Misafir Kalemler


Bir Yıldız Kaydı…

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


İhsan Barutçu Hoca Efendinin Hatırasına

Aslen Trabzon ili, Akçaabat nüfusuna kayıtlı olup Kırşehir’de ikamet eden 80 yaşında Hakkın rahmetine yürüyen Kurra Hafız İhsan Barutçu Hoca Efendiden bahsediyorum. 2018 yılı, Ramazan Bayramının 1. günü Cuma vaktinde, ruhunu Rahmana teslim eden, bölgemizin büyüğü ve alimi olan muhterem hocamız, abimiz sanki bir yıldız gibi ufuktan kayıp gitmiştir, memleketi aslisine… Gönül dostu Yunus Emre Hazretleri kalanlara selam olsun demişti, bizlerde gidenlere selam olsun diyerek arkasından dualar ve hatimler gönderiyoruz.

Yaşadığı hayata dönüp baktığımızda birçok hizmetlerini görmemek elde değildir. Hani iz bırakanlar diye yad edilir ya insan, işte bu ifade İhsan Barutçu Hoca Efendide tam manasıyla temerküz etmiştir.

Kur’an kursu hocalığı vazifesi esnasında sayısız hafız yetiştirmiş, muhtelif camilerde (Kapucu Camii, Müstean Camii vs.) iman ve Kur’an hizmetlerini de beraberinde yürütmüştür. Akşamları ev sohbetlerini ve medrese hizmetlerini bir ömür fahri olarak devam ettirdiği takdire şayandır. Cami kürsülerinde sorulu-cevaplı vaizlik derslerinden keyifle istifade edilmekte olduğu hatırımızdan çıkamamıştır.

İhsan hocamıza Rabbimiz keskin bir zekâ lütfetmiş, o zekasını İslam dinine hizmet yolunda sarf ettiğine tüm halkımız şahittir. Ücret almadan, Fisebilillah yolunda, yerel televizyon kanallarında defalarca dini sohbetler icra etmiştir. Halkı bilinçlendirme, Allah’ın emir ve yasaklarını tebliğ etme yolunda ömür dakikalarını nurlandırarak hayatını tamamlayan hocamız çevresine numune-i imtisal teşkil etmiştir.

Kur’an hizmetlerinde, maaşının dışında kesinlikle ücret talep etmeden fahri olarak, yalnızca Rıza-i İlahiyi hedef edinerek hayat sürdüren İhsan hocamız Hak yolunda bir mücahit makamına ulaşmıştır, İnşallah. Hangi toplumda ya da hangi platformda olursa olsun müspet hareket tarzını takip ederek sohbetin mecrasını İslam dinini anlatma ve dine hizmete ustalıkla yönlendirdiğine defalarca şahitlik etmişizdir. Yaşadığımız dakikalar emanettir, bunlar boşuna harcanmamalı, mutlaka Allah yolunda ibka edilmeli diye nasihatlerini sürdüre gelmiştir. Kırşehir çevresinde rahle-i tedrisattan geçen din görevlileri hatıralarını anlatırken sevgi ve saygı ile bahsettikleri görülmektedir.

İhsan Barutçu Hoca Efendi çok yönlü bir kişiliğe sahipti. Dini ilmi ehli sünnet dairesinde olduğu halde, diğer cephelerde de söz sahibi olduğu görülmekteydi. İdareciden devlet erkanına ve siyasi çevreden toplum otoritelerine kadar birçok şahsiyet mutlaka hoca efendiyle temas kurar ve fikirlerinden istifade ederlerdi. Hatta birçok hükümet erkanı tarafından kendilerine danışmanlık yapması için tekliflerde bulundukları da bilinmektedir.

Hocamızdan çok şeyler öğrendik. İlminden ve fikirlerinden azami mertebede olmasa da istifade ettiğimizi söyleyebiliriz. Her zaman gurur ve göz yaşı ile anlattığı bir hatırasını buraya yazıp sizinle paylaşmak istiyorum. Asrımızın Müceddidi ve Risale-i Nur tefsirinin müellifi büyük alim Bediüzzaman Said Nursi (r.a) hazretlerini ziyaret ettiğinden övgü ile bahsederdi. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri İhsan hocayı huzuruna kabul etmiş, “Seni manevi evlatlığıma ve talebeliğime kabul ettim” demiş, arkasından da ayrıca “Seni ahiret kardeşliğime de kabul ettim” diyerek onore etmiştir. Kendisi bu hatırayı anlatırken sanki başka bir haletiruhiyeye girerdi.  Bir ömür Risale-i Nur talebeliğine layık olmaya azami itina gösterdiğini bir iftihar vesilesi olarak bizlere naklederlerdi. Herkese nasip olmayan bu müjdeden dolayıdır ki, Kur’an tefsiri olan Risale-i Nur eserlerine hayat boyu hizmet ettiği görülmektedir. Hatta aldığı derslerden dolayıdır ki: “Evladım bu asırda şahsi kemâlat kişiyi kurtarmaz, Allah’ın dinine hizmet ederek kendinizi vazifelendirin.” diyerek bizlere telkinde bulunurlardı.

İhsan hoca efendinin bir de şairlik cephesi vardı. Espri niteliğinde hiciv şiirleri yazar, bulunduğu ortamları ve arkadaş çevrelerini renklendirerek neşelendirirlerdi. Şakalaşarak kimseyi kırmadan, dökmeden o sohbetlerden dersler çıkarılmasına vesile olduğu biline gelmiştir.

Hakka ve Rahmete yürüyen bu ilim ehli hoca efendinin hizmetlerini alkışlıyoruz. Efendimiz Hz. Muhammed (a.s.v.)’ın yolundan giden ehli sünnet alimi olduğuna şahitlik ediyoruz. Hak din olan İslam dinine son nefesine kadar hizmet ettiğine gönülden inanıyoruz. Vatan sevgisi ile mücehhez, ülkemizin dünya ülkeleri fevkine çıkmasından son derece memnuniyet duyduğunu sıkça işitmişizdir.

Allah ondan razı olsun,

Mekânı cennet olsun,

Efendimize komşu olsun,

Ruhu şad olsun.

 

EMEKLİ ÖĞRETMEN

MEHMET DEMİR