Muhammed Emin Hekimhan


Simyacı Gerçek İnsan

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


KALEMİMDEN DAMLALAR

SİMYACI GERÇEK İNSAN

Paulo Coelho’nun Simyacı isimli romanı ve daha önce bu romanın kaynağı olan Mevlana’nın Mesnevisindeki aynı hikayenin özeti sayılabilecek öyküyü yıllar önce okumuştum.

İnsanın büyük bir hazine arayışı ve bulmasını anlatan roman ve öncesinde hikaye aslında büyük hazinenin insanın kendi yanında, hatta kendi içinde bulunduğunu anlatmaktadır.

            Çoğu insan, kendi içinde taşıdığı hazinenin farkında bile değildir. Bunu fark edebilen, kendi kalbini, beynini tabiri caizse kazarak hazinesini ortaya çıkarmayı başarabilen insanlar toplumda fark oluşturmayı başarmışlar ve başkalarına da ışık tutmuşlardır. Bu kişilerin bu hazine sayesinde ille de zengin oldukları söylenemezse de, içinde yaşadıkları toplumun tarihinde bir takım farklar yarattıkları görülebilir. Çok uzun süre devam eden etkilere sebep olanlarla birlikte daha kısa –belli bir dönem- etkileri devam edenler vardır. Bu fark içlerindeki hazinenin  büyüklüğü, işlenmesindeki maharet ve gayret ile değişmeler gösterir.

İnsanın en büyük başarısı kendini arayışı sayesinde ortaya çıkarttığı hazinesidir.

Hemen herkesin bilerek veya bilmeyerek böyle bir arayış içinde olduğu ise yadsınamaz bir gerçektir. Mesleğinde zirveye çıkmak, kendine en doğru mesleği bularak meslek değiştirmek veya hiçbir mesleği yokken bir mesleğe yönelmek bu arayışın sonunda ortaya çıkabilecek sonuçlar içinde sayılabilir.

            Kişinin inançları, ideolojisi veya benimsediği temel değerlerin içindeki hazineye ulaşmasına engel olmaması için: taassubtan kaçınma, empati yapabilme, kısır döngülere düşmeme ve at gözlüklerle bakan bir bakış açısından kurtulabilme gibi özelliklere sahip olması gereklidir. Freud’un tespit ettiği ‘id-ego’ seviyelerinden kurtulabilen insanlar ancak içlerindeki gerçek hazineye ulaşabilirler.

            Şimdiye kadar yanlış anladığımı fark ettiğim hümanizmin dar anlamı da sakıncalıdır.

-Yaratılanı severim yaratandan ötürü- dizesini doğru anlamak zorundayız. Buradan yalancı, sahtekar, dolandırıcı, günahkar olan insanın bu özelliklerden kurtulmadıkça sevilemeyeceğidir. Bu özellikleri çıkartırsak geriye kalan insan, insan olarak sevilebilir ama bu özelliklerle beraber sevilemez. Belki bu senin şahsi görüşüm diyenler olabilir. Ama bu özellikleri taşıyan karşımızdaki insan ancak vücut olarak insandır, ama insani özellikleri yoktur. Kusura bakmayın ben böyle bir insanı sevemem.

            İçinizdeki hazineyi keşfetmeniz, gerçek insan olabilmeyi başarmanız dileklerimle Allah’a emanet olun. Vesselam.