Hatice Şimşek


Kripto Paraların Dünyadaki Gidişatı Ve Türkiye’ye Yansımaları

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


Bitcoin ve bitcoin özelinde kripto paralar ya da dijital varlıklar gün geçtikçe ana akım olma yolunda ilerliyor. Önce Elon Musk’ın twetleriyle piyasayı şişirmesi ve fiyatları yukarı yönde hareket ettirmesi ardından Tesla’nın Amerika’nın sermaye piyasası kurulu SEC’ye açıklama yollayıp 1.5 milyar dolarlık bitcoin aldık demesiyle piyasa hareketlendi. Bu durum kripto para piyasasında önemli bir başlangıç sayılabileceği gibi önce ödeme sistemi olacağı sonra dünyanın rezerv para olarak kabul edileceği yönünde kendisine hedef belirleyen kripto paraların birileri tarafından kabul edilme isteğine ulaşmasına katkı sağlıyor. Ana akımın göbeğinde yer alan Tesla, Nasdaq ve SPN borsasındaki en büyük şirketlerden biri. 2018 de şirket değeri 66 milyar usd iken şu an 870 milyar usd lere kadar yükselen Tesla, güç anlamında hatırı sayılan bir dev halinde. Bu bakımından Tesla’nın 1.5 milyar usd bitcoin alması demek SPN’nin büyük hissedarının bu yatırımına ortak olmak anlamına gelir. 
TÜRKİYE’DE KRİPTO PARA YATIRIMCISI 
Türkiye’de bulunan 2.2 milyon borsa yatırımcısından daha fazla hesaba sahip kripto para piyasasında hepsi aktif olmasa da 3 milyon katılımcı hesabı yer alıyor. Varlıklar toplamının ise 10 milyar TL ye ulaştığını söyleyebiliriz. Günlük işlem hacminin bazı günlerde 10 milyar TL’nin üzerine çıktığını görmek mümkün. Risk açısından borsa ile yarışan kripto piyasasını kıyasladığımızda borsada arka planda çalışan kurumlar ve düzenlemeleri düşünürsek 3 milyonluk kişiye hitap eden kripto para piyasasının mutlaka düzenleme ve regülasyon sürecine dahil olması gerektiğini anlıyoruz. Buna rağmen kriptocular ise bu piyasanın denetleme ya da düzenlenmesini kripto paraların ruhuna ters olduğunu düşünüyor. Ülkemizde borsa kültürü oluşturmak için uzun yıllardır bir mücadele veriliyor, SPK, Hazine, MASAK, Takasbank, Merkezi Kayıt Kuruluşu gibi saygın kurumlar yatırımcılar makul derecede risk alsınlar, güvenli işlem yapsınlar diye azami çaba sarf ediyor. Bir anda gelen kripto piyasası daha fazla katılımcı ile piyasada ana akım olmaya çalışıyor. Buradan yola çıkılarak henüz yolun başında iken gereken önlemlerin alınması düzenlemelerin getirilmesi çok önemli. 
VISA ve MASTERCARD KRİPTO PARAYI ÖNEMSİYOR
Kripto paraların büyük otoriteler tarafından kabul edilmesi halkasına katılan dünyaca ünlü ödeme devi VISA geçtiğimiz ay kripto paraları doğrudan destekleyebileceğini dile getirdikten sonra şu an 35 farklı kripto para cüzdanı ve platformu ile ortak çalıştığını duyurdu. Dijital para birimlerinde büyük potansiyel gören VISA Ceosu Alfred Kelly kripto para birimlerinin gelecekte doğrudan VISA ağında çalışabileceklerini söylemekte. VISA dan sonra diğer bir ödeme devi Mastercard da ağını tüm kripto para birimlerine olmasa da birçoğuna açmaya karar vererek, işletmelere kripto paralarla ödeme alma sistemini entegre etmeyi planlıyor. Sosyal medya devi Twitterda konuyu gündemine almış durumda. Daha önceki dönemlerde Microsoft, PayPal, DELL, Overstock, Home Depot, Namecheap gibi şirketler de bitcoin ile ödemeyi kabul ettiğini açıklamıştı. 
DİJİTAL PARA VE KRİPTO PARA ARASINDAKİ FARK
Mastercard ın daha temkinli olduğunu küresel merkez bankalarının ihraç edecekleri dijital paraları kastetmesinden anlıyoruz. Zira dijital paralar ve kripto paralar denetlenme ve güven açısından farklılık arz ediyor. Dijital paralar bir otorite tarafından çıkarılmakta ve denetlenmektedir, bu yüzden merkezden yönetilen bir yapıya bağlıdır, kripto paralar ise özgürdür, kimseye ya da kuruma bağlı değildir, yöneticisi yoktur bu yüzden kendisini tanıtmak zorunda değildir ve blokzincire dayalı paralarda tüm para hareketinin herkes tarafından görülebilmesi söz konusudur. Dijital paralarda bu bilgiler gizlidir. 
KRİPTO PARALAR DEĞER GÖRMEYE BAŞLADI, PEKİ GÜVENİLİR Mİ?
Dünyadaki kripto para gelişmeleri, katılımcı sayısı ve işlem hacminin büyüklüğüne bakıldığında devletler Hazine yönetimine faydalı olacak mı diye değerlendirirken bir taraftan da düzenleme getirilmesi ile ilgili çalışmalar yapılıyor. Türkiye’de işlem hacmi en büyük olan 3 tane büyük bitcoin borsası var. BTC Türk, Paribu ve Sistemcoin gibi şirketler veri güvenliğinin yüksek olduğunu teknolojik problemlerinin olmadığını söylese de teknoloji şirketi olan bu borsaların hacklenmesi an meselesi, dünyada da bu riskin olduğunu söyleyebiliriz. Diyelim hacklendi, bu şirketlerin ciddi sermayesi olmadığı ve kayıtsız olduğu için zararın tazmin ettirilememesi kaçınılmaz. 
Borsa İstanbul’da belli sermaye limitleri olan şirketler işlem yapmakta ve yatırımcıların zararını tazmin etmek için olmasa bile kalifiye uzmanlar ve kurumlar işin mutfağında yatırımcıyı korumak amaçlı önlemler almaktadır. Merkezi Kayıt kuruluşu ile kimde ne kadar ve hangi yatırım ürünü olduğu bellidir ve SPK tarafından denetlenir, dolayısıyla şirketin elinde tuttuğu repo, fon, tahvil ve hisse senetlerinin her biri güvence altındadır. Fakat kripto para piyasasında bunlar yoktur, kripto borsası aniden düştü diyelim, örnek 6-7 milyar bir gecede buhar oldu, bu zararı karşılayacak kimse ya da kurum yoktur.
Amerika’nın Sermaye Piyasası Kurulu bu tür piyasaları çok ciddi denetliyor ve burada kurallar getiriyor. ABD hazine bakanı Yallen ise kripto paraların kara para aklama ve terörün finansmanı olarak kullanıldığını düşünüyor.
Oldukça karmaşık ve güvenlik zaafiyeti bulunan kripto para piyasasının devletler tarafından denetleme ve düzenlemeye tabi tutulmasıyla, sorun olduğu takdirde idare hukuku üzerinden otoritelerden hesap sorulabileceği için şimdilik devletler bu işlerden uzak durmaktadır, ancak bu konunun uzak durulacak zamanı ve yeri geçtiği de ortadadır. Sadece Türkiye’de 3 milyon kişi ve 10 milyar TL lik bir rakam göz önünde bulundurulursa az olmamakla birlikte, gittikçe de büyüme eğiliminde olduğunu anlamaktayız. Çevremizde en az 1 kişi kripto paralara girmiş durumda, fakat gerçekten ne olduğunu bilen sayısı oldukça az, bu kulvar regüle edilmediği için getirilerde oynaklık yüksek olmakta ve bir günde 3-5-10-30 katına yükselme, 600 bin TL de iken 5 bin TL ye düşme gibi durumlar söz konusu olmaktadır.  
Türkiye’de kripto paraların ilk tartışılmaya başlandığı zamanlarda yani 3 yıl önce, sermaye piyasası kurulu aracı kurumlara kripto paraların alım ve satımları için izin vermemiştir. O dönemde bu izin verilmiş olsa idi, ülke olarak biraz daha makul ilerleme sağlanabilirdi, en azından muhatabının nasıl kurallarla bağlı olduğunu bilerek güvenli ve temkinli hareket edilebilirdi. 
KRİPTO PARALARA NASIL DÜZENLEMELER GELEBİLİR?
Kripto piyasasında inanılmaz yükselişler gördüğümüz şu günlerde gece 20 den aldım sabah 50 oldu diyenlerden tutun, neredeyse çevremizdeki her 3 kişiden birinin bitcoin alsak mı diye sorduğunu duymuşsunuzdur. Çok az bilgiyle ya da forumlarda yazan tavsiyelerle alınan bitcoinler ile çok büyük kazançlar sağlanması ve bir anda tepe taklak düşme riski taşıması sürecin güvensiz ve ne zaman ne olacağı belli olmayan bir kulvara sürüklendiğini gösteriyor. Fiyatların bu kadar esnek olmasıyla birlikte geleneksel finans kaynaklarından elde edilen getirileri bazı dönemlerde geride bırakması, enflasyonun %15, mevduat faizinin %17 olduğu ülkede günde %20 getirileri konuşan bu piyasada yatırımcının kafasını karıştırmaktadır. En azından burada fiyat istikrarının getirilmesi sağlanabilir. Bu şekilde devam ettiği sürece hiç kimsenin bir iş yapmayıp sadece bitcoin alıp satması durumu oluşacaktır.
Kripto paralara getirilebilecek bir diğer düzenleme şirketlerin belli sermaye yeterliliğine ulaşması, yetkinlik ve lisans sahibi olması, kalifiye uzmanların çalıştırılması yönünde olabilir. Bu sayede bu alanda kaliteli ve güvenli ilerleme sağlanacaktır. 
Bir diğer konu ise, ICO’ların (inital coin offering- kripto para arzı, jeton ve tokenların) halka arz edilmesi konusunda düzenlemeler getirilebilir. Klasik bir halka arz ile jeton halk arzı arasında çok ciddi farklar var. Jeton halk arzında hiç bir hukuki bağ olmadığı için hak iddia edilememektedir. Şirket batsa tokenları 50 milyar usd seviyesine çıksa yine de arada bağ olmadığı için kimse itiraz edemez, dolayısıyla jetonla halk arz işinin kesin bir düzenlemeye tabi tutulması sağlıklı olacaktır. Burada bir yöntem olarak startup mantığında olduğu gibi toplumun katılımıyla fonlama yapılabilir, ya da teknoloji şirketleri halka arz ilan eder hisse senetleri alınır, ICO dan, jeton halka arzından belli bir oranda hisse arzına geçilebilir.  
Sonuç olarak kocaman bir endüstri doğuyor, bu yüzden devletlerin bu piyasalara standart getirmesi ve yatırımcıyı korumak için güvenli politikalar getirmesi yerinde olacaktır.