Zeynep Nur KÜÇÜK


Esnafımıza Tam Destek

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


Geçen hafta kaleme aldığım yazı değerli esnaf abilerim, kardeşlerim tarafından çok beğenildi. Teşekkür telefonları, mesajları geldi. Ben de buradan onlara teşekkür etmek istiyorum. Asıl olan şudur ki yazana değil, yazdırana bakmak lazımdır. Çile onların çilesi gibi görünebilir ama öyle değildir. Bu sıkıntılar hepimizin sıkıntısıdır. Çünkü bizler bir zincirin halkalarıyız. Birimizin zarar görmesi hepimizi etkiler. Birimizin kopması tüm zinciri parçalar. Parçalandığımızda ise zincir olmaktan çıkar, her birimiz bir halka oluruz. Birlik beraberlik o yüzden çok önemlidir. Hep birlikte güçlü oluruz. Ahi Evran-ı Veli’nin sekiz yüz yıl önce Ahilik Teşkilatını kurmaktaki amacı da birlik beraberliktir. Esnafların, zanaatkârların, küçük üreticilerin; alın teri ile ekmeğini kazanmanın derdinde olanların; omuz emeği ile çalışanların; sırtındaki yüke el atmaktır Ahilik. Ahilik, kardeşliktir. Kardeş, kardeşine çelme takan değil; derdini paylaşan, elini taşın altına koyan; kol kanat gerendir.  Esnafın, üreticinin zorlandığı dönemlerde hep bir ışık deliği bulunmuştur. I. Dünya Savaşı sonrasında oluşan dar boğazın ardından Atatürk, yerli malı kullanımını teşvik etmiştir. Bu amaçla İzmir İktisat Konresi’ nde yurdun bağımsızlığının korunmasını, yerli mallar üretilmesini ve kullanılmasını kararlaştırılmıştır. Bu gün bile “Yerli malı, yurdun malı herkes onu kullanmalı…” sloganları ile kutladığımız yerli malı haftamız vardır. Çocuklarımız okullarına patlamış mısır, kek, poğaça; elma, portakal götürerek Yerli Malı Haftası’nı kutlamaktadır. Görüldüğü gibi tüm dar boğazlar birlik beraberlik ile aşılır.

Gelişen teknoloji ile birlikte ticaret de değişti. Yattığımız yerden mağazaları, marketleri geziyor; alış verişimizi yapıyoruz. Reklamlar, oturduğumuz yerden alışverişi cazip hale getirirken aynı zamanda da şehrimizin küçük esnafını baltalıyor.

Bakkal Osman Amca, üst kattan uzatılan sepete iki ekmek, dört yumurta koyabilir ama online satış yapamaz. Manav Ali Abi, kilosu eksik gelmesin diye kefeye bir portakal daha ekleyebilir, poşetlerini alıp Recep Amca’yı yolun karşısına geçirebilir ama şehir dışına online satış yapamaz. Manifatura Ayşe Abla, senin bedenine göre içlik, fanila çıkarabilir ama online satış yapmayı bilemez. Bu küçük esnaf, bizlerden gelecek küçük paralarla dükkânlarını çevirir. Senin, benim yapacağım alış verişlerle ayakta durur.

Pandeminin üzerine bir de soğuk kış günleri eklendi esnafın sırtına… İnsanlar sıcacık evlerinden çıkmak istemezken, esnafım rızkı için soğuk dükkânını bekler. Gözü camda, yoldan geçeni gözler… Siftah yapmadan evine döner…  

Geçecek elbet, bu zor günler de geçecek. Kul daralınca Hızır da yetişecek. Bizler Hızır değiliz ama Hızır gelene kadar küçük damlalarla esnafımızı ayakta tutacağız. Şehrimizin esnafından alış veriş yaparak onlara destek olacağız.

Ya toprak ol

Ya da su

Sakın ateş olma