Muhammed Emin Hekimhan


Kalbimden Gelen Sesler

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


Sevgili okurlar Kitap Yurdu Doğrudan Yayıncılık’tan ilk şiir kitabım ‘Kalbimden Gelen Sesler’ çıktı. Bunu duyurmak ve kitabımı inceleyen ve görüşlerini paylaşan iki dostumun görüşlerini sizinle paylaşmak istiyorum. Tabii ki bu geri bildirimler benim için önemli. Kitabın satışı sadece kitapyurdu.com sitesinden yapılmaktadır. Zira kendi kitabımın reklamını yapmam gerekir denilse de okuyanların görüşleri çok daha önemli ve etkili olacaktır. Övgü dolu geri bildirimlerde bulunan dostlarıma teşekür ederken, tüm okurların geri bildirimlerini bekliyorum.Görüş ve yorumlarınız için mail adresim: hekimhan40@gmail.com

“KALBİMDEN GELEN SESLER” ÜZERİNE NELER SÖYLEDİLER

SERPİL AKGÜL (Divan Edebiyatı alanında doktora öğrencisi)

Söylemeye çalıştıklarınızın duyulmadığı oldu mu hiç? Ya da sesinizin çıkmadığı?.. Peki, aklınızın sesine mi kulak verirsiniz çoğu zaman yoksa kalbinizden gelen seslere mi? Hiç düşündünüz mü? İşte böyle birkaç soruyla başlamak istedim sözlerime. Eğer kimseye zarar vermeyecekse kalpten gelen seslere kulak verilmeli, derim. Kalbinden gelen seslere kulak vermeseydi eğer Muhammed Emin Hekimhan bu kitap ortaya çıkar mıydı sizce? “Zamanında her şeyi söylemeli” derken Hekimhan “Küçükkendi” adlı şiirinde haksız sayılmaz. Çünkü keşkelere sığınmamak gerekir çoğu zaman.

 “Zamanında her şeyi söylemeli

Keşkelere sığınmamak için” (s. 96)

O sesler birer şiir olup açtı çiçeği burnunda hem de tam 53 tane. M. Emin Hekimhan bir ön söz ve ithaftan sonra 53 şiir ve 136 sayfadan meydana gelen ve “Kalbimden Gelen Sesler” adını taşıyan şiir kitabıyla “merhaba” dedi okurlarına geçtiğimiz günlerde.. Samimi duyguların dizelere döküldüğü şiirler serbest ölçüyle kaleme alınmış. Okurunun bol olması dileğiyle…

            SEFA ÇELİKÖRS (Edebiyat öğretmeni & Edebiyat Yüksek Lisans mezunu)

TÜRK ŞİİRİNDE YENİ BİR GİZDÖKÜM SESİ:

 “Uyandırır bir acıyla karşı karşıya bırakılıyormuşum hissi…”

            Bir şairin kendi yer altına inmesi olarak nitelendirilen gizdökümcü şiir, bilinçaltının uçsuz bucaksız yollarının aydınlığa kavuşturulması anlamına gelir. Şairin bu dipsiz kuyuyu nedenli aydınlığa kavuşturacağı ise kendi yeteneğinde gizlidir. O yüzdendir ki   M. Emin Hekimhan kitabının ilk sayfalarında şöyle söyler:

            “Görülmeyen, işitilmeyen ve dokunulmayan kelimelerle,

            Göz hudutlarının ardına geçmeyi hayal ettireceğim.” (s.26)

            Şair bu dizelerde aslında okura seslenmekte ve şiirleri hakkında ipucu vermektedir. Gerçekten de şiirleri incelediğimizde göz hudutlarının aşılıp acının ve umudun tüm çıplaklığıyla var olduğunu görürüz. Şair, Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (K D Y) adlı yayınevinden “Kalbimden Gelen Sesler” adında bir şiir kitabı yayınladı. Okurda kitaba karşı olan ilgi henüz içeriğine bakmadan kapak fotoğrafında başlıyor. Siyahlar içinde kalmış beyaz bir görüntü vardır kapakta. Aslında şair, tam olarak kendini anlatmak istemiştir. Siyahlar içinde beyaz bir düşüncedir Hekimhan şiirleri…

            Kitapta dikkat çeken başka unsur ise ilk şiirlerin sade ve anlaşılır olması sonrasında ise gitgide felsefik, bilinçaltı, derin göndermelerin oldukça fazla olduğu şiirlere rastlanmasıdır:

            “Gözlerimin üstüne düşen perdeler,

            Hakikate ulaştığım zaman büsbütün kalkacak.  

            Belki o zaman sesim duyulacak…” (s.27)

Şair bir bakıma kendi hayatındaki zorlukları gerek tasavvufi gerekse beşeri duygularla harmanlamaya çalışır. Bir başka şiirinde ise:

            “Görünmeyen, ama habire üzerime gelen bir güç karşısında,

            Yavaş yavaş çekilirken,

            Gerilerde beni tanrısal bir kurtuluş bekliyor ümidi…” (s. 47)

            Şair, yaşanmışlığı kelimelere giydirirken bize bu dizeler mistik anlayışla kendi acılarının yazan Didem Madak’ı da hatırlatır.

            M. Emin Hekimhan,  kendi şiirinin özetini kitaba ismini veren “Kalbimden Gelen Sesler” de anlatır:

            “Bir durgunluk vardır, çıkmayan sesinde,

            Duyulmaz söylemeye çalıştıklarım,

            Duyamaz kulaklarına gelen sesleri,

            Duyup da anlatamadığım şeyler,

            Sığmaz ki kelimelerin cesetlerine…”

M. Emin Hekimhan’a kendi yer altından çıkardığı bu güzel aydınlıktan dolayı minnettarız…

Çok şey öğrendim Avukat Muhammed Emin Hekimhan'dan. İnsanı okumayı ondan öğrendim... Edebiyatı Hocalarımdan, sonra en çok onunla sevdim. Bu hayatta kitap sohbetini en çok onunla yaptım... Nice büyük şair ve yazarlar sohbetlerimizde yanı başımızda oldu. Kırşehir, Ankara, Kayseri gezmedik sahaf bırakmadık. Aşımız ve en büyük sevdamız kitaplarımızdı. Edebiyat, Tarih, Tasavvuf, Felsefe neyi arasam hep Muhammed Emin ağabeyim de buldum. Yeri geldi yanında kendimi nokta gibi hissettim, yeri geldi okyanusundan bana çok şey kattı... Ve bugün kıymetli ağabeyimin ilk şiir kitabı çıktı... Ne mutlu bizlere! Okuyalım, okutalım. İçinde gizdökümümüzde kalmış ne kadar kelime varsa ortaya çıkaracak şiirler var.