Avşar CİHAN


Kırgınlık Var Mı?


         24 Haziran seçimlerine, şunun şurasında bir ay kaldı.
         Partiler adaylarını belirledi; saha çalışmalarına başladılar.
         Listeler ile ilgili bazı huzursuzluklar olsa da, kimi adaylar listelerde yer bulamamış olsa da, partilerdeki deprem etkisi, bir müddet sonra unutulur diye düşünüyorum.
         Tıpkı geçmiş seçimler öncesinde olduğu gibi!
         Ne yapılırsa yapılsın, geri sayım başladı, nefesler tutuldu.    
         Liste dışı kalanlar, şimdiden "nerede yanlış yaptık?" hesabına girmeye başladılar.
         Kırşehir'de 7 parti seçime girecek.
         Bunlardan 4-5 tanesinin tabanı var.
         İki partinin adayları ise pek tanınan isimlerden oluşmuyor.
         Ya da biz öyle biliyoruz.
         Kırşehir'deki en büyük sürprizi AK Parti yaptı.
         Aday adaylığı için Milletvekilleri Mikail Arslan ve Salih Çetinkaya ile birlikte 21 kişi başvurmuştu.
         Listeler ilan edildi, iki milletvekili listede yok.
         İlk sırada Mustafa Kendirli, ikinci sırada Necmettin Erkan var.
         İki yeni isim.
         Mustafa Kendirli, AK Parti Kırşehir Teşkilat için yabancı değil.
         Yakın zamana kadar İl Başkanı olarak görev yaptı.
         İl Başkanlığı döneminde yorulmadan çalıştı, tabanlı iyi ilişkiler içerisinde oldu.
         Nitekim, temayül yoklamasında en fazla destek gören isim olduğunu duyuyoruz.
         AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "eskileri" listeye koymadı, kendine göre belirlediği kıstaslarla "yenileri" listeye koydu.
         CHP'de ise, 13 yıl il başkanlığı görevinde bulunan Yılmaz Zengin'in yerine, iki genç isme yer verildi.
         Parti tabanının büyük çoğunluğu, doktor olan Metin İlhan ile avukat Çağdaş Gökalp'e sıcak bakıyor.
         Ya en az bize gelen bilgiler bu yöndeydi.
         Genel Merkez, Metin İlhan ve Çağdaş Gökalp'te karar kıldı.
         CHP'de bu defa "kol kırılır, yen içinde kalır" misali, tepki dışarıya yansımayacak gibi.    
         Öyle ya, listeler şekillendi.
         Bu tabloya bakarak itiraz etmenin pek yarar sağlamayacağını herkes gördü.
         Gözler, "Küskünler çalışacak mı?" sorusuna çevrildi.
         Bana göre birkaç gün sonra sular durulacak, davasına inananlar sahaya inerek çalışacak.        
         Nitekim, CHP'de uzun yıllar il başkanlığı yapan Yılmaz Zengin, "Parti teşkilatının emrindeyim" açıklamasında bulundu.
         Tecrübeli siyasetçiler, geçmiş dönemlerde yaşananlardan ders çıkaracak, küskünlerin veya yanlış yapanları bir daha politika yapma şansının kalmadığını bilerek kırgınlığa yer vermeyecekler.
         Yani trenden inen, bir daha aynı trene binme şansının kalmayacağını bilecek.
         Elbette, ilk günlerde kırgınlıklar hemen ortadan kalkmaz.
         Birkaç gün sonra durum netleşecek.
         Önemli olan birkaç gün düşünüp öyle hareket etmek.
         Siyasette, bir saat bile çok önemli olduğu unutulmamalı ve teşkilat ile ipler koparılmamalı...