Numan KURT


Önce Yazdım Sonra Çizdim

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


Ne bilgisayarla ilgim vardı ne yazı, şiir yazma uğraşım. Emekli olduktan sonra üniversiteye hazırlık kurslarında çalıştım dokuz yıl kadar. Son çalıştığım dershaneye gidip gelirken köylüm, arkadaşım Turgut, bir gün dedi ki bana:

-Ben bilgisayarda köyümüzün adıyla bir site oluşturdum, gel bu sitemize yazılar yaz, sen bu işi becerirsin.

-İyi tamam da benim bilgisayarla uzak yakın ne ilgim ne de o konuda bilgim var.

-Sen kağıda kara kalemlerle yaz, gerisini düşünme.

Oturdum bir boş zamanımda, aldım elime kara kalemi “Ne yazayım, ne yazayım?” derken ilk yazım döküldü geldi kağıda. Yazdığım ilk yazıya “BENİM ANAM “ başlığını koymuştum. O yazıda rahmetli anamı anlatırken aslında anamın şahsında çileli Anadolu kadınlarını anlatmıştım. Dershanemde çalışan genç öğretmen adayı kız arkadaşlara dedim ki: “Şu yazıyı bilgisayarda yazın, ben gerekli düzeltmeleri yaparım. Sonra da internetteki köy sitemizin adresine gönderin.”

Kırmadılar beni. Yazdılar, gönderdiler, Yazımı da çok beğendiler. O zaman “facebook” nedir, ben adını bile duymamıştım. Köy sitemize üye olan az sayıdaki hemşehrimin çok hoşuna gitmişti bu yazı.

İşte benim yazma hikâyem böyle başladı.

Bugün, şimdiye dek yazdıklarımı gözden geçirip düzenledim. Yüz ellinin üzerindeki yazımı fotoğrafta gördüğünüz spiralli kitapçıkta topladım. Yazı puntosunu biraz büyük ayarlamış olmalıyım ki beş yüz sayfa tuttu bu kitapçıktaki yazılar. Ben de kara kalem ve kağıdın başına değil bu kez klavyenin başına oturup “Bu yazı ve şiirlerle neler anlattım?” sorusuna cevap olarak dizelere döktüm yazma öykümü.

Beğenip övgüler dizenlere

Beni yazar ya da şair görenlere

Diyordum ki

“Bir emekli uğraşısı benimki

Ne yazar ne şairim ben

Ne yaşamışsa şu sıradan, gösterişsiz hayatımda

Ne düşünüyorsam olaylar karşısında

Onları bölük pörçük kağıda döken"

 

Önce anlatmaya başladım altmış yıl öncesinden köyümü

Yaşayışını, insanlarını, kültürünü

“Söz uçar, yazı kalır” dedim

Gençler, yeni yetmeler

Dedelerinin, ninelerinin

Baba ve annelerin

Nasıl yaşadıklarını öğrensinler

İstedim

Konu oldu yazılarıma

Anam, babam, dedem, ebem

Yaşar ağabeyim, Göbekli Bayram, Kıfır Hacı Emmi

Ve köyümün ilginç insanları

Nişanlılık, düğün günleri

Ortak yaşadıklarımızla birlikte

Yazılarıma

Konuk ettim onları

Gün geldi bölücüleri, gencecik fidanlara kıyanları

Gün geldi

Ülkeyi geriye götürenleri

Cumhuriyet değerlerini yok etmek isteyenleri

Mustafa Kemal Atatürk aydınlığına diş bileyenleri

Yüz yıl, bin yıl öncesine dönmeyi

Marifet sayanları

Lanetledim

 

Ben emekli bir öğretmenim

Zaman zaman memleketimi

Bazen öğrencilerimi özledim

Anlattım onlarla olan anılarımı

Ara sıra “daldan dala” uçtum

O anda ne geldiyse aklıma

Anlattım

 

Kırk sekiz yıl sonra

Okul arkadaşlarımla buluşmamı

“İKİ GÜZEL GÜN” diye yazmanın mutluluğunu

Tattım

Arkadaşlarım da konu oldu yazılarıma

Onları da

“İnsanın arkadaşı olmalı”

Düşüncesiyle, ön yargısız

Sevgiyle

“Kaldı mı bu devirde böyle dostluklar?” diyenlere

Tanıttım

 

Onca yaşanmışlığı

Duyguyu, düşünceyi

Anlatırken dizelerle, satırlarla

Unutulur mu torunlar

Ne yaşamışlarsa dedeleriyle

O bebek, çocuk halleri

Ve melek yüzleriyle

Girdiler

Dedelerinin her gün sabahın beşinde yazdığı

Satırlara, dizelere

 

İşte bu benim yazılarımın öyküsü

Onlar beni hayatımın altmış altıncı yılında

Şöyle bir bakınca geriye

Yaşanmışlıklarımın türküsü

“Yalnız bende kalmasınlar.” dedim

Yerel gazetelerde, dergilerde

Facebookta, edebiyat sitelerinde

Kimi ne kadar ilgilendirir

Kaç kişi okur

Demeden

Yazar, şair havasına girmeden

Paylaşmak istedim

 

 

Bir fotoğrafını gördüm Ali Yılmaz’ın

Kim mi Ali

Sınıf arkadaşım

Yazı da yazmıştım ya onun için

“OKUL NUMARANI UNUTMADIM ALİ” diye

Dedim “Bir de çizgilerle portresini yapayım bizim Ali’nin”

Yüz çizgileri, hele burun

Uygun ya

Desenini çizmeye

Bir resim kağıdı bir de kara kalem aldım elime

İşe Ali’yle başladık işte

Az çok kotarınca bu işi

Arkadaşlar kafamda girdi tek tek sıraya

Eh, ne geldiyse elimden, kalemimden

Çizdim, gönderdim

Resmin üstüne de ekledim

“Bu da benden size hatıra”

İşte böyle

Şu emeklilik günlerimde

Bir uğraş daha buldum kendime

Bugün de dedim ki

“Bir de çiz kendi suratını

Bakalım başarabilecek misin”

Hani bizde surat geniş, çizgiler belirgin değil ya

Oturdum yine de

Çizdim cemalimi

Siz de görün çizgilerle resmedilmiş halimi

Arkadaşları çizmeye de devam

Bu işi sevdim, sardı beni.