İlyas Sekizelma
9.06.2020 19:44:45
Amin. Allah razı olsun. Bizi bilgilendirdiğn için.


Ramazan Kombıçak


Emeksiz Yemek Olmaz

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


    Allah kullarını yarattı ve yarattığı bütün varlıkların rızıklarına kefil oldu. Rahman sıfatı ile bu dünyadaki bütün yaratıklar ister inansın, ister inanmasın. Fatiha Suresi'nde öyle buyurulur. Kur’an’ın anahtarı, kuranda surelerin ilki, duaların en güzeli.  Sureye Cenabi-ı Allah’ın rahmetinin enginliğini, kulluk görevini yapsın yapmasın bütün kullarına nimet vermesini ifade eden Rahman ismiyle ve O’nun Kur’an’ı öğretmesiyle başlanmakta, böylece dinin irade sahibi varlıklar için nimetlerin en büyüğü olduğuna, din konusunda insanlığa bahşettikleri arasında da Kur’an’ın zirvede bulunduğuna dikkat çekilmektedir (Zemahşerî, IV, 49; Rahman ismi hakkında ayrıca bk. Fatiha 1/1). “Öğretti” anlamına gelen fiile “alâmet kıldı” manası da verilebildiğinden bazı müfessirler bu ayetler için şöyle bir yorum yapmışlardır: Allah, Kur’an’ı Hz. Muhammed’in peygamberliğini gösteren, ibretle okuyacaklar için işaretler içeren bir mucize kıldı (Razı, XXIX, 84). Öyle ise telaşa gerek yok. Baştan da dedik ya emek olacak.
    Bütün dünya illet bir virüsün içine girdik. Bir yandanda imtihan dünyasındayız. Hem rızıklarımıza kefil, hemde devamlı imtihan oluyoruz. Allah insanları kavim ve kabileler olarak yarattı. Yarattığı kabilelere elçiler gönderdi onlar elçilere inanmadılar hemen her kavim sınavdan geçti. Şöyle bizler de yaşadığımız zamana bakalım. Bir çok küçük felaketler, depremler zelzeleler, seller tufanlar oldu bizler hâlâ anlamadık.     Kimimiz fay kırılması, kimimiz toprak yarılması, kimimiz tabiatın dengesinin bozulduğundan bahsettik. Hiç kendimizi ortaya koyup da biz yaratılan bir kulunuz. Verilene itimatsızlığımızla imtihan oluyoruz dedik mi. Her biriniz bir yana her birimiz bir tarafa çektik. Nefsimize güzel geleni överek göklere, nefsimize ağır geleni, yerlerin dibine batırdık yine de memnun olmadık. Olmayız da bu dünya rahat yeri değil. Devamlı hesaba çekildiğimiz yerdir. Verilen nimetlere bile teşekkür edemedik. Memur çalışmadan işçi, işine gitmeden karşılığını alabilir mi? Ama şu içinde bulunduğumuz zamanda inşallah karşılığını veririz. Devlet anadır, devlet babadır. Herkese bir şeyler verdi. Ama kimseyi de memnun edemedi. Çiftçi ekmeden dikmeden almak isterse her şeyi başkalarından beklerse olur mu? Zahmetsiz hiç bir iş yok. Üreteceksin az veya çok karşılığını alacaksın. Allah'a şükür hepimizi kapısında son model araba, evlerimiz modern döşeli. Çiftçilerimiz aletlerin en modernini almış, biri varken ikincisi hatta üçüncüsü alınmış. Daha sonrada hayıflanmalar başlıyor. Ne ben ne sen memnun olmayız. Kanaat, düzen, nizam ve intizam olmayınca. Bundan önceki dönemlerde, memurlarımız işçilerimiz % yüz zamda aldık ama bir sene sonra geri aynı düzene geldi. Kardeşlerim eğri oturup doğru kalkalım. 
    Birilerine ayak uydurma yarışına girmeyelim. Kanaati elden bırakmayalım. Allah'a hayırlı kul olalım. Bananecilik yapmayalım. Geçmişimizi anlatıyoruz geç onları diyoruz içinde bulunduğumuz düzeni anlatıyoruz. Avrupa daha önde diyoruz. Akif’in dediği gibi bırakalım başkalarının köhneleşmiş fikir ve düşüncelerini elele beraber olalım. Güzel yurdumuzu daha güzel ne hale getirebiliriz ona bakalım. Kimse bize Avrupa’yı methetmesin. İnanın biz Avrupa’dan çok daha rahatız. Ama günü anlatmak çok zor insanı memnun etmek hele hep zor. 
    Bir babanın iki üç tane çocuğu arasında adaleti sağlamak ne kadar zor ise de devlette büyük ailedir. Düzeni sağlamak vatandaşı memnun etmek de zordur. Almadan verilmez vermeden alınmaz. Allah'a avuçlarımızı açarak dua ile isteriz. Rab kuluna verir. Çitçi tarlasını eker bakımını yapar gerisini bekler. Her şey karşılıklı bir düzene bağlıdır. Düzenekler düzgün olursa çarklar da düzgün döner. 
    Bu çark hep beraber dönecek. Bizler eskilerin deyimi ile burçak tarlasından geldik. "Amanın kızlar ne zor imiş burçak yolması, burçak tarlasında yar yar gelin olması” bu türkümüz bize her şeyi daha güzel anlatır. 
    Biz yine de memnun değiliz yaşadığımız hayattan en zenginimiz belki en güzel ipekten bir kefen. Belki de mezarında tonlarca atılacak mermer taşlar. Allah içindeki hesabi kolay eylesin. Kiminin malı dolu, herşey dışarda ne gidecek yer be yaşayacak tatil yerleri sen ve ben aynıyız. Belki  birinin sofrası biraz daha renkli. Hiç birimizinse tatil imkânı yok. Bir ölüm korkusu kaplamış içimizi. Çocuklarımızdan bile kaçar olmuşuz. Hadi hikâye diyelim hadi aslı yok diyelim. Mahşer gününde baba oğuldan, ana evlattan kaçacak dendiği zaman olur mu öyle diyenler bizler daha yaşadığımız şu dünyada ağzımızda maske birbirimizden kaçar olduk. İşte biz buyuz. Gücümüzle dünyayı yıkarız diyoruz. Öyle güçsüz öyle çaresiziz ki, biz hiçiz. Allah ne dilerse o olur sen ister inan ister inanma O kulunu yarattı. 
    Her şeyimize kefil. Ellerimizi açalım semaya dua edelim Allah'a kötü günlerin geçmesi, güzel günleri gelmesi için. İnşallahiçimizden çoklarının duasını rabbim kabul eder. Herkes inandığı gibi yaşar. Allaha emanet olun.