Numan KURT


Kurumuş Yaprak Misali

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


 "Herkesin bir sonbaharı vardır; kiminin yaşamadan yaşlandığı,   
kiminin yaşlanmadan yaşadığı…"
Ne zaman çıksam sokağa
Eylül, ekim, kasım fark etmez
Sonbaharda
Dolaşsam parklarda, bahçe kenarlarında
Bir hüzün kaplar içimi
Kocaman ceviz ağaçlarından
Söğütten, kavaktan, daha nicelerinden
Yere düşmüş
Sararmış yapraklara
Bakarım da
"İşte bizim hayatımız da budur." derim
Düşünürüm geride kalmış yıllarımın nasıl geçtiğini
Ne umutlarla yeşermişti bu yapraklar
Yeşilin en güzelini vermişlerdi
Doğaya
Döküldüler tek tek
Kendi dallarının altına
Karışıp gidecekler
Ana kucağı gibi şefkatli, sıcak
Toprağa
Nasıl da benziyoruz birbirimize
Sararan yaprak
Şöyle dönüp baktım da geriye
Ha sen yaşamışsın üç beş ay
Ha ben yaşamışım
Yetmiş yıl
Sen doğaya verirken yeşilin çeşitliliğini
Ben, öğretmeye çalıştım öğrencilerime
Hayatı, düşünmeyi, mutlu olmayı, bilgiyi
Ses bayrağım dilimin güzelliğini
Mutlu oldum bazen
Bazen de varamadım tadına yetiştirdiğim meyvenin
Zorluklar, engeller de vardır bu hayatta
Mutlulukların yanında
Bizim için de bir gün biter yaşam, dökülen yapraklar misali
Artık yok faydası
Üzülmenin, yerinmenin
Dediler ki bana
Vefa nedir bilen öğrencilerim:
"Biz, sizden öğrendik güzel dilimizi
Konuşmayı, yazmayı
Hele de Orhan Veli, Cahit Sıtkı şiirlerinin
Tadına varmayı
Ömer Seyfettin öykülerinde kahraman
Sait Faik öykülerinde insan olmayı"
Ne güzel şey bir bilsen
Senin döküldüğün ceviz ağacının karşısında
Bir banka oturup
Bunları hayal etmek
Sonra da
Yüzünde buruk bir gülümsemeyle
Kalkıp
Eve gitmek
Sen hiç üzülme sararmış yaprak
Yeni tomurcuklar çıkacak, yeşerecek
Kopup düştüğün dallarında ağacının
Ben de üzülmüyorum
Bir hüzün doldursa da içimi bazen
Bak, bizim tomurcuklarımız büyüdüler
Geliyorlar
Gülen gözleri, apaydın yüzleriyle
Benim bu güzel ülkem
Hep mutlu olacak, gülecek.