Muhammed Emin Hekimhan


PANAİT  ISTRATİ

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


PANAİT  ISTRATİ
Romen yazar Panait Istrati, arkadaşlık ve dostluk üzerine romanları ve hikayeleriyle meşhurdur. İki kitabını okudum. İlki ‘Kodin’ idi. İkincisi ‘Arkadaş’ isimli kitaptı. Bu ikinci kitapta yazar asıl felsefesini ortaya koymuştur. Müthiş bir eser. Şimdi bu eserdren seçtiğim cümleleri sizlerle paylaşıyorum:
- Evet ama, bir insanı sevmek için ilkin onu tanımak gerekir.
-Tam tersini söylemeli: Bir insanı tanıyabilmek için ilkin onu sevmek gerek.
Yaradanın kalbimize doldurduğu duygular arasında Dostluk en az izah edebildiğimiz ve insanı hayvandan ayıran tek histir. Yalnız köpeği istisna edelim, çünkü bu hayvan karşılıksız sevgi duygusuna bazan sahibinin ölümünden sonra yaşayamıyacak kadar, fedakârlığa varan bir derecede sahiptir.
…. İnsafsız adaletin damgasıyla bir kere damgalandı mı, insanların en iyisi bile artık namusa değer vermez olur.
Heyhat!... Kim anlatacak bize. neden insan kalbi sevgi yanında kinle de doludur?...
- Yanılıyorsunuz. Sefalet, gerçek —yani, hayatı zehirleyen— sefalet, şu içinde yüzdüğüm dipsiz yoksulluk ve pislik değildir, sevdiği hayatı sürmek için bütün imkânlara mâlik olduğu halde, bunu yapamıyan insanın durumudur.
 - Hayat, benlik sevgisinden başka sevgiye yer vermez, dedi. Gerisi hayaldir.
Malını akrabalığından başka bir meziyeti olmıyan akrabalarla paylaşmak, yahut da bir karıya sırf karı olduğu için varını yoğunu yedirtmek; söyler misiniz bana sadakalarını kendi kendilerine veren bu insanlarla benim ne yakınlığım olabilir?
Rahat bir hayat gözlerinizi kamaştıran kuvvetli bir ışık gibidir.
Istırap saadetler yaratır.
Haysiyet ancak kaybetmekten korktunuz mu kaybedebileceğiniz değerlerdendir.
Basit insanların en büyük zevki başkalarının işlerine burunlarını sokmaktır.
Gönülleri dostluk ateşiyle tutuşanlara ne mutlu. Yalnızlığı daha az öldürücü ve hayatı katlanır bir hale getiren yalnız odur.
Zenaat altın bilezikse’ zenaatkâr için ‘boğaz da gümüş bir hunidir!
bir insandan zorla bir şey alınabilir ama bir insana zorla bir şey verilemez.
Softalık, iyiliği tekeline almak iddiasındadır ama iyilikten tamamen mahrumdur. Hiçbir zaman, hattâ mühleti bilinmiyen ölümde bile kesin olmıyan hayatın tam zıddı bir şey varsa o da taassuptur.
— Sanattan manevî bir zevk beklediğinize göre siz tabii onlardan üstünsünüz, ama buna erişmek için daha gidecek yolunuz var.
— Nedir o yol?
— Acıları gönül rızasıyla kabul etmek, onu âdeta bir kurtarıcı gibi çağırmak. Yalnız siz yeteri kadar çile çekmemişsiniz.
— Görüyorsunuz ya, hırslarınızın esirisiniz, iradenize hâkim olmaktan çok uzaksınız.
— Tabiatımız değişebilir; Kitapların ve bilhassa hayatın verdiği derslerden faydalanmasını bilerek, ıstırap çekerek.
Gerçek sanatçı güneş gibi cömert ve onun gibi kayıtsızdır. Buna gücü yetmiyorsa vazgeçsin bu sevdadan. Maden kuyusuna inip kıçımızı ısıtacak kömürü çıkaran işçinin daha çok faydası dokunur insanlığa.
Onun için size acı çekmeniz gerektiğini söylüyorum. Dilsiz olan, öğrenilmeyen acıda büyük bir hazine saklıdır: Huzur. Öldüren hayata karşı insanın elde edebileceği en büyük zafer bu huzura erişmektir. Bu bir hamlede olacak şey değildir, —böyle yapmaya kalkışanı kül eder —derece derece olur.
‘Hani bazan düşünüyorum da Tanrı insanı, sırf hayvanların ne kadar dürüst ve nazik olduklarını ispat etmek için yeryüzüne getirmiş olmalı diyorum.’
Ve, seni bitmemiş rüyadan koparıp alarak götürür. Budalacasına.
hürriyetini hiç kaybetmemiş olan nefsinin meziyetleri gibi kusurlarından da habersizdir.
Bir sırrı içinde sakladıkça o senin kölendir. Bir başkasına söylediğin anda sen onun kölesi olursun.
Kaynak : Panait Istrati (10.08.1884-18.04.1935) Arkadaş - çev. Yaşar Nabi Varlık yay.1957)