Çerkez BOZDAĞ


YANANLAR (4)


Varmaz sevda yolumuz mutluluk baharına.
Alıştık elemlerin tipisine, kar’ına.
Bakar mı aç insanlar ümit ile yarına?
Sanmayın dünyamızda tipi dinecek gibi.
 
Bizde sevda fidanı azap dallanıyordu.
En çaresiz yetimler açlıktan yanıyordu.
 
Sordum: “Nice halimiz?” dediler ki: “Göçelim.
Tarlalarda ekin yok, bağlardan da geçelim.
Kentlerde kendimize yeni işler seçelim.”
Eyvah! Bizim köylerde ocak sönecek gibi…
 
Terk edilmiş çardaklar bomboş sallanıyordu.
Dağlardaki ocaklar sahipsiz yanıyordu.
 
Unuttular açları biraz refah bulanlar.
Unuttular toprağı şehirlere dolanlar.
Size kimler acısın ey sahipsiz kalanlar!
Bahtımızın yıldızı gökten inecek gibi.
 
Bizim sönmüş yıldızlar azap pullanıyordu.
Kederler çemberinde ömrümüz yanıyordu.
 
Hatırlattı mazimi göz çeşmemden akan su.
Kurşun oldu beynimde mutluluğun sorusu.
Bizde keder yeşertti çiçeklerin kurusu.
Koptuk gülden, bahardan kış görmüş böcek gibi.
 
Bizim ümit böceği ölüm pullanıyordu.
Hatıralar zihnimde kavrulup yanıyordu.
 
Bunca tembel insanla toprakta olmaz verim.
Boş gezen bir gençlikten nasıl fayda beklerim?
Nerde toprak uğrunda şevkle öleceklerim?
Terk edilen her tarla sönmüş bir ocak gibi.
 
Ülkemin her bucağı kanla sulanıyordu.
Yavrusuna yaş döken analar yanıyordu.