Misafir Kalemler


DEFORMASYON ÇAĞI- Suna DÜNDAR

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı- Suna DÜNDAR


Sahte hızın ve yapay yeniliğin hüküm sürdüğü sentetik bir hız çağındayız. 
Öyle ki ‘yeni olsun da çamurdan olsun’ zihniyeti bellek kaybına, ‘yenidir öyleyse dEğerlidir’ anlayışı da kıymet yitimine neden oldu. Yeni olana koşma telaşı suni bir hıza neden olurken, yaşamımızın tek teğer ölçütü de yeni olana indirgendi.
Sürat, bir ‘yeni’nin; bir anlama sahip olmasına fırsat vermeden sürekli yeni bir yeni üretİLmesine, dolayısıyla henüz tanımlanamamış bu yeni yenilerin de, şeyler yığını olmaktan öteye gidememesine neden oldu.
Bunun sonu hem hatırasızlık hem de geleceksizliktir!
İlaçla eskitilmiş yırtık jeanlar ve kimi ucube giysiler, eski/yeni bağlamındaki kavram kargaşasının ilk göstergeleri olmuştur. Modo, yeni demektir. Moda ise, yeni olanla ilişkili olan anlamındadır. 
Demek ki modanın da modası geçmiş! 
O halde, yeni olan değerli değilse, bundan sonra ‘değerli olma’ durumunu neye göre belirleyeceğiz? Asrımızın değer biçme modeli aşınmış ve değerli olanın ne olup olmadığına ilişkin bir arayış başlamıştır. Zira insanın birincil derdi anlam kaygısıysa, anlam üretmenin temeli de kıymet olgusudur. Demek ki, kıymet olgusuna yeniden bakma zamanı gelmiştir. 
Sevindirici olan şu ki, uzun bir geçmişin ürünü olan insan, değer bilme ve kıymet üretme konusunda deneyimlidir. Zaman içinde sapmalar gösterse de, bunları hep bilegelmiştir. Örneğin iyilik, doğruluk, adalet, emek, değergamlık, sevgi, bilgi, vicdan ve benzeri nitelik ve olgular, her çağda ve kimsenin yadsıyamayacağı temel değerler olmuştur. 
Bu yazının yazıldığı bu günlerde, şu noktada, uygarlığımızın (sistemin) artık  sürdürülemez duruma geldiğini biliyoruz. 
Yeni bir ‘hayat tasarımına’ gerek vardır! 
Ortak yuvamız olan gezegenimizin kaynakları adına zararsız, din, ırk, ülke ayırımı yapılmaksızın tüm insanlığın paydaş faydası adına, çatışmasız ve işbirliğine dayalı yeni bir modele. 
Ve buna mecburuz!