Emin SALMAN


Meşale                            

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


          

          Eğitim,çağlar boyunca insanları meşgul eden ve ilgilendiren en önemli konu olmuştur.İnsanın şekillenmesinde,yeni insan modellerinin,davranışlarının, anlayışlarının ortaya çıkmasında eğitim önemli bir fonksiyona sahip olmuştur.Kişiliklerin ve yeni toplumsal değer yargılarının oluşmasında etkin bir işlevi olan eğitimin ana unsurunu eğitimciler oluşturur.Eğitimci; yaşadığı toplumun bir ürünü ve yansıması olmakla birlikte,yeni  değer yargılarının oluşması sürecine doğrudan katılan kişidir.Toplumsal değer yargıları sabit,katı kurallar olmayıp;sürekli değişen,yenilenen bir özelliğe sahiptir.Bu değişim ve yenilenme sürecine en çok katkısı ve etkisi olacak kişide eğitimcidir.Toplumun değer yargılarını ve ahlak anlayışını  geliştirmek için çaba göstermeyen bir eğitimci yararlı olamaz.

         Önümüzdeki dönem bilgi ve teknoloji çağıdır.Mekanik araçların çok hızlı geliştiği ve değiştiği,yeni bilgilerin ve buluşların çabucak eskidiği bu dönemde yeni insan modelleri  oluşturmak zorundayız.Bu yeni modelleri oluşturma mekanları eğitim kurumları,aktörleri  ise eğitimcilerdir.Ancak,öncelikle eğitimcilerin buna hazır hale getirilmeleri,yetiştirilmeleri gerekir.Eğitimcilere;yeni teknik araç ve gereçleri kısa sürede kullanmalarını öğretebiliriz,ancak,hümanist bir karakter ve dünya görüşünü kazandıramadığımız taktirde gelecek açısından iyimser olmak için hiçbir neden göremiyorum.

       Yeni dönemin eğitimcisi;çağcıl düşünen,hoşgörüyü benimseyen,sevgiyi tadan ve tattıran,duygu dünyası zengin olan,yapıcı eleştirilerde bulunan,kendisini ve çevresini sorgulayan,bencillik hastalığından kurtulan,sorumluluk bilinci gelişen,hitap ettiği kitleye rehberlik eden,demokratik değerleri özümseyen,şematik ve dogmatik bilgilerden kaçınan,haklara saygıyı ilke edinen,despotik ve baskıcı anlayışları ret eden,geçmişten dersler çıkarıp geleceğe ilişkin ön görülerde bulunan bir kişiliğe sahip olmak zorundadır.

      Yeni dönemin eğitimcisi,akılcı düşünceyi ve bilimsel yöntemi benimsemelidir.Kaderci,miskin düşünceli,araştırıcı olmayan,okumayan yazmayan,eskimiş bilgileri ve  yanlışları düzeltmeyen,özgür iradesiyle karar vermekten kaçınan,çalıştığı kurumun ortak başarılarını yaratmayan,kişisel başarılarını ön plana çıkaran,alanı ve alanı dışındaki süreli yayınları izlemeyen,sabit düşünce alışkanlık ve davranışlara sahip olan,eğitimde şiddeti bir araç olarak kullanan,bireysel özgürleşmeyi savunmayan ve sağlamayan,etik ve estetik değerleri önemsemeyen bir eğitimcinin;yaratıcı,üretken,verimli  yeni insan modelleri yetiştirmesi olası değildir.

      Yeni eğitimci ve insan modelleri yetiştirmek için;uygulanan ve büyük ölçüde aksayan,eskiyen,ihtiyaçlara yanıt vermeyen,ezberci eğitim sisteminin a’dan z’ye gözden geçirilmesi ve yeniden yapılandırılması gerekir.ilk öğretimden başlayarak yüksek öğretime  kadar köklü değişiklikler yapılmalıdır.Eğitimcilerin yetiştirilmesine yönelik farklı programlar  uygulanmalıdır.Kişiliğin oluşmasında eğitimin süresi önemli olmakla birlikte belirleyici değildir.Eğitimin kalitesi;eğitimcinin uygulamaları ve katkıları ile zenginleştirilebilir.Eğitimcinin çalışma yükü hafifletilmelidir.İlk öğretimde  eğitimcinin günlük çalışma süresi  dört saat ile sınırlandırılmalıdır.Çalışma süresi  yirmi yılı aşan eğitimcinin alanı ile ilgili bilgi ve deneyimlerinden yaralanmak için yönetim,yönlendiricilik ve rehberlik hizmetlerinden görevlendirilmesi sağlanmalıdır.Oto kontrol sistemi benimsenmeli,uygulayıcı eğitimci ile denetleyici yönetici arasındaki  kopuşmalara yol açan denetim sistemi yeniden düzenlenmelidir.Asli unsuru insan olan eğitim sistemi anlayışı,beraberinde insancıl yeni eğitimciyi yaratacaktır.

 

                                                                                                                                                                     2

      Yeni dönemin eğitimcisi;ütopik olmak,kuşkucu bakmak zorundadır.Özgürlükleri savunmak,ulusal ve evrensel değerleri benimsemelidir.Olaylara objektif bakarken nesnel çözümler bulabilmelidir.Dilini sevmelidir.Sözcüklere armonik bir ritm kazandırarak zenginleşmesine,sadeleşmesine özen göstermelidir.Alanında uzmanlaşmalı,statik kalıplaşmış bilgiler ve formüllerden kaçınmalıdır.Araştırmacı,yenilikçi olmalı,öğrendiği yeni bilgileri çevresi ile paylaşarak yol gösterici olmalıdır.Eğitim psikolojisi ve eğitim sosyolojisini özümseyerek yeni insan tipinin oluşmasında bu bilimlerden yararlanmalıdır.

      Sevgi ve hoş görü ; iki tılsımlı sözcük.Bu iki sözcüğün anlamını kavradığımız andan itibaren sorunlarımızın büyük bir bölümünü çözeriz.Aşkı,sevgiyi yudum yudum tatmayan ve tattırmayan,hoş görüyü yaşamayan ve bu duyguların yeşermesine,çoğalmasına olanak vermeyen bir eğitimcinin yeni insan modelleri yetiştirmesi mümkün değildir.

      Yeni dönemin eğitimcisi,sürekli yanan bir meşale olmalıdır.