Çerkez BOZDAĞ


BAHTSIZ EMİNE


Yaşı on yediydi, adı Emine;
Sağlam basmaktaydı sanki zemine.
Özgürlük hakkıydı, ondan kime ne!
Zift karışmış sular nasıl durulsun?
Asgari ücretli yoksul babası,
Şu güzel dünyanın ta en kabası…
Kömür tanımamış kırık sobası.
Evde ekmek var mı, hali sorulsun.
Bu yoksul hayattan bıktı Emine.
Bütün kuralları yıktı Emine.
Her gece sokağa çıktı Emine.
Anasının beli nasıl doğrulsun?
Sokakta bir özgür arkadaş buldu.
“Kara sevda” diye ona sokuldu.
Acımasız hayat nasıl okuldu?
Niçin hür çiçeğe damga vurulsun?
On beş gün boyunca içki, sigara,
Açtı yüreğine onulmaz yara.
Umutlar mezarda, alında kara…
Haline bakanda yürek burulsun.
Evden sokaklara kaçıncı kaçış?
Dostlardan sitem var, şeytandan alkış…
Ana-babasının ömürleri kış…
Perişan halleri neye yorulsun?
Kime güvendiyse hemen satıldı.
Gencecik ömrüne zehir katıldı.
Bir gün yükseklerden yere atıldı.
Bahtsız Emine’ye mezar kurulsun.