Ramazan Kombıçak


Mutlu Çocuklar

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


                Çok eskilerden bundan otuz beş kırk yıl önceleri, evlerimizde tv yok, saat yok, kaç kişi de...       İhtiyarlarda koruma altında kabın içerisinde. Devlet demiryolları en kralı köstekli cep saati, radyo pek nadir, bataryalı lambalı, elektrik yok evlerde. 5,7,14 numara gazla yaman lambalar, birkaç evde lüküs  lambası. Hayat çok tatlı. Cıvıl cıvıl her mahallede çocuk sesleri, öbek öbek oturup sohbet eden insan toplulukları. Her şey yeteri kadar insanlar kanaatkar, doyumsuzluk yok. Park ve bahçeler oyun alanları yok. Çocuklar bulucu yeni oyunlar icat eder. Her yörenin kendine has oyunları vardır. Gruplar bir araya gelir. Bir seçim yapılır sona kalanın gözü bağlanır, birkaç defa etrafında döndürülür.   İki gruba ayrılan çocuklar ellerinde taşları birbirine vurarak sesler çıkarılır. Ebe ses gelen tarafa koşar. Onlara yaklaştığı anda ses kesilir karşı grup aynı hareketi yaparak devam eder. Ta ki kör ebe birini ebeleyinceye kadar devam eder. Ne tv dizisi ne çizgi film ne de dizi heyecan doruğa ulaşır. Mutludur çocuklar. Çelik çomak, kaydırak, saklambaç... Arka arkaya dizilir. Unutur çocuklar, oyunun coşkusu ile zamanın nasıl geçtiğini bilemez. Akşam olur herkes evine dağılır. Birde vedalaşırlar ayrılırken. Daha neleri, adetlerimiz o kadar güzel ki. Kötü  alışkanlık yok kavga eden çocuklar büyükler tarafından ayırt  edilir, barıştırılır, tekrar devam edilir oyunlara.  Büyük küçük sayılır, hatır sayılır. Köy  odalarında oturur yaşlılar.  Gençler hizmet etmek için  yarışır.  Öyle yetiştirilmiştir onlar.  Bir tas su vermek, akar çeşmelerden su getirmek için yarış edilir. İnek sürüleri, manda sürüleri, eşek at sesleri sabah akşam birbirine karışır bir sevgi yarışı bir hatır vardır. Yufka ekmekler yapılır. O an için evde ekmeği olmayan komşudan ödünç alır. Bir büküm ekmek dedin mi adet olarak beş tanedir, sarılır, verilir. Güzeldir her şey yozlaşmamıştır. Bugünkü gibi. Düğünler günlerce devam eder kadın erkek ayrı odalarda olur, oyunlar kendi aralarında oynanır. Kadın erkek oyununu, erkek de kadın oyunlarını görmez. O zaman ki oyunların hiç biri zararlı değil iken günümüz oyunları, zarar, haram kokar. Hatta evlat ile aileyi birbirine düşman eder. Nesiller yok oluyorsa içinde bulunduğumuz zamanda ki oyunlardır. Çocukları korumak için çok uğraşmak lazım çook.  Tv dizileri hele bazı kanallarda seyredilmesi hiç mümkün olmayan diziler filmler. Ahlaksızlık kokar bu bir medeniyet ise önceki medenilik daha güzel ah o eski günler dediğimiz. Geriye dönüp baktığımızda izi bile kalmamış.

       Çocuklar koyun ile kuzuyu, manda ile ineğin adını bilmez olmuş. Hayvanları gördüğünde hoyrat hoyrat bakıp ağlayarak kaçar hale gelmiş.  Medeniyet diye peşine düştüğümüz, hayat almış, samimi duyguları. Kalkmış ortadan birlik ve beraberlikler, bitmiş  yakınlık. Bir yaşındaki çocuğun elinde  telefonlar zamane oyunları almış yerini. İşte böyle bir şey sanki önceki hayat  bitkisel içinde yaşadığımız modernsel ne derseniz deyin.  İşte böyle bir şey  zaman, eskimiş sanki geçmişler medeni olmuşuz  güya  maneviyat bitmiş, ahlak yok olmuş. Kaybolmuş saygı, adı medeni olmuş zamane çocukları, ne deseniz boş, daha nereye kadar. Aile bitmiş daha ne günler göreceğiz. Derler ya "görelim Mevla’m ne eyler ne eylerse hayr eyler". Allah hakkımızda  hayırlı  olanı versin inşallah. Hayat eve sığar. Sağlıcakla kalın.