Emin SALMAN


Düşlerim ve Hayallerim

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


Yaşamımızı belirleyen kurallarla biçimleniriz.Bu kuralları biz hazır buluruz,doğarken.Bize uygun olup olmamaları çok önemli değil.Yaşayacağımız ülkeyi ve aileyi seçme şansımız nasıl ki yok;inancımızı,dilimizi,hukukumuzu, ahlakımızı, belirleme şansımız da yok.Ancak,içinde bulunduğumuz koşulların insani olması çok önemli. Her şey insani ve insancıl olmalı…
Var olanla yetinmek benim doğama aykırı.Bu nedenle eleştiri ve öz eleştiri benim gelişimimin temel özelliğini oluşturur.Yaratıcılığın ve değişimin temelinde;arayış,kuşku ve ütopya vardır.Düşlerini ve hayallerini çoğaltamayanların bugünü ve geleceği yaratmaları mümkün değildir.Savaşsız,şiddetsiz,kansız,ölümsüz bir düşle uyanırım arada ve sonsuz mutluluk duyarım.Düşüyle mutlu olduğum bir dünyada yaşamak hayali beni çoğaltır,yaşama sevinci veriyor.Her türden “kutsal”ın ve “dokunulmaz”ın sıradanlaştığı bir dünya…Sınırsız ve sınıfsız adil paylaşımlı bir dünya.Her türden “öteki”nin yerini alan kardeşliğin türkülerinin,ezgilerinin,şarkılarının birlikte haykırıldığı ve ölümün değil yaşamın kutsandığı bir dünya…Kısacık ömrümüzde,niye paylaşamayız ve katlanamayız ki birbirimize anlamakta ve çözmekte zorlanıyorum.Hem cinslerine bu kadar acıyı yaşatan insanlarla aynı gezegeni paylaşmak ıstırap veriyor.Ölüm sonrasının mutluluk avuntuları değil,yaşamın kendi mutluluğuyla ilgileniyorum.
Yazmak;yaratıcılığımın ve paylaşmanın en etkili aracı olduğundan bu yana,kendimi daha çok önemser oldum.Yazdıklarım yaşamımda,görünürde hiçbir değişiklik yaratmıyor.Böyle bir amacımda yok.Ancak,bu okuyucuyu önemsemediğim anlamına gelmez.Okuyucunun tepkilerinin önemli olduğunu ve önemsenmesi gerektiğini biliyorum.
Çıktığım yazım serüveninde,öykülerin düşü ve gerçeği arasında dolaşırken,yaşamımdan kesitler sunmanın sakıncasını görmüyorum.Bir çoğumuzun çeşitli ahlaki kaygılar taşıdığı bir dünyada kendimi ifade etmenin güçlüklerini aştığımı sanıyorum.Yazarken,duygusal ve düşünsel açıdan güçlendiğim hissine kapılıyorum.Bir öykünün yazımının son cümlelerini bağlamadan,yenisini yaratma heyecanı sarıyor yüreğimi.Kendimi aşmanın kaygısını taşıyorum sürekli…
Yazarken insani olanı öne çıkarmak…Yıkım araçlarının,yok etme kültürünün yaygınlaştığı günümüz dünyasında insanların gözlerindeki ışıltıyı yakalamak ve yansıtmak…Yaşamı,sadece bir umut değil,anlamlı kılmaktır amacım.Yaşamın değişik tatlarını,renklerini,dokularını,ayrıntılarını,sevgi yumağı içerisinde sizlerle paylaşmaktır,benim önemsediğim. Etrafımı gözlerken, kişileri ve olayları değerlendirip yorumlarken saplantılardan uzaklaşıyorum.Cafe’de karşımda oturan bir genç kızın gözlerindeki ışıltı,delikanlının mutluluk tebessümü benim yazım serüvenime küçük birer malzeme olabilmektedir.Bu mutluluk oyunu bana da bulaştırdıkları için…
Küçücük bir kıvılcımın yüreklerdeki etkisini ve ateşini önemsiyorum.Yaşam,önemsenecek kadar kısa ve değerlidir.Ancak;güçlükleri aşmak çaba ister,emek ister….
Yazarken,geleceğe seslendiğime inanıyorum.Yazmak benim için bir dertleşmedir.Beynimi boşaltırken yeniden çoğalmasının anlamlı oluşunu görüyorum.İnsanları düş dünyama taşırken ve ütopyalarımla tanıştırırken mutlu oluyorum.
Bir çoğumuz düşlerimizi başka baharlar erteleriz.Bahanelerimiz her zaman için vardır.Yoksa da mazeretler yaratmakta ustayız.Hızla akıp giden zamana yetişemeyeceğimize göre…Yapılması gerekeni,zamanında,yapmalı…Ayrıca yaşamı ardından ağlanacak kadar değerli kılmak önemlidir.Bir damla göz yaşıyla,ardımızda bıraktığımız bedenimizin ıslanmasının önemli olacağına inanıyorum.
İnsanın kısa yaşam serüveninin;dolu,yaratıcı,üretken,verimli ve yararlı geçmemesi benim kaygım.Hiç bir insan sonsuz yolculuğuna sırlarıyla gitmemeli.Sırlarını bıraktığı;bir kutusu,yazdıklarının satır araları,sığınağı ve de en önemlisi dostu olmalı.Kara kutularla değil,aklanmış paklanmış bem beyaz kutularla sonsuzluk yolculuğuna uğurlanmalıyız.