Hatice Şimşek


Dijital Altın Çağını Yaşıyor

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


Dijital Altın Çağını Yaşıyor
Son yıllarda sık sık adını duyduğumuz ve ucundan kıyısından yakalamamızın gerektiği, iş hayatımızdan kişisel ihtiyaçlarımıza kadar her alanda faydalanabildiğimiz ve içerisine dahil olmamızın kaçınılmaz olduğuismine dijital dönüşüm denen bu değişim hareketi,pandemi süreci ile bireylerin, toplumların ve işletmelerin dijitalleşme sürecine geçiş yapmasının gerekliliğinibizlere göstermiştir.Koronavirüs nedeniyle sokağa çıkma yasağının olduğu dönemlerde e-ticaret hizmeti sunan web sitelerinden alışveriş yapan tüketici, ihtiyacını bu şekilde karşılamış, üreticiler ve firmalar bu sayede satışlarını gerçekleştirmişlerdir.
Dijital Dönüşüm Nedir? Ne İşe Yarar?
Pandemi ile hızlanan dijital dönüşüm, bilgi teknolojilerinin yoğun kullanımı ile iş süreçlerinin ve bilgilerin hızlı şekilde para ve zaman tasarrufu sağlayarak dijital (elektronik) ortama taşınması anlamına gelmektedir. Dönüşüm, dijitalleşen dünyanın hızını ve kolaylığını iş hayatımızı taşımaya yardımcı olur. Maliyeti düşürür, pazarın dinamiklerini sarsar, iş yapış şeklini değiştirir ve rakipleri rahatsız eder. 
Dijital dönüşen işletmeler, mevcut müşterileri tutundurur, yeni müşteri kazanımı sağlar, farklı gelir modelleri oluşturur. Örneğin fiziksel olarak mağazasında beyaz eşya satan bir firma, e-ticaret ile webden, aplikasyonlardan sipariş kaydı oluşturup, yapay zekâ sayesinde anında müşterisine sipariş bilgisini ve kargo durumunu haber verebilir. Bu sayede mağazada satışları düşen firma, e-ticaret ile cirosunu artırabilir. 
Dijital platformlar bugün özel sektör ve kamu kurumlarının bazı alanlarında kullanılmaktaydı, örneğine-devletle kamu kurumlarındaki işler takip edilmekte, internet bankacılığı ile bankacılık işlemleri yürütülmekte ve web üzerinden alışverişler yapılmaktaydı. Pandemiyle birlikte kurumlar ve şirketler menülerine daha fazla hizmet seçeneği ekleyerek dijital alt yapısını daha ileriye taşıdı.Sgk tescil işlemleri,e-tarım hizmetleri, dava dosyaları takip, vergi borçlarının ödenmesi, e-ticaret faaliyetleri, online eğitimler ve toplantılar, iş görüşmelerivb. daha çok işlem dijital araçlarla kolaylıkla gerçekleştirildi. 
Ülkemiz bankacılık ve sigortacılık dijital süreçlerinde oldukça başarılı bir ülke konumunda tanımlanıyor ve araştırma şirketi deloitte tarafından yapılan Asya ve Avrupa’daki 38 ülkenin yer aldığı bir araştırmaya göre Türkiye dijital şampiyon diye nitelendirilen ilk 5 ülke içinde yer alıyor. Bu durumun nedeni, Türkiye’de teknolojiyi hızlı benimsemiş genç ve dinamik bir nüfusun olması ve bu kitlenin teknolojiye karşı talepkar olması dikkat çekicidir. Her işlemini oturduğu yerden elindeki internet sağlayıcılı akıllı telefonundan, tablet veya PC den yapmak isteyen bu nesil, internetle çok yakın temasta olduğu için pandemi döneminde tüm işlemlerini aplikasyonlardan, webden yapmaya devam etmiş, süreci rahatlıkla geçirmiştir. 
İnternet harcamalarınınarttığı günümüzde dijitalleşmenin hayatımızda daha çok yer alması öngörülüyor.Pandemi süreci e-ticaretin gelişmesi için büyük fırsat yarattığı gibi devamının da artarak geleceği düşünülmektedir.
Çalışma modellerinde farklılığa gidilmesi şeklinde yansıyan pandemi sürecinde işletmeler çalışanlarını da uzaktan çalışmaya daha uygun hale getiren dijital uygulamalarla faaliyetlerine devam etmektedirler. Online çalışan birçok firma müşteri ihtiyaçlarını ve beklentilerini web üzerinden karşılamaktadır. 
Daha önce internet üzerinden alışveriş yapmayan ya da yapmak istemeyen bir kitlenin bile pandemi sürecinde alışverişini webden yapmaya başlaması dijitalleşmenin ne denli önemli olduğunu vurgulamaktadır.
Öte yandan kadın girişimcilere fırsat tanıyarak ürünlerininpazarlanıp satıldığı bazı e-ticaret firmaları pandemi döneminde önceki yıla nazaran kadınların %140 oranında artış sağlayarakekonomiye dahil olduğunu, bu sitelerde daha fazla satış yaptıklarını ifade etmiştir. 
Tam anlamıyla dijitalleşmenin henüz uygulanılabilir olmadığı ya da uygulamada tam organize olmayan sektörler de dijital dönüşüme yabancı kalmadan, fiziksel olarak da müşteriye teması devam ettiriyor. Sosyal varlık olan insan, bazı kitlelercegenel olarak sürekli internette kalarak zaman zaman sıkılabiliyor, sosyalleşme ihtiyacı hissedebiliyor. Bu gibi durumlarda tüketicibazen e-ticaretikullanmak istemiyor, güvenmiyor ya daürünü görüp, ürüne dokunarak vekarşısında canlı bir müşteri temsilcisi ile muhatap olarak satın almak istiyor. Bu tercih son derece doğal olduğu gibi genç nüfus arttıkça bunun sonunda fiziksel noktaların dijitalleşmesi de kaçınılmaz olacaktır. 
Dijitalleşme sürecine öncesinde işletmesini ve şirket çalışanlarını adapte ederek, dijital alt yapısına yatırım yapan firmalar pandemi sürecinde bu dönüşüme uyum sağlamada zorlanmadığı gibi, müşteri profilini de şekillendirdi. Özellikle, teknolojiyle yakın ilişkide olan ve teknolojinin yoğunlaştığı dönemde doğan Z kuşağı tek tuşla istediği her şeye ulaşmak vehızlı bir yaşam sürmek istiyor. Sosyal medyayı etkin kullanıyor ve haksızlığa uğradığı yerde hakkını bu mecralarda duyurarak arıyor. Z kuşağını anlayıp o kitleye uygun kendini geliştirme yoluna giden işletmeler gelecekte kuşaklar arası köprü kurmada başarılı olacaktır.
Değişen dünyada gelişen sistemler ve artan rekabet ortamında dijitalleşmek tüm sektörler için bir seçenek olmaktan çıkıp yapmak zorunda olunan, bu sistemlerde yer alması gereken bir dönüşüm haline geldi. Müşteriler almak istediği ürünü mağazada gördükten sonra ya da mağazaya hiç gitmeden webden araştırıp yorumlara bakarak değerlendirmekte. Bu koşullarda Perakende firmalarının rekabette güçlü hareket etmeleri, değişen tüketici davranışlarına ve beklentilerine cevap verebilmeleri için yeni stratejiler üretmesi gerekiyor. Bu anlamda ARGE çalışmalarına yönelen büyük perakende firmaları, yapay zekayla nesnelerin interneti ile robotların çalıştığı bir üretim alanı oluşturuyor. 
Teknolojinin Gelişmesi Tek Başına Yeterli Mi?
Dijital dönüşüm denildiği zaman sadeceteknolojinin gelişmesi ve teknolojik unsurların varlığının yeterli olmadığı gibi tek başına işletmeler ve kurumların değil bu teknolojiyi kullanan insan faktörünün de gelişmesi, bu değişime ayak uydurmasıve dijital yenilikçi teknolojileri benimsemiş olması gerekir. Bu anlamda insan faktörü, iş süreçleri ve teknolojik unsurların bütüncül bir şekilde dijital dönüşmesi sağlıklı olacaktır, çünkü en iyi teknolojinin sunulduğu bir ortamda bu sürecinyeteri derecede anlaşılmaması,uygulamada yaşanan sıkıntılar ve dijital okuryazarlığın belli bir seviyede olmaması dijital dönüşüm sürecinin hedefine ulaşmasında aksaklık ve gecikme yaşatabilir.
Bugün artık dijital olmayan bir şirket faaliyet alanından bağımsız olarak başarılı bir şirket olarak tanımlanmıyor. Hızlı ve yıkıcı değişimlerde şirketlerin teknoloji şirketlerine dönüşmesi ve değişimde ayakta kalmasıARGE faaliyetlerine ve teknolojiye yatırımyapmasıyla mümkün olabilmekte ve bu yatırımişletmelerinonlarca yıl ayakta kalmasını sağlamaktadır. Dünyada ve ülkemizde hızlı bir şekilde yaygınlaşan ve işletmelerin, bireylerin bu sürece ağırlık vermesi, yatırım yapması ile dijital altın çağını yaşamaktadır. Neredeyse tüm günümüz elimizde akıllı telefonlarla, tablet ve PCbaşındageçiyor. İnternet sayesinde dünya artık dijital bir köy konumunda. Dünyanın öbür ucunda biriyle kontak kurarak ürününüzü pazarlayabilir, herkese ulaşma imkânı bulabilirsiniz.