Ramazan Kombıçak


Ömür Dediğin

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


Ömür Dediğin

                Düşünür müydün hiç günlerce evde hapis kalacağına aklına getirir miydin'

                Ömrünün bir veya bir ay eve bağlı kalacağına, eşine dostuna evladi iyaline varamayacağım böyle bir anılarının olacağını.

                Aklının ucundan bile geçirmezdin ne emellerin ne niyetlerin vardı yapacağına heyhat,hayat böyle bir şeyi sen çözemezsin kader çizgisini, sen yazamazsın alın yazısını yazan yazmıştır.

                Sende bir artist rolünü oynarsın. Sanki aydınlık günler karanlık olmuş. Yeşillikler sonsuz yemyeşil etraf yoksun sen içinde elinden bir şey gelmez. İnsan her şeyi ben yapabilirim diyecek kadar güçlüsün.

                Sahibinin kucağında bir yavru kadar çaresiz.

                Saç sakal birbirine karışmış.

                Hayal eder misin geçmiş dönemlerde yaşamış kavimleri. Sanki bomboş için sokaklar sensiz, sessiz yok cıvıl cıvıl oynayan çocukların sesleri. Kimse seni zorlamamış içeri kapan diye ama yok ki cesaretin dışarıda dolaşmaya.

                Birilerinin pranga vurmasına gerek kalmadan sessiz sakin. Ne zaman kalkacak bu gemi limandan ne zaman bitecek bu sessizlik. İstesen de olmuyor elinde değil ki,ya sen birine zarar vereceksin yada biri sana. İşte böyle bir şey ömür. Düşünceler güzel hayal perdelerin kapanmış, açılmıyor ki perdeler sanki dışarı zifiri karanlık. Eş dost hanı nerede nerede sevdiklerin, nerede sinemi dayayınca güç aldıklarım hepsi kendi halinde hepsi sensiz, hepsi sessiz.

                Geçmek bilmiyor ki günler bir haber, bir haber bekliyorsun, esaret bitecek. Beklediğin güzel günler geçecek. Bir çiçek koparıp kokladığın uzanıp dalından meyveler kopardığın ağaçlar seni bekler tutan yok seni koşamıyorsun emeline daha ne günler, ne günler gelip geçecek. Her şey var her şey muhkem ama sen yoksun içinde.

                İçtigin bir yudum su yediğin bir lokma ekmek gerisi hep başkasının. İşte malın mülkün, işte servetin sen busun. Zenginliğin bu malın mülkün servetin hep bu. Nerde kaldı harunun, karunun servetleri,fayda etmedi kendilerine.

                Tutunacak bir dal, belki de yiyecek bir lokma ekmek alamadılar. Hep geride kaldı malları mülkleri, bindiler bir sala elini uzatıp bir çöp alamadılar. Selası verilip de kimsesiz gidenler, eşine dostuna veda edemeyenler.

                Hepsi emel hepsi hayal. Geçti günler, bitti ömür gerisi boş. Aldanma boşuna dünyanın hevai hevesine, ömrün hesabını yapabildik mi?

                Bizde bu dünyadan rızkımızı helalinden yapabildik mi. Aldandık da dünyanın zevkine öyle yordu ki bizim bir nefes bile alamadık. Belki açamadık ellerimizi rabbime.

                Kolay sanma hesap gününü ömür dediğin ne ki işte bizde çocuklar gibi daldık dünyanın zevki sefasına sanki bir oyun, akşam oldu döneceğiz evimize. Karşılanacağız belki kapıda ama nasıl.

                Sağlıcakla kalın