Hatice Şimşek


Kripto ve Dijital Paralar Nereye Gidiyor?

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


Kripto Para Nedir?

Her şeyin dijitalleştiği günümüzde, kripto ve dijital paralar piyasasında koronavirüs salgınının da etkisiyle dijital finans sistemini etkinleştirme adına hızlı gelişmeler yaşanmaya devam ediyor. Sanal para da denilen kripto paralar sadece elektronik ortamda kendine yer bulmakta, kullanıcılarının al-sat yaparak para kazandığı kripto para piyasasında işlem görmektedir. Günümüzde yüzlerce kripto para bulunmakta, ancak en meşhuru 2008 yılında çıkarılan bitcoindir. Günlük kullandığımız paralardan farklı olan kripto paraları basan bir merkez bankası yoktur. Bitcoin ve benzeri kripto paralar matematiksel formüller kullanan bir bilgisayar ağı tarafından oluşturulur. Bu nedenle kripto paraların geçerliliğini ve değerini ölçen bir otorite bulunmaz.Kripto paralar, özgürlüğü ve bağımsızlığı ile diğer para birimlerinden ayrılması nedeniyle merkez bankası gibi kurumlara bağlı olmaması merkeziyetsiz (DeFi) finans piyasası kavramını gündeme getirmiştir.

DeFi (Merkeziyetsiz Finans) Nedir?

Merkezi olmayan (Decentralized) ve finans (Finance) kelimelerinin kısaltmasından oluşan DeFi, herhangi bir merkeze ya da otoriteye ihtiyaç duymayan finansal yapıya denir. Temelde blockchain ağları üzerine inşa edilmiş olan DeFi, yeni nesil dijital para altyapılarının oluşturulması için en önemli gelişmeler arasında yer alıyor. Mantık olarak belli bir şartın sağlanması durumunda bir işlemin gerçekleşmesinin esas alındığı DeFi işlemlerinde, otomatik şekilde çalışan akıllı sözleşmeler, konsensüs protokoller (birbirlerini tanıması veya güvenmesi gerekmeyen taraflar arasında işlemlerin otomatik olarak yürütülmesi için güvenilir yazılım mekanizması) ve merkezi bulunmayan uygulamalar önemli parçaları oluşturmaktadır.

DeFi Neden Geliştirildi?

Kripto paralar özgürlük manifestosu ile hayata geçirilen geleneksel finansal yapıdanayrı biçimde kurgulanmış ve yönetimi demokratik biçimde kullanıcıların kontrolüne veren, geleneksel, bilinen finans hizmetlerine ulaşamayanlara çözüm bulmak amacıyla geliştirilmiştir.

Dünya’da 2 milyardan fazla insan bankacılık hizmeti alamamaktadır. Birçoğuna mevcut finansal yapı çözüm bulamadığından kripto para piyasası daha cazip gelmektedir.

Bitcoin Nasıl Doğdu?

31 Ekim 2008 tarihinde Satoshi Nakamoto takma isimli bir kişi ya da grubun "Bitcoin: Eşten Eşe Elektronik Nakit Sistemi" isimli bir teknik doküman (whitepaper) yayımlamasıyla ortaya çıkan Bitcoin, üçüncü parti ödeme sistemlerine, bankalara ve aracı kurumlara güvenme ihtiyacını ortadan kaldırma ilkesiyle doğmuştur.

Bitcoinde Alım Satım Nasıl Gerçekleşir?

Merkezi sistemlerde borsalara varlıklar emanet edilir ve alım satım işlemleri yürütülür, merkeziyetsiz piyasada ise takas işlemleri akıllı kontratlar üzerinden yapılır. Kullanıcı örneğin A tokenı gönderdiğinde B tokenı ile eşleşerek swap işlemi denilen takas gerçekleşir. Böylelikle aracısız alım alım-satım gerçekleşir. Token dijital varlık, coin dijital bir paradır.

Bitcoin Ne Kadar Güvenilir?

Gücünü Blockchain teknolojisine dayanan altyapısından alan Bitcoin'in güvenliği, kripto paraların doğuşundan bu yana en çok sorgulanan ve spekülasyon yaratılan konular arasındadır.Blockchain teknolojisi, dağıtık (birden fazla otomatik bilgisayarın bir ağ üzerindeki iletişimidir) ve kriptografik altyapısı nedeniyle işlemlerin yüksek güvenlik çerçevesinde gerçekleştirilmesini sağlamaktadır. Düşük güvenlikli platformların altyapı sorunları, Ponzi Şeması adı verilen tuzaklar, oltalama ve benzeri yollarla kişi veya aracılardan kaynaklanan güvenlik zafiyetleri, hackve hırsızlık olaylarının yaşanmasına sebebiyet verebilmektedir.

Dünyada ve ülkemizde bitcoin alım-satım yapılan bazı kurumlar uluslararası bağımsız denetim şirketlerinin denetimine tabidir. Kullanıcılar bu platformlarda anlaşmalı bankalar üzerinden firmanın hesabına para aktarmakta, üyelik kaydı ile btc hesabı üzerinden 7/24 bitcoin (BTC), litecoin (LTC), ethereum (ETH), ripple (XRP) vs gibi birçok kripto para alım ve satımı yapabilmektedir.

Dünya’da ve Ülkemizde Kripto ve Dijital Paralara Bakış

Türkiye kripto para kullanımında Orta Doğu ülkeleri arasında lider konumdadır. Kripto para analiz firması Chainalysis’in yayımladığı rapora göre Türkiye, şirketin küresel kripto kabul endeksinde 154 ülke arasından 29.sırada, Orta Doğu’da ise ilk sırada yer aldığını bildirmiştir.

Uzmanlar bitcoin gibi kripto paraların pandemi dönemindeki yükselişiyle enflasyona karşı hedge (riskten kaçınma) işlevi bile görebileceğini söylerken, Eylül ayında,İsviçre'de hedge fonlarının, kripto şirketlerinin ve emtia traderlarının merkezi olan Zug Kantonu, vatandaşlarının vergi ödemelerini Bitcoin ve Ether cinsinden yapmalarına müsaade edeceğini duyurdu.

Brezilya Merkez Bankası Başkanı Robert Cambos Neto, yaptığı açıklamada 2022 yılında Brezilya Merkez Bankasının dijital parasının hazır olacağını ve dijital paranın gelecekte ekonominin temelini oluşturacağını ifade etti.Ülkemizde ise dijital TL ile ilgili Merkez Bankası istişare toplantıları yapmakta, yakında taslağı şekillenen karara varacakları bilinmektedir.

Merkez bankalarının dijital para çalışmaları ile merkeziyetsiz kripto paralar arasında bağımsızlık açısından fark olmakla birlikte gelecekte birbirileriyle rekabetçi bir yapıya dönüşmeleri de mümkündür. Kripto paralar bir yatırım aracı olarak kullanılabilmekte, aracısız alım satım imkânı sunmakta ancak dijital paralar bir otoriteye bağlı, aracılı ve henüz yatırım ayağı bulunmamaktadır.

Avrupa Birliği kripto paraların gün geçtikçe bilinçli bilinçsiz kullanıcı sayılarının artması, tercih edilmesi ve sistemin kendi başına hareket etmesi nedeniyle ileriki dönemlerde içinden çıkılmayacak hale gelmesini önlemek amacıyla bir takım yasal kesinlik belirten önlemler almaya karar verdi.

Bu karara göre ticaret platformları gibi kripto para birimi şirketlerinin bundan böyle AB'de fiziksel bir varlığa sahip olmaları ve kendilerini sermaye gereksinimlerine tabi tutmaları gerekecektir. Yasalaşmadan önce Avrupa Parlamentosu ile ulusal hükümetler arasında tartışılacak olan bu karar durumunda dijital dönüşüm proaktif olarak benimsenmekle birlikte olası risklere karşı da önlem almak istenildiğini ortaya koymaktadır.