Özüm Çekinir
26.07.2020 11:00:36
Çok değerli bir paylaşım. Teşekkürler. Kaleminize sağlık.

Damla ceylan
26.07.2020 11:42:10
Ülkemiz için daha büyük hamleler bekliyoruz


Hatice Şimşek


Pandemi Döneminde Gıda ve Tarım Sektörü Önem Kazandı

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


Bütün dünyayı dize getirip, herkesi eşitleyen koronovirüs salgını ile öne çıkan, olmazsa olmaz sektörler arasında yer alan tarım ve gıda sektörü, önceliğin hayatta sağlıklı olarak kalma ve sağlıklı beslenme olması nedeniyle, virüsle önemini daha da artırdı. Gıda ve tarımın devamlılığı sağlanması için Türkiye de dahil tüm ülkelerde tarım ve gıda sektörünün faaliyetlerine, gıda taşımacılığına hijyen ve temas kurallarına uymak şartıyla hareket serbestisi tanınması ve karantina uygulanmaması, alınan koronavirüs tedbirleri ile tarım ve gıda ürünleri dağıtımının devamlılığı, tarım değer zincirinin sürdürülebilirliği, yerel gıdayı özendirme, işçi açığını giderme, tarımda dijitalleşme ve veri paylaşımı alanlarında yoğunlaşıldığı anlamına gelmekte, tarım ve gıda sektörünün önemli olduğunu vurgulamaktadır.

Dünya’da Bazı Ülkelerin Covid-19 Kapsamında Tarım ve Gıda Sektörüne Destekleri

Koronovirüs salgınında tarım ve gıda sektörünün etkilenmemesi amacıyla bazı ülkelerde farklı uygulamalar ve destekler yürürlüğe alınmıştır. Örneğin Çin’de tarım sigortaları kapsamında, koronovirüs teminatı eklenmiştir. Bu teminatla koronovirüs kapsamında yaşanan kayıplar tazminata dahildir.

Hindistan’da çiftçilerin oturduğu yerden ürünlerini satabilmeleri için ulusal e-ticaret uygulaması kurulmuş, çiftçilerin ürünlerini hallere getirirken tek tek değil başka çiftçilerle toplu halde getirebilmeleri yönünde çalışmalar yapılmıştır.

Çin’de “dijital köy” projelerinin yaygınlaştırılmasına karar verildi. Dijital köyler ile gelişen ve değişen kitle iletişim araçları ile dünyanın dört bir yanına zaman ve mekân kısıtlaması olmadan sesli ve görüntülü iletişim araçları ile saniyeler içinde ulaşılan programların üretilmesi ve geliştirilmesi planlanmıştır.

Meksika’da balıkçıların yasal işlemlerini online yapabilmeleri için web sitesi kuruldu. Filipinler’de üreticiden tüketiciye doğrudan satışın yapıldığı online platformlar kuruldu.

İspanya’da hayvan ve hayvansal ürün nakliyatçılarının süresi dolan sertifikaları ve izin belgeleri için ilave süreler tanındı.

Orta Amerika ülkeleri (Dominik, Honduras, Guatemala, Panama, El Salvador, Nikaragua, Kosta Rika) kendi aralarında tarımsal üretim, tarım ve gıda stokları ile ilgili bilgi paylaşımını sağlayan bir online platform kurdular. Böylelikle kayıt altına alınan üretimler, stok kayıt sistemi ile veri havuzu oluşturulmuştur.

Almanya’da kiralık arazide üretim yapan çiftçilerin kiralarını ödeyememeleri halinde arazi sahibinin kira sözleşmesini 30 Haziran’a kadar tek taraflı olarak feshedemeyeceğine karar verildi.

Sri Lanka’da bakanlık ihraç edilen tarımsal ürünlerin üretimi veya ticareti ile ilgili bir sorun yaşanması durumunda ihracatçıların araması için özel bir “acil telefon, WhatsApp ve e-posta hattı” duyurdu. Görüldüğü üzere tarım dijitalde de kendine yer buldu.

Almanya, yurt içi ve yurt dışı geçici tarım işçilerinin istihdamına yönelik ilave tedbirler açıklayarak, daha önce sosyal güvenlik sistemine kaydedilmeden sadece 70 gün çalışabilen tarım işçileri 115 güne kadar vergi ödemeden çalışabildiler.

Portekiz’de hükümet “Sizi besleyeni besleyin” sloganlı bir kampanya başlatarak yerel gıdaların tercih edilmesini istedi. Salgın nedeniyle yurt dışı yasakları ile gıda ürününü ithal edemeyen ülkelerin yerel gıdaya yönelmesi beklenen bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Ülkemizde bazı tarım ürünlerini dışardan almakta ve bu süreçte ürün alımı yapılan ülkelerin ihracat kotası uygulaması halkta tedirginliğe yol açmış, bir taraftan da yeri üretimin önemini hissettirmiştir. Türkiye’de bir ayağı kırsalda, köyde olan halk kendi bağ, bahçe ve tarlasında domates, biber, salatalık ve patlıcan üretimi yapmaya yönelmiştir. Bu durumun etkisi ile hobi bahçeleri, bahçeli evler ve organik ürün yetiştirebilecek arsa, tarla vs. gibi gayrimenkul alımları artmıştır. Hiç bahçesi olmayanlar ürünlerini balkonlarında çanakta yetiştirmiş, tüm bunların etkisiyle, tohum ve fide satışları artış göstermiştir.

Türkiye’de Covid-19 Kapsamlı Bazı Tarım ve Gıda Destekleri

Ülkemizde tarım ve gıda sektörünün devamlılığı için alınan bazı kararlara değinecek olursak, 51 bin çiftçiye üretim yapmaları için daha önce kiralanan mevcut Hazine arazileri için Nisan, Mayıs ve Haziran aylarının kiraları 6 ay ötelendi. Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığı hazineye ait bir kısım arazinin daha 2020 yazlık ekim için çiftçilere bedelsiz açılması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile anlaştı. Çiftçilere ilave tohum hibe edildi.

Tarım ve Orman Bakanlığı, tarım işçilerinin hijyen ve koruyucu malzemelere erişimi, tarımsal alanlara taşınması ve barınma koşullarının iyileştirilmesi için il müdürlüklerine talimat verdi. Ayrıca çiftçilerin girdilere erişimi ve dağıtımında sorun yaşanmaması için gübre bayilerinde etkin stok kontrolünün yapılmasına karar verildi.

Ülkemizde geçen yıl kurulan E-Tarım platformundaki servislerin daha da aktif hale getirileceği Tarım ve Orman Bakanı tarafından açıklandı. Tarım ve Orman Bakanlığı balık çiftliklerinde biriken balık stoklarının tüketilmesi için 3-5 Nisan tarihleri arasında “Evde Hayat, Sofrada Balık” kampanyası gerçekleştirdi. Kampanyaya katılan balık çiftlikleri ve süpermarketlerde çipura ve levreğin kilogramı maksimum 23-25 TL’den satıldı.

Tarım Bakanlığı’nın 16.07.2020 de yaptığı duyuru ile, süt üreticisi ve besicileri korumak amacıyla, bu yıl küçük aile işletmelerine yem desteği verilmesine karar verildi. 20 başa kadar sağmal dişi sığırı olan işletmelere hayvan başına 65 TL, 20 başa kadar besilik erkek sığırı olan işletmelere hayvan başına 65 TL, 50 başa kadar anaç koyun keçisi olan işletmelere hayvan başına 6,5 TL yem desteği verilecek.

Türkiye’nin Covid-19 Sürecinde Tarım ve Gıda Faaliyetleri

Ülkemiz zengin ve verimli topraklara sahip olmasıyla birlikte, tarımsal potansiyel, bio çeşitlilik ve tarım kültürü açısından hem kendine hem yurt dışına yetebilecek bir ülke konumundadır. ABD, İtalya, Fransa, İspanya, Hollanda ve Almanya gibi tarımsal üretim, ihracat ve ithalatın yoğun yapıldığı ülkeler, koronavirüsün ilk yayılmaya başladığı anda pratik önlemler alamamış ve salgının aniden yayılması durdurulamamıştır. Ülkemizde ise yaklaşık 2 ay öncesinden alınan tedbir ve akılcı politikalarla, ilk vakanın mart ayının 10’nunda tespiti neticesinde ABD ve Avrupa ülkelerine göre 1 ay da olsa tehlikenin yayılması ötelenebilmiştir. Virüsün hem yayılmasının gecikmesi hem kontrol edilebilir olması özelliği ile Türkiye ön plana çıkmıştır. Tam da virüsten kaynaklı zorlu dönemde bile Türkiye, ihraç ettiği bazı tarım ürünleriyle İspanya ve İtalya ile rekabet etmiş, salgına rağmen ocak-nisan döneminde geçen yıla nazaran %32,6 ihracat artışı sağlamıştır.

Türkiye gıda ve tarım alanında koronavirüs sınavını ABD ve Avrupa ülkelerine göre iyi denebilecek seviyede yönetmiştir. Buna ilave olarak döviz kurunun küresel salgın döneminde artış göstermesi ithalata bağımlı bazı önemli girdilerde (gübre, ilaç, yem) fiyat artışlarına yol açmıştır. Dışa bağımlılığın olumsuz etkisi burada kendini göstermiştir. Bankacılık ve finans sektörünün, salgından etkilenen çiftçi ve işletmelere destek sağlaması tarım kredilerinin birçoğunun vadesinin hasattan sonra dolması nedeniyle aynı desteğin o dönemde de sunulması önem arz etmektedir.

Koronovirüs ile tarım ve gıda sektörünün teknolojik web tabanlı uygulamalarla, küresel ölçekte dijital tarıma uygun faaliyetlerine devam etmesi ihracat rakamlarını artıracağı gibi, yerli üretimin yaygınlaşması ile hem dışa bağımlılık azalacak hem de yurt içi piyasada fiyat artışlarının azalması sağlanacaktır.