Emine ŞAHİN


Bir Zeytin Tanesi


“Bir zeytin tanesi, bir bardak su ve biraz tevazu “
 
‘ Ey oruç ! Tut bizi mahyalarda görmeyi en çok sevdiğim en samimi cümle.
Nerde o eski ramazanlar? Sorusu ise en acınası kabulleniş gibi geliyor. Sahurda uyandığında ilk işi penceresinden diğer yanan ışıklara bakıp kendince oruç tutan, tutamayan sayısını belirleyen zavallı insancık. Çağrı filmini izlemek olmazsa olmaz bir gelenek. Açlıkla imtihanı zor geçenlerin öfkesi,orucu uykuya tutturanların şiş, gözleri. Sokakta ‘bu yıl da doğru dürüst oruç tutan çok az kardeşim ‘ muhabbeti. Televizyon kanallarında orucu bozan durumlara yeni bakış açıları, diyetisyen önerileri, yenmesi yada yenmemesi gereken gıdaları anlatma çabası. Ramazan fırsatçıları , sıcak pide kuyruğu, çok kilo aldım nasıl vereceğim kaygısı,akrabalar iftar daveti telaşı…
Her şeyiyle sonlarına yaklaşırken içimizi hüzün kaplayan, bir ay boyunca süren nefsi terbiye etme mücadelesi,ruhumuza ,bedenimize kısa bir mola dünya nimetlerine, alışkanlıklarımıza , vazgeçilmezlerimize,
Ona en çok hoş görmek yakışıyor, yetinmeyi bilmek elbette. İyilik etmek, şükretmek, olumlu düşünmek, endişelerden korkulardan, pişmanlıklardan uzaklaşmak. Yargılamamak, hor görmemek,sevmek en çokta paylaşmak ekmeğimizi suyumuzu. Kim olursak olalım eşitlenmek aynı sofrada..
Sabrın insan doğasının en güçlü şekillendiriciliğini en zamansız en sağlam ruhsal terbiye aracı olduğunu tecrübe ettiğimiz buna imkân sağladığımız günler bekliyor bizi. En büyük mutluluğun sevdiklerimizin sağlığı ve sıhhati olduğunu bilmek ve bunun için şükretmek gerekiyor.
Hatırlamak birde, zamansız… Veda etme şansı bulamadıklarımıza. Canım amcama böyle bir ayda doğduğundan mıydı Ramazan konmuştu adı bilmiyorum. Dilerim nur yağsın üzerine yağmura doyan toprak misali (Âmin)