İsmail Tufan


Profesyonel Yaşlı Bakıcısı İhtiyacı

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


Yaşlılar, 13.yüzyılda manastırlarda ve diğer dini kurumlarda bakılıyorlardı. Bugünkü anlamıyla profesyonel yaşlı bakımı henüz yarım asırlık bir geçmişe sahiptir. Akla gelen ilk soruların başında, profesyonel bakım için neden bu kadar uzun süre beklenildiğidir. Tahmin ettiğiniz gibi bunu sebebi yaşlılık dediğimiz yaşam döneminin – yine bugünkü anlamıyla – henüz kısa bir geçmişe sahip olmasıdır. 
Bakımın dini kurumlarda yapıldığı dönemlerde, insanın yaşam beklentisi, bir kuşun yaşam beklentisinden pek uzun değildi. Fakat 20.yüzyılın başlarında insanlık tarihinde ilk defa uzun ömürlü insanların çoğaldığı görülmektedir. Daha önceleri sadece ufak bir azınlığın erişebildiği yaşlara erişebilen insanların çoğalması ile “yaşlılık” bilimin de odak noktasına girdi. İlk dönemlerde hedef yaşam süresini daha da uzatmaktı. Bu yüzden “yaşlı bakımı” üzerinde durulmadı. 
Buna karşın biyolojik ve tıbbi ağırlıklı çalışmalarla insanın yaşam süresinin uzatılmasına çalışıldı. Bunda başarı elde edildiğini biliyoruz. Nitekim bizler de bu başarıdan kazançlı çıkan kuşaklardan biriyiz. Ancak hep olduğu gibi uzun yaşamın da “iki yüzü” olduğu bir süre sonra anlaşılmaya başlandı. 
Her ne kadar insanlar uzun yaşıyorsa da, yaşlılıkları bakıma muhtaçlık ile geçen insanların çoğaldığı da dikkatten kaçmadı. İlk yaşlı evleri (yaşlı yurtları) 19.yüzyılda ortaya çıkmıştı, ama 20.yüzyılda artık yaşlı bakımının profesyonelleşmesi gerekiyordu. Çünkü yaşlı bakımı sadece bir insanlık ödevi değildi, aynı zamanda büyük bir kazanç alanı olarak görülmeye başlandı. Bugün “bakım sektörü” kavramından söz edildiğinde, bunun ardında kompleks bir etik, ticari ve politik hedefler ve yapılar olduğunu göz önüne almak gerekiyor. 
Türkiye’de profesyonel yaşlı bakımı henüz yeni bir meslek alanı olarak yavaş bir süreç içerisinde gelişmektedir. İlk defa bu alanda bir meslek grubu oluşmaktadır: “Yaşlı bakımı teknikeri” olarak anılan meslek grubuna atfedilen görevlere bakıldığında, sadece “tıbbi asistanlık” ile sınırlı olduğunu görüyoruz. Bu açıdan “nitelikli personel” kavramının, gerontolojideki “nitelikli yaşlı bakıcısı” kavramıyla örtüşmediği görülmektedir. Özellikle yaşlı bakımı teknikerlerinin eğitiminde “bilimsel yeterlilik”, “yorumsal yeterlilik” ve “durumsal yeterlilik” kavramlarından kaynaklanan nitelikliliklerdeki eksiklik dikkat çekmektedir.  
Gerontolojinin be bakım biliminin perspektifinden bilimsel yeterlilikten, profesyonel yaşlı bakıcılarından beklenen teorik bilgiler ve bunlardaki gelişmeleri takip etme, bilimsel kavramlara dayanan bilgileri anlama ve bunları günlük meslek hayatında uygulama yeterlilikleri anlaşılmaktadır. Yorumsal yeterlilik, profesyonel yaşlı bakıcısının mesleki rutinleri arasında bulunması gereken, bakımını yaptığı yaşlıların “biyografisi”, “yaşam süreci”, “yaşam tecrübeleri” ve “yaşam koşulları” ile ilgili gözlemleri ve bunları yorumsal değerlendirme yeterliliği anlaşılmaktadır. Durumsal yeterlilik ise profesyonel yaşlı bakıcısının belirttiğimiz iki yeterlilik türünden elde ettiği mesleki genel yeterliliği anlıyoruz.  
Ülkemizde bakıma muhtaçlık sorunu sadece yaşlıları ilgilendirmiyor. Bakıma muhtaçlık her yaşta ortaya çıkabilen bir sorundur. Hatta bakıma muhtaçlık sorunuyla dünyaya gelen insanlar vardır. Buna rağmen genel tabloya baktığımızda bakıma muhtaçlığın 65 yaş ve üzeri nüfusta yoğunlaştığını görüyoruz. Bu yüzden belirttiğimiz yeterliliklerle donanmış profesyonel yaşlı bakıcılarına ihtiyacımız git gide artmaktadır. Bu anlamıyla profesyonel yaşlı bakıcılarını yetiştirmeliyiz. Bunu yapmazsak, bol miktarda “tekniker”, ama az miktarda “nitelikli profesyonel”  yaşlı bakıcısı ile yetinmek zorunda kalacağız.