Misafir Kalemler


İnsan

Ramazan KOMBIÇAK


Allahu Teâlâ Kuran-i kerimde Ey Resulüm! “Gerçekten Sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin". "buyurmaktadır yaratılanların en şereflisi, yaratılış gayesi Ona kul habibine ümmet olabilmek ne mutlu insana.
Diğer bütün canlılar yatacak sıcak bir yer sığınacak bir yuva, sahibine yaptığı hizmetin karşılığını alabilmek için bir avuç yiyecek için didinip durur, yiyeceklerini yerden ağızları ile toplarken. Allah (c,c)biz insanları en güzel şekilde düşünebilen bir akıl, yiyeceklerini tertemiz yiyebilmek için el,sıcak,sıcak yatabilmek için döşekler vermiştir. İnsanda araştırmak için akıl vermiştir. Nefsini terbiye için irade, iradeyi iyi veya kötü yolda kullanmak için, seçme hakkı vermiştir. Düşünebilme, sevebilme, iyiyi kötüden ayıt edebilme yetisi vermiştir. Ama bunun yanında kazanabilmek için bir takım imtihanlarda vermiştir. Ona teşekkür edebilmek için günde beş vakit namazı, malının pisliklerden alınabilmesi için zekâtı fakir ve fukarayı gözetilmek için fitre ve sadaka vardır.
Bakara Suresi, 274. ayet: "Onlar ki, mallarını gece, gündüz; gizli ve açık infak ederler. Artık bunların ecirleri Rableri Katındadır, onlara korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır".
Bizler kimleri örnek almalıyız, Allah’ın sevgili peygamberlerinin her biri bir örnektir Müslüman için, Allah’ın habibi örnek alalım vücudu hiç yumuşak yatak görmemiş, hurma yapraklarının liflerinden yapılan yatakta yatar, kalktığı zaman vücudunda onların izi dururken bizler yatak seçmede zorlanıyor, çeşitli fabrikanın ürettiği yatakları beğenmezken fakir, fukara hiç gözümüzün önüne gelir mi? Hz. İbrahim (as) mağarada gizlenirken bizlerin modern apartmanlardan birini alıp diğerine geçerken çeşit, çeşit planlar yaparken hiç evsizlerin halini gözümüzün önüne getirdik mi? Çocuklarına bir lokma ekmek almak için elindeki ekmek parasını benim ihtiyacım var diyen birinin ihtiyacını görüp evimize ekmek almadan gidebildik mi? Neleri düşünmedik ki çocuklarımıza hangi arabayı, hangi oyuncağın daha iyisini alabiliriz hesabını yaparken, onlara İslami terbiyeyi, İslami yaşamayı öğretebildik mi?
Hz. İbrahim dava uğruna ateşe atılıyor iken. Dört büyük meleklerden olup, Ateş ile İbrahim aleyhi selam arasında perde olmaya çalışan Hz. İbrahim’in Cebrail’e çekil ey Cebrail rabbimle benim ramadan diyerek, yardım istemeyen. Allah'ın ey ateş serin ol, yakma İbrahim’i diye emir veren ve elinde gül destesi ile ateşten çıkan ibram peygamberi örnek alalım.
Ne malın ne mülkün ne servetin hepsinin geçici olduğunu, insanların fazla mal ve metadan dolayı yollarından alıkoyduğunu bilelim. Veren Allah, alan Allah’tır, dilerse verir dilerse . Kul o kimsedir ki herhangi bir musibet karşısında sabretmişse mükafatını alamaz. Bizler sabretmesini, şükretmesini, zikretmesini bilelim. Peygamber efendimiz bir hadisi şeriflerinde, vaizlerin kürsülerinin karşılarında da yazar. "Din nasihattir" ne mutu nasihate uyana ne mutlu hak yolu bulana.
Ana kartında ayrılan bebek göbek bağı kesildiği anda ağlamaya feveran etmeye başlar. Sanki ben bu dünyaya niye geldim dercesine gücü kuvveti yok. Bir örtü alıp örtününsek takati yok. Bir bez parçasına sarıp kucağına verilir işte o anda susar kendine göre olan dünyasından ayrılmadığını, her şeye göğüs gerip onu dünyaya getiren, ve her türlü zorluklara göğüs geren bir koruyucunun olduğunu sezer.
Alemlerin koruyucusu olan herkesin rızkını veren, bir yaratan vardır. Ne kadar şükretsek azdır.
O ne güzel vekildir. O her şeye kefildir. Her şeyin güzeli güzeldir. Yeter ki kül güzel gözle bakıp, güzel görsün. 
Sağlıcakla kalın.