Handan YILDIZ BAYRAK


AH BU NESLİN ÇOCUKLARI! ZAMANE HASTALIĞI: HADİS İNKÂRCILIĞI

Çınar Kırşehir Gazetesi Köşe Yazarı


  Dünya hayatı çok enteresan değil mi? Hz. Adem’den bu yana milyarlarca yıl geçmiş; türlü akımlar insanların fikir dünyasında cirit atmış. Öyle demeyin canım her çağın kendine göre fikrî bir yapısı var neticede engizisyon mahkemeleri bile bir fikrin ürünü. Tarihten ders alma kısmına girmeden günümüzdeki akımlardan bahsedesim var biraz. Hani Cahit Zrifoğlu’nun “ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim” dediği günümüzden. Yazmaya uzunca bir süredir ara verdim bu arada yazılacak o kadar çok konu oldu ki zarif adama hak vermemek mümkün değil. Ama ben başlangıçtan, yani her şeyin ana sebebinden başlamayı tercih ediyorum. Hadis inkarcılığı… Şimdi diyeceksiniz ki ne alakası var yani LGBT’nin ya da çocuk tacirliğinin veya cinayetlerin hadislerle? Var efendim! Özellikle de hem bu pisliklerin hem de hadis inkârcılarının kökeninin aynı olduğunu düşününce bağlantı kurabilirsiniz. Haydi magazini bir kenara bırakalım ve işin aslına dönelim.

                Aslında geçmişi çok da yakına dayanmayan bir düşünce bu. Müslümanların elinden Kur’an’ı alamayacaklarını ve O’nu tahrib de edemeyeceklerini anlayan İslam düşmanları gözünü Allah Rasulü’ne dikmişler neticede Kur’an’ı teybin etme yani açıklama görevi olan Rasul’ü aradan çıkararak Müslümanların zihnini karıştırmayı hedeflemişlerdi. Bunu birçoğumuzun ismen ve cismen tanıdığı isimlerinin başında prof sonunda hoca olan kukla İslamcı adamlar tarafından yapmaya çalıştılar. Süslü sözlerle renkli ekranlarda boy gösterip insanların bir kısmını aldatmayı başardılar. Bu adamların en başta sünnet ve hadis anlayışı sapkındı. Geçen senelerde bu akımın destekçilerinden birisi şöyle diyordu: “Allah Rasulü yetimdi hadi sen de babanı öldürsene!” Allah Rasulü’nün sünnetine bakışlarındaki kokuşmuşluğu görüyor musunuz? Amaç sünnetin ve hadisin itibarını düşürmek. Sorsan Allah Rasulü’nün o günden bu zamana belki 40 hadisi ancak ulaşmış. Hadis imamları hatalılarmış mış mış… bu akım fikrî hezeyanlarla dolu fakat akıl tutulması yaşayanlar bunu anlayamıyorlar. Sadece Kur’an-ı Kerim’i baz aldıklarını söylerler, Allah Rasulü’ne Kur’an’dan başka bilginin ve ilmin verilmediğini iddia ederler fakat “Allah sana kitabı ve hikmeti indirmiş, sana bilmediğini öğretmiştir” (Nisa Suresi,113) gibi bir çok ayette geçen kitap dışı bilgiyi ve hikmeti açıklayamazlar. Onlar, sadece Kur’an’ı baz aldıklarını söylerler fakat Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de diğer peygamberlere verdiği vahiy dışı bilginin Hatem’ül Enbiya olan Allah Rasulü’ne verilmediğini iddia ederler. Onlara sorsan Hz. Muhammed ğaybden haber veremez, gelecekle ilgili O’ndan aktarılan rivayetlerin tamamı uydurmadır. Fakat Kur’an’da Hz. İsa’nın, Hz. Şuayb’ın, Hz. Salih’in ve daha birçok peygamberin gelecekten haber verdiğini bildiren ayetleri görmezden gelirler. Demek ki sonsuz ilim ve kudret sahibi Allah, dilediği kuluna ilminden dilediği kadar verir velev ki peygamberler diğer kulları gibi de değildir. Üstelik bu, hadis inkarcılarının delil diye gösterdikleri “gaybın anahtarı Allah’ın katındadır”( En’am Suresi,39) ayetine muhalif bir durumda değildir. Çünkü “Gaybı O bilir, gizlisini kimseya açmaz. Ancak elçi olarak seçtiği başka” ( Cin Suresi 26,27) Şimdi siz Allah’ın elindeki bilgiyi kimden sakınıyorsunuz? Ya da peygamberlere ilim olarak sadece yazılı olan vahyin verildiğini düşünenler Allah’ın rasullerine posta güvercini muamelesi yaparken hiç mi utanmıyor? Yani Allah dileseydi vahyi gökten bir kitap şeklinde indirir, insanların içine bırakır, sonra da onların kendi kasdettiği gibi davranmalarını ister, öyle davranmayanları cezalandırırdı. Düşünsenize Allah size rukû edin diye emrediyor ama rukûnun nasıl olduğunu Kur’an’da bildirmiyor. Rasul de göndermiyor. Sonra siz mesela yuvarlanarak rukû yapıyorsunuz benim rukûdan kastım bu değildi diye sizi cezalandırıyor. Bakın rasuller Allah’ın merhametinin en büyük delillerindendir. Hem de bütün çağlarda. Kutsal kitaplar içinde ne ararsanız birebir bulacağınız ansiklopediler değildir. Allah’ın zaten böyle bir iddiası da yoktur. Siz peygamberleri saf dışı bırakın sadece bu kitaplara bakın demez. Aksine “Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin ve onlara itaatsizlikten sakının. Eğer itaatten yüz çevirirseniz, bilin ki, elçimize düşen açıkça tebliğ etmekten ibarettir.” ( Maide Suresi, 92) der. “Şayet O’na (Rasul’e) itaat ederseniz hidayete ulaşırsınız.” (Nur Suresi, 54) Yani Rasul’e itaat etmezseniz dalalette ve sapkınlıkta kalırsınız. Hadisleri ve sünnetleri yok sayarak mı hidayete ulaşacaksınız? Şimdi siz bu uyarıları hiçe sayacaksınız ve büyük hadis alimlerinin itibarsızlaştırıp, duyduğunuz hadis metinlerini aklınıza göre yorumlayacaksınız, ya da bu fikri kimden öğrendiyseniz Kur’an’a arz edeceksiniz ayette varsa tamam yoksa hadisi reddedeceksiniz öyle mi? Ondan sonra da yine utanmadan Hucurat Suresi okuyup “Ey iman edenler! Kendi görüş ve hükümlerinizi Allah ve Rasûlü’nün verdiği hükmün önüne geçirmeyin.” ( Hucurat Suresi,1), “Ey iman edenler! Seslerinizi Peygamber’in sesinden fazla yükseltmeyin.” (Hucurat Suresi,2) uyarısına rağmen biz Kur’an’dan başka bir şey kabul etmeyiz diyeceksiniz öyle mi? Vay sizin aklınıza!!!

                Bir hocam şunu söylemişti “fıkıhta, akaidde, sosyolojide vs. fanatizmi kıracak tek şey hadistir.” Hadis inkarcılarının hedefi de tam olarak bunun aksi olan fanatizm ve Müslümanlar arası kaoustur.

                Hani yazının başında çağı kirletenlerle hadis inkarcılarının bağından bahsetmiştim ya aklıma gelmişken söyleyeyim, Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Hz. Muhammed’e hakaret eden karikatürlerden vazgeçmeyeceklerini söyleyip bu karikatürleri devlet binalarına yansıttı!

                Söyleyeceklerim bu kadar!

                Sulh ve selamette, Allah ve Rasulü’ne muhabbette kalın efendim…