Ramazan Kombıçak


Sağlıkçılarımız

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


        Hastalandığımızda ilk olarak başvurup şifa aradığımız çeşitli testlerden geçirilerek iyi olmamız için uğraşan sağlık personellerimizden koronavirüs nedeni ile 'Bizim bakkalımızdan alışveriş yapmasın onlar hastane elemanları bize de virüs bulaşır' diyen esnaflarımızı da duyduk.

         Olur da bu kadar da olmaz. Neden bu kadar değiştik. Bizi geliştiren sağlığımız mı yoksa güvensizliğimiz mi? Onlar ki bizler için can hıraşhane çalışan evlerinden ve evlatlarından bizler için, günlerce uzak kalan, bizim sağlığımız için bütün güçleri ile çalışan küçücük yavruları anne hasreti çekerken annelerine kavuşmak için ne zaman bitecek bu virüs anne veya babamız ne zaman evimize gelecek diye beklerken bu densizlik niye?

         Bundan sonra da onların yanına varmayacağını bilebiliyor musun?

         Kendini onların yerine koyup düşündün mü hiç. Bizler bütün tedbirleri aldık. Hastaneye vardığında biraz ilgilenmekte geç kaldıklarında hastaneyi başlarına yıkmaya çalıştığım günleri ne çabuk unuttun. O zaman da kaçsaydın olmaz mıydı? Sizi sahte kahramanlar! Gerisini zaten yaratan takdir eder varlık ve yokluk Allah'a mahsustur. Onları küçük düşürmekle kendinin korunabileceğini mi sandın. Bu kadar vefat edenlerin arasında bizler de olabilirdik. Takdiri ilahi ecel böyle bir nefes alıp verememek, verdiğin nefesi alamamaktır. Sağlıkçılarımız asrın en büyük görevlerini yapmışlardır. Sadece onlar değil. Kolluk görevlilerimiz, hizmet ekipleri de aynı görevi yapmıştır. Bu hizmetlerinden dolayı onlar teşekkürün en büyüğünü hak etmişlerdir. Bizler sağlık çalışanlarımız ve onlara yardımcı olan bütün kardeşlerimize teşekkürlerimizi saygılarımızı sunuyoruz. Yüklenmiş olduğunuz bu görev en kutsal olan bir görevdir. Zaten doktorlarımız Hipokrat Yemini ile hiç kimseyi ayırt etmeden bu görevi yerine getirirken senin kibirlenmen niye bu anlamış değilim. Sanki bir uzaylı gibi giyinişleri ile de örnektirler.

1- Bedeviler: Ey Allah’ın Resûlü! Hastalanırsak tedavi yoluna gidelim mi? 

Resûlullah (s.a.v.), şöyle buyurdu: “Tedavi olun, ey Allah’ın köleleri. Çünkü Allah yarattığı her bir hastalık için mutlaka şifasını (devasını) yaratmıştır.  Ancak bir hastalık müstesnadır” buyurdular. Bunun üzerine o hastalık nedir? Ey Allah’ın Resûlü dediklerinde; “O İhtiyarlıktır” buyurdu. 

(Tirmizi, C.2. H.no:2038)

         Allah, yarattığı bütün kullarının ecelini belirlemiştir. Hiç kimse ecelsiz ölmez, ama her ölüm için bir sebep vardır. Ölüm meleği (Azrail) as. Zamanı geldi mi bir sebeple kulunun canını alır. Araf Suresi, 34. ayet: Her ümmet için bir ecel vardır. Onların ecelleri gelince, ne bir saat ertelenebilirler ne de öne alınabilirler (tam zamanında çökerler.) Öyle ise her şey zamanı gelince yok olur. Allah'ın sevgili habibi ecel sırasında baş ucunda ağlayan kızı Fatıma için ey kızım her şey fanidir bende faniyim. Üzülme ağlama kulağını bana yaklaştır diyerek kulağına şöyle fısıldadı. Yarın ahirette sende benim yanımdasın dediğinde gülümsemişti. İnşallah bizde Resulün yanında oluruz. Sağlıcakla kalın sağlıklı olun.