı yatırım ürünlerine yöneltmiştir. Şu sıralar %8 lere gerileyen aylık vadeli mevduat oranları, yatırımcıyı alışmış olduğu önceki getirileri elde etmeye yönelik arayışa sürüklemiştir.

Yatırımcının En Çok Tercih Ettiği Yatırım Ürünleri

1.Hisse Senetleri

Vadeli mevduat oranlarından yeteri kadar memnun olmayan yatırımcının önemli bir kısmı borsada hisse senetleri alarak yatırım yapma yolunu tercih etmiştir. Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre son beş aylık süreçte hisse senedi piyasasına 313 bin yeni yerli yatırımcının katılımıyla aktif bireysel yatırımcı sayısının borsa tarihinin en yükseği olan 790 bine ulaştığını söylemek mümkün. Hisse senedi piyasasına yeni dahil olan yerli yatırımcının yaş aralığına bakıldığında yüzde 26’sı 20-29 yaş aralığında, yüzde 35’i 30-39 yaş aralığında, yüzde 22’si ise 40-49 yaş aralığında. Böylece Borsaya yeni gelen yerli bireysel yatırımcıların yüzde 83’ünün 50 yaş altı gençlerden oluştuğu görülmektedir. Son 12 ayda ise yatırım fonlarının yüzde 88, bireysel emeklilik fonlarının ise yüzde 41 artmasıyla kurumsal yatırımcı portföy büyüklüğünün 369 milyar TL’ye çıktığını ifade etmek önemli.

Hisse senedi alarak bir şirkete aldığı pay kadar ortak olan yatırımcı, hangi hisseyi alacağına karar verirken, gelişeceğine ve büyüyeceğine inandığı bir sektör ve firmaya yönelik, tüyo ve söylentilere göre değil bilgiye dayalı veriler ile hareket etmelidir. Aracı kurum, banka ya da portföy yönetim şirketi seçerken, yatırım danışmanının lisanslı olmasına dikkat edilmeli, yatırım yaparken vade ve amaç belirlenmeli, her zaman gelecekte riskle karşılaşabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

2. Altın

Tarihe bakıldığında, bir dönem para olarak kullanılan, krallar, padişahlar ve zamanın mevki ve prestij sahibi insanları tarafından süs olarak tercih edilen, zamanla mücevher, endüstriyel bir metal, dekorasyon olarak kullanımlarda yer edinen, uzun vadeli zenginlik simgesi olan altın, gücü, zenginliği ve politik gücü temsil eder. Altın her zaman başarının ve servetin sembolü olmuştur. Altının aşınmaz, kararmaz özelliği, asitte ve çözücülerde çözünmezliği ve kolay işlenebilirliği ile altın her dönem değerli bir yapıya sahiptir. Zaferin sembolü olarak yarışmalarda, son zamanlarda elektronik ürünlerde ve tıbbi uygulamalarda da kullanım alanına sahiptir. Altın, güven timsalidir, eğer bir felaket olursa, kâğıt para ve diğer sistemler de çökmüşse, altına dönmek an meselesi haline gelebilir. İşte bu yüzden altın bu dönemde çok tercih ediliyor. Ancak unutulmamalıdır ki, gezegendeki tüm altınların toplam 168.180 ton veya 5.407.112.558 ons'a eşit olduğu tahmin edilmektedir. Dolayısıyla altın hem değerli hem de sınırlıdır.

Dünya’da ve ülkede yaşanan gelişmelere bakıldığında, huzursuz ortamı seven Altın, yükselmeye devam ediyor. Yükselişin bir süre daha devam edeceği uzmanlar tarafından öngörülüyor. Altına, fiziki olarak kuyumcuda ve bazı bankalarda, kaydi altına ise bireysel emeklilik ve yatırım fonları içerisinden altın fonu ya da bankadan altın hesabı açtırarak sahip olabilirsiniz.

3. Gayrimenkul

Temelde yatırımcısını toprak sahibi yapmakla, yerini sağlamlaştırma, güven, güç etkisi ve gelir vaadi sunan gayrimenkul, uzun vadede oldukça avantajlı bir yatırım aracıdır. Örneğin ‘’20 yıl önce buradan aldığım arsayı şimdi müteahhite verdim 4 tane ev aldım’’ la başlayan hikayelere çok denk gelmiş olabilirsiniz. Bunlara inanmak size kalmış, ancak genelde doğrudur. Gayrimenkul yatırımı, arsa, dükkân, bağ, bahçe, tarla gibi taşınmaz ürünlere yapıldığı gibi, gayrimenkulün karlı bir yatırım olabilmesi için katlanılan maliyete değmesi, bununla birlikte kendini bir süre sonra amorti etmesi gerekmektedir.

Son günlerde ülkemizde finansal hareketlilik sağlanması adına hükümet, ev sahibi olmak isteyenlere kamu bankalarına verdiği yetkiyle düşük faiz oranları ile konut kredisi kullandırarak, konut edindirme çalışması başlatılmıştır. Ayrıca oturduğu eve her ay kira ödeyenler, uygun faiz oranı sunan kamu bankalarından konut kredisi kullanarak ev sahibi olmuş, her ay ödemeye razı olduğu kira taksiti, konut kredisi taksitinin yerine geçmiştir. Kamu bankalarından kullanılan kredilerle, ipotekli konut sahibi olanların yanı sıra, kira gelirlerinin artmasıyla kendi öz sermayesi ile de ev sahibi olanların sayısı artmıştır. Yatırımcı alacağı gayrimenkulü kiraya vermesi durumunda aylık gelir elde edebileceği gibi, kısa sürede gayrimenkulün kendini amorti etmesi sağlanır. Kira çarpanı da denilen bu kavrama bir örnek verecek olursak biri 400.000 TL, diğeri 500.000 TL olan iki evi kıyaslayalım. 500.000 TL lik evin kira getirisi 2.500 TL, kira çarpanı 200 aydır. Yani 200 ay sonra eve verilen o zamanki fiyata ulaşabiliriz. Diğer 400.000 TL lik evin kira getirisi ise 1.300 TL olsun, kira çarpanı 307 aydır. Yani 307 ay sonra 400.000 TL ye ulaşılır. Buradan yola çıkarak yatırım yapılan evler arasındaki 100.000 TL lik farkı ödemeye razı yatırımcı gayrimenkulünü 107 ay daha erken amorti etmektedir.

4.Döviz

Ülkemizde yaşanan ekonomik darboğazların etkisiyle TL karşısında Euro ve Usd önemli artışlar sağlamaya devam ediyor. Korona virüs etkisiyle birlikte FED kararları, IMF, Avrupa ekonomileri, cari açık, dış ticaret, para birimine olan arz-talep, enflasyon beklentileri, ekonomik politikalar, yurt içi ve yurt dışı faiz oranları, ülke ekonomisinin durumu, turizm, vb. gibi faktörler döviz piyasasını etkiliyor. Yatırımcı son zamanlardaki gidişattan dolayı Euro ve usd yatırımına ağırlık vermektedir. Ülkede dış ticaret açığı arttıkça döviz artışı da devam edecektir.

Kişinin yatırmayı planladığı tutar hangi yatırım ürününün tercih edileceği noktasında belirleyici bir unsurdur. Yatırmak istenilen bütçe ile ulaşılmak istenen hedefin ve vadenin birbiriyle uyumlu olması gerekir. Yatırım yapılan ürün, kişinin konusunda uzman olduğu ya da güvenilir kaynağın önerileriyle sağlamlaştırılır. Kişi yatırım yapacağı ürüne karar verememiş ya da uzman desteğine ihtiyaç duyarsa, konusunda yetkin, lisans sahibi kuruluşlardan, uzman kişilerden görüş almalıdır. Sağlıksız verilen yatırım kararları hem zaman açısından hem para açısından kayıp yaşatabilir.