Sahurda tok tutan yiyecekler yiyin

Kırşehir İl Sağlık Müdürlüğü resmi internet sitesi üzerinden sahurda beslenme konusunda Kırşehirlilere uyarılarda bulundu. Kırşehir İl Sağlık Müdürlüğü resmi internet sitesi üzerinden yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Müslümanlar için mübarek olan ve oruç ibadetinin idrak edildiği Ramazan ayı tüm yurtta karşılandı. Ramazan ayı ile beraber, vatandaşlar da sahur ve iftar sofralarında tüketilmesi gereken gıdalarla ilgili araştırma yapmaya başladı. Sahurda tüketilen sağlıksız besinlerle mide yorularak, sindirim sorunlarına neden olabiliyor. Sahurda tüketilen besinlerin hem tok tutma özelliği hem de gün içerisinde oluşabilecek mide problemlerinin önüne geçilmesi açısından önemli. Beslenme uzmanlarına göreyse iyi bir ramazan sofrasının iftarda da sahurda da mantıklı ve makul olması gerekir.
TOK TUTAN SAHUR
 Yumurta: Vazgeçilmez bir sahur seçeneği. Onu omlet olarak ya da menemen gibi sebzelerle zenginleştirerek tüketmek en doğrusu. Peynir: Başlı başına bir sahur seçeneği olabilir. Onun yerine yoğurdu da tercih edebilirsiniz. Proteinli salatalar: Ton balığı, tavuk ve et parçalarıyla zenginleştirilmiş salatalara da sahurda yer verebilirsiniz. Baklagiller: Bol mercimekli salatalar, kıymalı mercimek, nohut, fasulye karışımları sahur için iyi seçimlerdir. Posa zengini çorbalar: Özellikle kuru baklagil eklenmiş yoğurt çorbaları, yulaf kepeği ve mercimek eklenmiş sebze çorbaları ile nohutlu çorbalar akılcı sahur seçenekleri arasında. Etli dolmalar: Dolma hazırlarken pirinç yerine kepekli bulguru tercih etmenizi öneririz.Taze meyveli veya kuru yemişli yoğurtlar: Taze kayısı, elma, muz, çilek parçaları veya badem, ceviz, fındık eklenmiş bir kâse yoğurt, Yağlar: Zeytinyağı ve ketentohumu yağı, tokluk süresini uzatır. Bu nedenle sahur seçeneklerinize bu yağlardan ekleyebilirsiniz. Ayran, kefir: Ayran mükemmel bir sahur içeceğidir. Ancak sahurda sadece ayrana değil, kefire de yer vermeyi düşünün. Cacık da içecek yerine geçebilir. Badem, fındık, fıstık: Her sahura iki adet ceviz, üç adet fındık, dört adet bademle başlamanızı tavsiye ederim.
Öte yandan, iftarda yemeklerinizi yavaş yiyin. Kompostolarınızı şeker yerine tarçın çubuğu kullanarak tatlandırın. Kimyon sindirimi rahatlattığı için az miktarda da olsa iftar sofralarınızda kullanmaya özen gösterin.
Ramazan’da en çok mide yanmasından ve hazımsızlıktan şikayet edilir. Aslında bu şikayetlerin nedeni oruç değil, çoğu zaman iftar ve sahurda tüketilen gıdalardan kaynaklanır. Oruç tutarken mide rahatsızlığı geçirme riski en yüksek olan kişiler; gastrit, ülser ve reflü hastalığı olanlardır. İftarda ve sahurda fazla yemek yenmesi, sahurda yemekten hemen sonra yatılması, reflü ataklarını tetikleyebilir. Ayrıca uzun süren açlık sonrasında zamanla sindirim sisteminin hareketleri de azalmaktadır. Bu nedenle iftarda hızlı ve fazla yemek yemek karında şişkinliğe, hazımsızlığa yol açabilir. Midelerinde gastrit veya ülser sorunu olanların oruç tutmaya başlamadan önce tedavilerini tamamlamaları tavsiye edilmektedir. Henüz tedavisi süren ülser hastaları, yeni geçirilmiş mide kanaması, mide kanseri, ciddi reflü hastalığı veya çeşitli mide hastalıkları nedeniyle beslenme güçlüğü olanların oruç tutmaları ise sağlık açısından sakıncalı durumlara neden olabilmektedir.
SAĞLIKLI ORUÇ TUTMANIN YOLLARI
Hem sahur hem de iftarda yemeklerinizi yavaş yiyin. Lokmalarınızı çok çiğneyin ve bol su için. Mide şişkinliğinden kaçınmak, uyku kalitenizi de arttıracaktır. Yağlı, acılı ve baharatlı yemeklerden kaçının. Oruç süresince vücut çok uzun süre susuz kaldığından sıvı kaybını telafi etmek için iftar ile sahur arasında sık sık su içmek gerekir. Oruç sırasında çok susuyorsanız, sahurda turşu, kuruyemiş gibi tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden uzak durmalısınız. Oruç süresince kan şekeri düşer. İftar yapıldığında kan şekeri hızla yükselir. Bu nedenle azar azar ve sık beslenme ilkesi iftar sonrasında da uygulanmalıdır. Ramazan'da hareketsiz kalmamaya özen gösterilmelidir. İftardan 2 saat sonra kendinizi çok yormadan yürüyüş yapabilirsiniz. Fazla yediklerinizi yakmak için tok karnına yürüyüş yapmanın, koşmanın, spor salonlarında aşırı efor harcamanın sakıncalı olduğunu da unutmayın.
RAMAZAN'DA KİLO VERMEYE DEĞİL ALMAMAYA ÇALIŞIN
Oruç asla bir kilo verme yöntemi değildir. Çoğu kişi Ramazan'da zayıflayacağı yanılgısına düşer. Oysa metabolizmanın yavaşlaması nedeniyle Ramazan'da kilo alma riski düşeceğine artar. İftar vaktinde tüketilen yoğun karbonhidrat içerikli gıdalar, iştah açmada önemli rol oynayan insülin hormonunun salgılanmasını tetikler. Hem açlık hem de iştah oranının yükselmesi normalden daha fazla ve daha hızlı yemek yemeyle sonuçlanır. Aşırı doygunluk hissiyle gelen hareketsizlik ise doğal olarak kilo artışına yol açar. Ramazan'da özellikle hamur işi yiyecekler, pide ve tatlılar yüksek kalorili olmaları nedeniyle kilo artışına neden olur. İftarda yavaş ve az miktarda yiyip, birkaç saat sonra ara öğün gibi takviye almak en ideal iftar sofrası olarak önerilir. Ramazan'da kilo almayı engellemenin en önemli yolu bol su içmektir. İftarla sahur arasında 2,5 litre kadar su içmeye dikkat edin. Ramazan'da baharat tüketimine de dikkat edin. Kompostolarda şeker yerine tarçın çubuğu kullanarak tatlandırma yoluna gidin. Kimyon sindirimi rahatlattığı için az miktarda da olsa kullanmaya özen gösterin. Zerdeçal ise safra keseniz için faydalı olacaktır. İftara çorbasız başlamayın. Özellikle sebze ve yoğurtlu çorbalar hem sindiriminizi kolaylaştırır hem de doygunluk hissi vereceği için fazla ve ağır yemek yemenizi engeller. Doyma hissi ilk lokmadan 13 dakika sonra beyine ulaşır. Bu yüzden çorbadan ana yemeğe geçmeden önce 3-4 dakika ara verin. Kabuklu meyve tüketin. Bu hem tokluk hissini arttırır, vitamin desteği sağlar hem de bağırsağın çalışmasına yardımcı olur. Son olarak iftardan 1-1,5 saat sonra 45-60 dakika boyunca tempolu bir şekilde yürüyün. Bu metabolizmanızın yavaşlamasını engeller. Böylece hem formunuz hem de sağlığınızı korumuş olacaksınız.
 

Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor



YAZARLAR