İsmail Tufan


İyi ki Vardın Bekir Coşkun

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


Bekir Coşkun’un ölüm haberini duyduğum anda içime bir kasvet çöktü. Sayın Coşkun’u şahsen tanımadığım halde sanki onu tanır gibiyim. Bunun, Bekir Coşkun’un bütün okurlarının hepsi için geçerli olduğundan eminim. Onun nükteli olduğu kadar akıl dolu yazılarını özleyeceğiz. Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı dilerim.

Peygamberler dâhil her insanın sevenleri ve sevmeyenleri vardır. Uzun bir mücadeleden sonra hayata bugün gözlerini kapadığını öğrendiğim Bekir Coşkun’un da sevenleri ve sevmeyenleri vardır elbette. Fakat sevmeyenleri bile onun arkasından bir rahmet okuyacaktır.

Bayram yazılarını kaçırmazdım Coşkun’un. Güzel mesajları verirdi. Bazen de iğnelerdi. İğneleyici yazılarına kızanlar olurdu, ama bence okuyucunun çoğu onu haklı bulurdu.

Bayram ayakkabılarım bana bazı sevgilerin acı gerektirdiğini öğretiyordu…

Bu; muhtemelen sevgi uğruna katlandığım ilk acıydı…

Şimdi ne zaman bayram olsa, siyah, bağcıklı, top burunlu ayakkabılarımı hatırlarım…

Bayramlarda gözlerim çocukların ayaklarında dolaşır…

Artık ayaklarımda değil, yüreğimde eski bir acı duyarım…

Bir çocuk gece karanlıkta ayakkabılarını okşar…

Benim bayram ayakkabılarım...

Benim bayram ayakkabılarım...” (Bekir Coşkun, 20 Aralık 2000).

 

“Bayramlar sevgi ve barış günleridir.
Her şeyi bir yana bırakıp, ülkemiz için, ulusumuz için, o çocuklar için dua edin.

Bugün Şeker Bayramı.
Hepimize kutlu olsun.
Kutlu olsun...”
(Bekir Coşkun, 5 Aralık 2002).

 

“Küfürbazımın dahi elini sıkmak, gülümseyerek ona “İyi misin?“ demek gelir bayramları içimden...
Olsun...
Siz çocuklara şekerlerini verin...
Sarılın birbirinize...
Bugün bayram...
Bayramınız kutlu olsun...”
(Bekir Coşkun, 9 Eylül 2010).

Hayvanları çok severdi. Bunu defalarca dile getirmiştir. Son yazısını 4 Temmuz 2020’de kaleme aldı. Dünya Hayvanlar Günü vesilesi ile yine hayvan sevgisinden söz etti. İnsan sevgisi ile hayvan sevgisi arasında koparılamaz bir bağ olduğunu sık sık yazmıştır. 

“Bugün Dünya Hayvan Hakları günü.

Daha birkaç gün önce, Karadeniz'deki bir üniversitenin bahçesindeki dişi köpeğin vajinasından el feneri çıkarttılar…

Kutlu olsun…” (Bekir Coşkun, 4 Temmuz 2020)

 

Bekir Coşkun’un köpeği Postal’ı çoğumuz yazılarından ve paylaştığı fotoğraflardan tanırız.

“Ayakları büyük olduğu için adını ‘Postal’ koyduk… Sonunda o da kanser oldu. …

9 sene hiç ayrılmadık… Zamanla birbirimize benzemeye başlamıştık… Yaz geldi mi gözlerimiz aynı zamanda kızardı, mide ilaçlarını ikiye böldüm, yarısı ona, yarısı bana, ben hastalandığımda o da hastalandı… Andree ‘Bu seni taklit ediyor’ diyordu…” 

Türk basınının usta yazarlarından Bekir Coşkun, 18 Ekim 2020’de, saat 20:30’da vefat ettiğinde 75 yıla sığdırdığı, dolu dolu, başarılı bir yaşamına son noktayı koydu. Akciğer kanserine yenildi, ama hayatı yenmeyi başardı.