Handan YILDIZ BAYRAK


İçim şişti, acaba corona mıyım?

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


İçim şişti, acaba corona mıyım?

                Malumunuz 2020 pandemi senesi oldu. Ülkemizde ilk vakanın çıkmasının ardından birçok espriye konu olan COVİD 19 artık güldürmüyor. Kimisi çemberin daraldığını düşünerek endişeli, kimisi Corona’nın bir laboratuar virüsü olmasına kızgın. Bir kısmımız DSÖ’ye ayar, bazıları alınan tedbirlere. Kimi okullar açılsın diyor, kimi sokağa çıkma yasağı gelsin. Bazıları da Allah affetsin doğuştan muhalefet. Hastalığın sürekli değişen seyri ve belirtileri insanları dendene delisine çevirdi. Sokakta on kişiye sorun dokuzu ilk vakadan önce corona geçirdiğini söyler. He bu test işi de yılan hikayesine dönmedi değil. Damlacıktan bile bulaşan virüsün vücudumuzda olup olmadığını anlamak için beynimize çubuk dürtüyorlar. Bazı beyinleri o bile uyarmıyor başka! Mesela ElonMusk… adamlar virüs tiyatrosunu sahneye koyuyorlar. Testler, kitler… geçen açıklama yapmış “dört test oldum ikisi pozitif, ikisi negatif çıktı.” Hadi buyur… muhtemelen Corona miadını doldurdu, yakındır domuz gribi gibi silinip gitmesi. Bakarsınız DSÖ daha önce domuz gribinde yaptığı gibi bir açıklama yapar “ virüs meselesini biraz abarttığımızı kabul ediyoruz” Sahi, Trump da covid olmuştu hangi hızla iyileşti hiç hatırlamıyorum o ara bende zaman hızlı aktıysa demek! Tek derdimiz covid olsa iyi depremler, seller, yangınlar… Depremler, seller insan ihmalini akla getirmekle birlikte netice itibariyle doğal afet. İyi de ya yangınlar… Çok değil bir ay önceki Hatay yangınını hatırlıyor musunuz? Hani aynı gün 15 tane yangın çıkmıştı ve bunu PKK üstlenmişti. Yine ağustos ayında İzmir’de çıkan yangını da ihanet meşalesi PKK çıkarmıştı. İçimiz yanmıştı… Şimdi de İstanbul’un tarihi camilerinden biri olan 1600’lü yıllarda yapılan Vaniköy Camii yandı. İnsanın aklına neler neler geliyor…

                İzmir depreminde ne güzel bir millet olduğumuzu bir kere daha görecektik ki fırsat vermediler. Provakatörler meydanı boş buldu kimi gavur İzmir dedi, kimi aydın İzmir sen depremi hak etmedin dedi. Bazısı da enkazdan günler sonra çıkan bebeğe sevinmek yerine vay gericiler tekbir getirdiler diye zıp zıp zıpladı. İçimiz şişti mi? Ne yalan söyleyeyim şişti. Bitmediler gitti…

                Geçenlerde Ekrem İmamoğlu’nun Uluslar arası Siyasi Danışmanlar Derneği’nin açılışında yaptığı İngilizce konuşmanın videosu yayınlandı. Hadi başkanın İngilizcesini yorumlamayalım da, konuşmanın içeriği nasıl bir fiyasko? Arkadaş muhalefet olursun eyvallah, eleştirirsin kabul ki zaten bunları yapıyorsunuz da uluslar arası arenada ülkeni şikayet etmek nedir? Siz hangi (!) ülkenin evladısınız sayın başkan? Kimi, kime, ne maksatla şikayet ediyorsunuz? Kimden, ne çeşit bir yardım bekliyorsunuz? Bu soruların çılgın cevapları var bende herkesin cevabı kendine. Ayıdan post, gavurdan dost olmaz demişler, tabi anlayana. Şu halleriniz içimizi baydı!

                Bunlar mı coronanın tuzu biberi oldu, corona mı bunların üstüne geldi bilinmez. Her gün açıklanan yeni rakamlar ve başından beri temizlik, maske, mesafe vurgusu, maskenin sağlığa olumsuz etkileri beynimde dönüp dururken ulusal temayüllerle ağzımda durması a valla delircem! Üstüne bir de sürekli değişen corona belirtileri. Kendimden de şüphelenmiyor değilim, bir doktora görünsem iyi olacak. Bu aralar içim acıyor, içim yanıyor, içim şişiyor. Corona mıyım acaba?