Çerkez BOZDAĞ


DÜĞÜNLERİN DİĞER YÜZÜ


 
 
Dedim ki oğlanı baş göz edelim.
Bitmez masraflardan halimiz elim.
Takke yere düştü, göründü kelim.
Bu borçla sırtımız yerlerden kalkmaz.
****
Acıyı ağıda katık eyledik.
Eş, dost, akrabaya yalan söyledik.
Sınırlı bütçeye açtık bin delik.
Eşim ve çocuklar halimi takmaz.
****
Tam üç gün, üç öğün çay, kahve yemek…
Davulcunun derdi bahşiş istemek.
İki kilo altın acep ne demek?
Yanardağlar beni borç kadar yakmaz.
****
On sekiz bin tuttu yemek takımı.
Berbere binlikler saç-baş bakımı…
Çerezli, çalgılı kına yakımı…
Kellemi kesseler hiç akmaz kanım.
****
Geline isterler on beş bilezik.
Bir köşeye pusup kalmışım ezik.
Yüzüme felç geldi, sol gözüme tik…
Mobilya kâbusu beynimden çıkmaz.
****
Düğün biter bitmez sattım evimi.
Evlilik eza mı, masraf devi mi?
Yaptım çocuğuma son ödevimi.
Fırtınalar bizi bu kadar yıkmaz.