Hamdi ŞAHİN


Seç Beğen Al!


         Devir değişti, seçiyorsun, beğeniyorsun, alıyorsun ama tersi olduğu zamanlarda oluyor.
         Her yerde her şartta olmuyor beğenme eylemi, seçip alma eylemi.
         Kırşehir pazarına gidiyorsunuz hepiniz, tezgahtarlar yani pazarcıların çoğu bağırıyor: Seç beğen al kilosu 3 lira!
         Bazısı da seçtirmiyor biberler tatlı diyor, dolduruyor poşeti, inanıyorsun eve gidiyorsun; kimi acı, kimi tatlı.
         Kırşehir Kılıçözü Sanayi Sitesi'ne gidiyorsun; tamirci "parça değişecek kesin abi’’ diyor, inanıyorsun.
         Sonra başka tanıdık ustaya rastlıyorsun üçte bir fiyatına hallederdik diyor.
Yalnız falcıları kimse yalanlayamıyor, sana "yüreğin kabarmış diyor, inanıyorsun.
Belediye civarında ki piyangocular gözünün içine bakarak "size de çıkabilir, son gün diyor’’ inanıyor, alıyorsun bir tane.
         Herkes bir şeyler seçiyor veya seçemiyor ama inanıyor.
         AVM'lerde ne yapıyoruz?
         Giysilerimizi, modellerimizi, kumaşımızı özenle seçiyoruz.
         Ayakkabılarımızın yumuşaklığını, sağlamlığını sorup, inanıyoruz.
         Kırşehir’den Ankara’ya mı gidilecek güvenli firmaya bakmıyoruz, ucuzuna bakıyoruz, seçiyoruz.
         Markette peyniri seçemiyorsun yani tadına bakmadan alıyorsun, ya pazarda?
         Peynirin yağlı olup olmadığına tadarak bakıyorsun, inanıyorsun, seçiyorsun ve alıyorsun.
         Balığın gözlerine bakıyorsun, seçiyorsun bilmiyorsan inanarak balıkçıya hallediyorsun.
         Kavunu kokluyorsun, bastırıyorsun birde her defasında altına, yöntem hep tutmasa da tutma ihtimaline inanıp seçiyorsun.
         Peki şimdi nasıl yapacaksın sene 2017’de?
         Sağlamı çürükten, doğruyu yanlıştan, arkadaşı düşmandan nasıl ayırt edeceksin?
         Soru sağlam, esaslı ve yerinde bir soru.
         Ancak devrin paradigmalarına ters bir soru, oynak zemine dik sorular geldi mi zeminde ne yapacağını bilmiyor.
         Gündüzün bile geceyle karışma ihtimali varken, doğru arkadaşı doğru kardeşi nasıl bulacaksın?
         Birisi sana zulmediyorsa canını yakıyorsa eşin, yoldaşın ona adaleti ya da ilahi adaleti nasıl anlatacaksın?
         Bir şey satın almaya kalktığında Ahilik müessesine yakışmayacak şekilde seni kandırmaya çalışana ne yapacaksın?
         Seç beğen al deyip ölümü gösterip sıtmaya mı razı edeceksin.
         O zaman kusura bakma işte senin yaptığında iş değil.
         Şunu bilmeli insan asıl hüner almak değil, seçmek.
         Seçtiğinin kumaşına, parçasına, dokusuna, kokusuna inanmak.
         Bu da zor zanaat ya doğuştan olur azınlıkta, ya sonradan öğrenilir orta yaşta, ya da ömrü vefa etmeden öğrenemeden yani seçemeden göçer diğer diyara insan.