Göksel KARA


Siz Benim İyiliğimi Neden İstiyorsunuz? 

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı



Neden düştüğümde kalkmama izin vermediniz, beni kaldırıp yüreğinize bastınız, şimdi düştüğümde ne elimden tutan ,ne bağrına basan var...
Siz benim iyiliğimin eden istiyorsunuz? 
Neden hangi okula gideceğimi, hangi mesleği  seçeceğimi, hangi işi yapacağımı siz seçtiniz, şimdi iş yerine ölüm gidiyor, bu kravat boğuyor beni, o sandalye batıyor...
Siz benim iyiliğimi neden istiyorsunuz?
Ben  seviyordum, onu görünce yüreğim yanıyordu,  beni, ağaya ağlaya başkasıyla evlendirdiniz. Şimdi yatak cehennem, yorgan cehennem, kahvaltı haram...
Siz benim iyiliğimi neden istiyorsunuz ?
Ispanağı sevmiyordum ben. İki öğünden  birine ıspanak koyuyordunuz  sofraya, kusmamak için kendimi zor tutuyordum, sizse  tabağı bitirmem için zorluyordunuz, şimdi aynı şeyi  ben de çocuklarıma yapıyorum, onlar da kusacakmış gibi bakıyorlar tabağa...
Siz benim iyiliğimi  neden istiyorsunuz ? 
Neden saçlarımı hep aynı şekilde kestirdiniz ve neden yıllarca aynı berbere gönderdiniz...
Siz benim iyiliğimi  neden istiyorsunuz ?
Hep bir ya da iki numara büyük alırdınız ayakkabılarımı, ben çok utanırdım kendimden. Eeee  boy bir  otuz beş ,ayakkabım kırk iki numara,  boyum kadar ayakkabım olduğunu  düşürdüm bazen..
Siz benim iyiliğimi  neden istiyorsunuz ?
Ben oldum olası  sevmedim futbolu, amcama ,Cimbomlu, dayıma, kanaryalı, babama kartallı olduğumu söylerdim, aslında nefret   ederdim yalan söylemekten,  ben Trabzonsporluydum,  ne çok  sıkıldım sizinle  maç  seyretmekten
Siz benim iyiliğimi  neden istiyorsunuz ?
Üniversiteye  gittiğimde bitecek bu sıkıntılar diye düşünürdüm, sizler,  benim adıma  tercih yaparken oturma odasında,  ben sınavı kazandığım için kendime sövüyordum, annem hemşire olduğu için doktor olmamı, babam mahkeme katibi olduğu için avukat olmamı istiyordu. Kimler benim için  tercih yapıyor  anlamıyordum.
Siz benim iyiliğimi  neden istiyorsunuz ?
Askere gitmem gerekiyordu, Allah'tan bunun tercihini siz yapamıyordunuz,  fakat her hafta geldiniz  yanıma,  her hafta çıkardınız çarşıya,  bir gün: tek bir gün tertiplerimle çarşıya çıkmama müsaade  etmediniz
Siz benim iyiliğimi  neden istiyorsunuz ?
Falanca, partiliydiniz, ben de farkında olmadan sizin partili olmuştum farkına varmadan. Sizin düşündüğünüz gibi düşünüyor, sizin dinlediğiniz şarkıları dinliyor,  hatta sizin  yani babamın içtiği  gibi içiyordum.
Siz benim iyiliğimi  neden istiyorsunuz ?
Evlenirken takım elbisemi annem, araba alırken modelini babam seçmişti
Diyarbakır yolcusuydum,  eşim otobüsle  gitmemi istedi, oysa ben kendi arabamla gitmek istiyordum...  Daha ellinci kilometre de otobüs  devrildi  ben altında kaldım...
Siz benim iyiliğimi  neden istiyorsunuz ?
Duyuyorum şimdi siz mezarımın yeri için kavga ediyorsunuz...
Evet evet  siz. 
Yine  bana sormuyorsunuz,
Soramıyorsunuz değil mi ?