İsmail Tufan


Kıyamet ne zaman kopacak?

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


Kuyruğu tutuşan kedi dikkate alınmazsa, kıyametin ne zaman kopacağı insanla ve toplumla bağlantılıdır. Bu yüzden bugün biraz insan ve toplum üzerine tartışmak istiyorum. İnsan toplumu, toplum insanı yaratır. Bir döngüdür bu. Ne toplum bizsiz, ne de biz toplumsuz olabiliriz. Bunun farkında olduğumuz için toplumumuzun ayakta kalması için çabalarız. Toplumun da bizim ayakta kalmamızı sağlamasını bekleriz. Bu beklenti hayatımız boyunca bitmez. Hangi yaşta olursak olalım bu döngünün içindeyiz. Bu çemberin içinde insan kendi yaşamını şekillendirir veya en azından şekillendirmeye çalışır. Kimileri başarılı olur.

İnsan yarattığı toplumu kendisi için bir cennet de yapabilir, ama onu cehenneme de çevirebilir. Dürüst, ahlaklı, insan sevgisi odaklı bir toplum olabilmek için dürüst, ahlaklı ve insanı seven insanlar gereklidir. Topluma bağımlıyız, ama toplum insana daha çok bağımlıdır. Kendiliğinden değerler üretemez. Toplumsal değerler insan tarafından tasarlanır. Örneğin yaşlıya saygı böyle bir toplumsal değerdir.

Her ne kadar toplum kendi kendisini yaratamaz dediysek de, bu tam olarak doğru değildir. Eğer toplumun bir sosyal sistem olduğunu düşünürsek, o zaman sosyal sitemlerin kendi kendilerini yaratabildiklerini de dikkate almak gerekir. Eğer bu kendi kendini yaratma süreci kontrolden çıkarsa, o zaman işler iyi yürümüyor demektir. Sosyal sistemin insanın beklentilerine cevap verecek şekilde kendisini düzene koyması sağlanmalıdır. Örneğin yaşlı politikaları sosyal sistemin bir düzen mekanizması olarak bir taraftan sosyal sistemin yürümesinde, diğer taraftan bu sistemin elementi olan insanın beklentilerinin karşılanmasında kullanılan bir mekanizma olarak tasavvur edilebilir.

Sosyal sistem aynı zamanda kişisel girişimleri anlamsız kılar. Sosyal sistemlerde kolektif girişimler etkili olabilir. Bu yüzden toplumlarda bilinçli veya doğal bir süreç içerisinde ortaya belirli elementlerin bir araya geldikleri, kümeleşmelerin oluştuğu görülür. Tıpkı boşluktan oluştuğu zannedilen uzaydaki galaksiler gibi toplumda da kümeler meydana gelir. “Uzay boşluğu” diye bir şeyin olmadığı, o boşluğu dolduran “kara maddeyi” sadece göremediğimiz için boş zannettiğimiz uzay gibi toplumdaki kümeler arasında boşluk yoktur. Toplumsal gruplar arasında da algılayamadığımız, evreni bir arada tutan kara maddeyi andıran bir “madde” vardır. O madde insanın özündeki, insanı insan yapan vicdandır.

Toplumu bir arada tutan insanın vicdanıdır. Vicdan, evren kadar derin bir boşluk gibi görünen ruhumuzun toplumu bir arada tutan tutkalıdır. Vicdan sahibi insanlar olmadan hiçbir toplum oluşamaz ve varlığını sürdüremez. İnsandaki vicdan bir terazidir. Dengeyi sağlar. Bu terazinin dengesi bozulursa, insanlar o dengeyi sağlayacak olan bünyelerindeki mekanizmaları harekete geçirir.

 

Evrenin oluşmasının sebebi yıldızlardır. Evren yıldızlardan doğmuştur. Bu yüzden insanın vücudundaki bütün maddeler evrendeki maddelerden meydana gelmektedir. Yıldızlar ne ise biz oyuz. İnsan toplumun yıldızıdır. Toplum insandan doğan bir evrendir. Toplumun maddeleri, insandaki maddelerden meydana gelmektedir. İnsan dediğimiz ve burada toplumun maddesi olarak tanımadığımız bu “madde” kaliteli olursa, ondan doğan toplum kaliteli olur.

Bu yüzden kaliteli insan yetiştirmeliyiz. Kaliteli insan vicdan terazisi dengeli insandır. Kendine ve topluma karşı dürüsttür. Güncel koşulları bilgi ve tecrübesiyle değerlendirir.

Durağan bir “madde” değildir insan. Sürekli değişir. Dinamiktir. Ama aynı zamanda “sabitleri” de vardır. Vicdan en önemli sabitidir. Ne yarsanız yapınız, insandan vicdanını koparamazsınız. Kıyametin ne zaman kopacağı üzerine kehanetler ortaya atılmıştır. Benim de bir kehanetim var: Eğer bir gün vicdansız insan yaratabilirsek, kıyamet o zaman kopacaktır ya da okuduğum bir almanca kaynakta ifade edilen bir öngörüye göre, 5 milyar yıl sonra Andromeda galaksisi (Andromeda bulutu) ile Samanyolu galaksisi çarpışacak, Samayolu Andromeda tarafından yutulacaktır. Bu çarpışmadan yeni yıldızlar doğacaktır. Her yıldız hamile bir kadına benzer. Bu yıldızlardan yeni dünyalar doğacaktır. Belki Andromeda bulutu tozlarından daha iyi, daha dürüst, daha vicdanlı insanlar ortaya çıkacaktır. Her kıyamet benzeri ‘şey’ yeni bir başlangıçtır