Kırşehir'de Deprem Olacak Mı?

Kırşehir Akpınar 1938 Depremi ve Kırşehir fay hattı çalışması yapan Sinan Bozkurt Çınar Haber Merkezi'ne öyle açıklamalar yaptı ki 'Kırşehir'de adeta yer yerinden oynayacak' dedirtti.

     Lise öğrenimini tamamladıktan sonra jeolojik olaylar ile ilgili yaptığı araştırma ve öncesinde yaptığı deprem tahminleri sosyal medyada gündeme damgasını vuran çarpıcı araştırmaları ile dikkat çeken Sinan Bozkurt, Elazığ'da yaşanan depremin prova olduğunu ve sarsıntıların büyüyerek devam edeceğini açıkladı. 
    Bozkurt, Kırşehir'deki aktif fay hatlarının mutlaka tespit edilmesi ve kırık hatların ise incelenmesi gerektiğini ifade ederek, Akpınar ve başka mahallelerde vatandaşlarla yaptığı görüşmeleri de aktardı. 
    Jeolojik olay meraklısı Bozkurt, Kırşehir'de ciddi çalışmaların yapılması gerektiğinin altını çizerek şu bilgileri aktardı: "1979 Kırşehir doğumluyum. İlk, orta, lise öğrenimimi Kırşehir’de tamamladım. 16 yıla yakındır jeoloji ile ilgileniyorum, kendime ait sosyal medya deprem araştırma grubum var, öngörülerimi 2017 yılın Ocak ayında yazmaya çalışmalarımı da Nisan 2017 yılından itibaren yapmaya başladım. Neden 1938 depremi ve Kırşehir faylarını araştırmaya karar verdim kısaca açıklamasını yapayım. 
    10 Ocak 2016 yılında büyüklüğü 5,1 olan merkez üssü Çiçekdağı Hacıduraklı köyü olan deprem sonrası maden tetkik arama tarafından yapılan açıklama da bölgede fay hattı deprem nasıl oldu çok iyi incelemesi gerek diye basın açıklaması yapmıştı. Daha önce bölgede 2004 yılında Yozgat Bozok Üniversitesi Jeoloji Anabilim dalında görevli olan Doç. Dr. Uğur Temiz tarafından doktora tezi hazırlanmış depremin olduğu yere yakın Manahöz fayını bulmuş Yerköy fayı ile ilişkilendirilmiş fay hattından kaynaklı gözüküyordu. Yalnız depremin artçıları fay doğrultusunda değil zıt bir noktada kuzeybatı güneydoğu yönüne doğru devam ediyordu. MTA’nın Kırşehir bölgesi haritasını çıkartarak 2003 yılından itibaren meydana gelen depremi haritaya yerleştirerek çalışma başladım. Bu deprem Batı Doğu Güneydoğu yönüne devam eden Manahöz fayına yakın gelen fay hattından kaynaklı olduğunu gördüm, yalnız sadece bu değildi. Kırıkkale Erbaa fay hattından Delice tarafından ayrılıp Akpınar ilçesine doğru devam eden KD-GB yönlü fay hattını ortaya çıkardı. 1938 Akpınar depremi ile ilgili doktora tezlerini okuduğumda birçok hatalar ile karşılaştım. Cumhuriyet Gazetesinin depremden sonra ki haberde 50-60 km kırık olduğunu yazıyor, depremin Çanakkale, Tekirdağ illerine kadar hissedildiğini, Boyabat, Tosya, Çankırı Ilgaz, Çorum Sungurlu ilçelerine bağlı köylerde yıkılan evler ve ahırlardan bahseder. Bu bilgiler ışığında Akpınar ilçesinde halkla yaptığım mülakata başladığımda yanılmadığımı ve doğru iz üzerinde olduğumu anladım. Köşker Kasabasında Ilıca Deresi kenarında deprem anında kan renginde kaynar su çıktığını ve deprem kırığı oluştuğu söylendiği bölgeye gittim. Deprem kırığı ve kırıktan çıkan suyu görüp resimledim ve fay hattı belirgin şekilde devam ediyordu bu fay hattına Ilıca Kırığı ismini verdim, yalnız bu fay 14 km deprem kırığının doğusunda olması depremin farklılığını ortaya çıkartıyordu. Hanyeri Sarıkaya köyünde köylüler ile yaptığım görüşmede yarılan tepe olduğunu ve 1938 deprem kırığının köyünden Kuzeydoğusunda 2 km uzağında görüldüğünü söylediler köylülerin tarif ettiği tepeyi buldum iki noktada yaptığım çalışma depremin yaklaşık 7,4 ya da 7,5 olduğunu gösteriyordu. Akpınar Kaman yol ayrımı Mezarardı mevkiinde bahçe içerisinde kan renginde sıcak su çıkışı olan ve kaybolan yerde yaptığım çalışmada fay hattı ortaya çıkarttım. Fayın Kırşehir Kayseri yolu devamında soğuksu kaynağı vardı. Doktora tezinde Köşker kasabasında öğretmenlik yapan deprem anını yaşayan öğretmenin yaşadıklarına yer verilmiş depremin yaklaşık 1 dakikaya kadar sürdüğü iki ayrı aynı şiddette olduğunu anlatıyordu. Buda iki ayrı depremin aynı anda olduğu iki şekilde kırıldığını 14 km kırığın o dönemdeki şartlarda çizildiğini ve eksikler olduğunu gösteriyordu. İzleri takip ederek 1938 kırığı iki ayrı şekilde oluştuğu 7 üzeri bir deprem arkasından 6’lık ana artçı şok şekilde geliştiğini deprem kırığının Ödemişli köyüne kadar gittiği yönünde izler var. Maalesef Kırşehir’de fay hattı Akpınar’da var denilerek hiçbir şekilde ciddi çalışma yapılmaması, 1938 depremi ile ilgili ciddi çalışma yapılmaması hangi fay hatlarına stres bindirdi deprem riski nerde birikti ortaya çıkartılmaması Kırşehir merkezde tehlikenin ne kadar büyük olduğunu gösterdi. Boztepe ilçesi yakınlarında başlayıp KD-GB yönüne doğru devam eden Oralsan Sanayi mevkiinde belirgin olan iki kol halinde devam eden fay hattı buldum. Bu fay hattı Terme yönüne ve Türbe kenarında mezarlığın duvarını keserek Lise caddesine doğru devam ediyor. İkinci fay hattı Ağbayır mevkiinde yeni yapılan huzurevi ve arkeoloji müzesi hizasında iki kol halinde devam eden fay hattı, bu fay hattı çevre yolu sonunda derin fay yarıkları şeklinde devam ediyor. Terme caddesinde iki kol halinde devam eden fay hattı bu fayın kırıldığına dair izler var. 1938 depremi Kırıkkale Erbaa fayına ve Yerköy fayına stres bindirdiği bu fayların ciddi deprem üretme riski olduğu açıktır. Kırşehir çalışmalarım devam edecek yeni fay hatları ortaya çıkacak umarım Kırşehir dikkate alınır ciddi bir çalışma yapılır." 


    Elazığ'da yaşanan depremi yaklaşık bir ay öncesinden yaptığı araştırmalara dayanarak tahmin eden Sinan Bozkurt, Çınar Kırşehir Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Seda Kızıltepe Baysal'ın sorularını yanıtladı. 
    Boz kurt açıklamasında şunları aktardı: "Elazığ'da olan deprem ilk hareketliliğini Aralık ayı içerisinde 5.1 büyüklüğündeki depremle başlandı. Daha önce bir deprem öbeklenmesi vardı. Ama bu fayın kırılması biraz daha erken gibi duruyordu. Çünkü bunun hemen güney batısında Türkoğlu-Gölbaşı segmenti dediğimiz bir fay hattı var. Bu fay hattı 905 yıldan beri kırılmayı bekliyor ve enerji biriktiriyor. Eğer depremin dağılımına baktığımız zaman da bir ya da iki tane ana fayın kırıldığını gösteriyor. Çünkü en son 1890'lı yıllarda olan bir deprem var. Bu deprem Hazar cınar kırsehir Gölü'nü oluşturan bir deprem ve 7 üzeri büyüklüğünde bir deprem. Tarihine baktığımız zaman biraz daha erken tarihte gelmesi bekleniyordu ancak paralelinde devam eden aynı uzunlukta depremlerin dağılımına baktığımızda Keban Barajın tarafına doğru giden bir hattın dan kaynaklı olması çok yüksek. Aşağıda Pütürge segmenti de kırılmış olabilir. Doğu Anadolu Fayı uzun zamandır deprem üretmiyordu. 1939 Erzincan depremi ile başlayan ve Marmara'ya kadar devam eden deprem göçü 99 depremi ile birlikte birkaç nokta dışında kendini tamamladı. Şimdi sıra Doğu Anadolu Fayı'nda. Doğu Anadolu Fayı Tanzanya'dan başlayıp Kızıldeniz'i ortadan keserek devam cınar kırsehir eden İsrail- Lübnan üzerinden Hatay'a kadar devam eden Ölüdeniz Fayı Rodos Adası açıklarından başlayıp Güney Kıbrıs'ın aşağısından deniz içerisinden devam ederek İskenderun Körfezi'nden gelip Kahramanmaraş yakınlarından birleşen ve Bingöl- Karlıova ilçesine kadar devam eden fay hattına Doğu Anadolu Fayı diyoruz. Geniş bir alanda da hissedilmesinin sebebi bir çok noktada devam eden uzun bir fay hattı olması. Kuzey Irak tarafında hissedilmesinin geniş bir alanda sebebi ise Gölbaşı civarında başlayıp Diyarbakır- Siirt- Van ilinin güneyi - Hakkari- Kuzey Irak- Basra Körfezi'nden Hint Okyanusu'na kadar devam eden Güney Doğu Anadolu bindirme kuşağı yer almaktadır. 2018 Kasım ayında 7.3 Kuzey ırak Depremi'nde de Elazığ dahil geniş bir alanda hissedilmesi bu fay hatlarının birbiri ile bağlantılı olmasından kaynaklıdır. Pekala bu deprem bize neyi anlatıyor? Bu deprem 6.8 büyüklüğünde sol yanal atılımlı fay hattı olan doğu Anadolu Fayı'nın bir provası olarak değerlendirebiliriz. Neden provası diyorum? Çünkü bu fayın Güney Kıbrıs İskenderun Türkoğlu Gölbaşı hizasına kadar olan ki bölge 905 yıldan beri suskunluğunu korurken son zamanlarda çevresindeki bütün faylara baskı yapıp Hatay Hassa, Osmaniye ve Adana Kozan ilçelerinde 4 üzeri ve 5 üzeri depremler ürettirdi. 
     Türkoğlu-Gölbaşı segmentinin suskun kalması bu son depreme bir tane deprem dışında tepki vermemesi sıkıntının cınar kırsehir ciddi olduğunu ve büyük olduğunu gösteriyor. Depremin günü, saati ve zamanı verilemez. Gün ve saat kavramından öte deprem riski olan bölgelerle ilgili çalışmalar yapıp o bölgedeki insanların uyarılarak önlem alması, yalnız bu önlem dışarıda kalarak değil, ya da evde uykusuz geçirerek hayatımızı alt üst edecek şeklinde değil, evimizdeki eşyalarımızı sabitlemek, oturduğumuz binanın depreme dayanıklı olup olmadığını kontrol ettirmek ve içeride ve dışarıda deprem anında ne yapmamız gerekiyor bunun hazırlığını yapmak ve kendimizi eğitmek. 
    Bu konuya açıklık getirdikten sonra ikinci risk bölge için yaklaşık Adana civarında başlayıp Kozan, Göksun, Elbistan, Çağlayan Cerit Hekimhan, İliç ilçesinde kavşak yapıp Tunceli Ovacık hizasına kadar giden Erzincan'da Kuzey anadolu Fayı ile fayıyla ilişikli olduğunu düşündüğüm Malatya Ovacık Fayı 2400 yıldan beri yüzey kırığı oluşturacak bir deprem üretmemiş, son yıllarda bu fayın çevresindeki tali faylarda orta şiddetli depremler görülmüş, son Elazığ depreminde 2. depreme sıçrama noktası da Malatya Fayı yakınlarında oldu. Bu da bu fayın da heran bir deprem üretme riskini ortaya çıkartıyor. 


    Yine depremin olduğu noktada Gölbaşı'ndan ayrılıp Sincik, Çüngüş, Ergani ve Dicle ilçelerinin kuzeyinde devam eden Güneydoğu Anadolu Bindirme Kuşağı da bu deprem riski içerisinde yer alıyor. Türkiye'de olan sen depremlere baktığımızda ilk önce 5.8 İstanbul ki bu Kuzey Marmara kolunun Deprem üretmek için hazır olduğunu ve kendini öne çektiğini yalnız buradaki riskin yüksek olmasına rağmen Marmara Kuzey Kolu'ndaki faydan daha tehlikeli ve uzun zamandır suskun olan Dokurcular Vadisi'nden ayrılıp Geyve, Mekece, İznik, Gemlik, cınar kırsehir Bandırma hizasında devam eden Kuzey Anadolu Fayı Güney Kolu çok büyük risk taşımakta. Geyve fayı yaklaşık 600 yıldan beri stres biriktirmekte, Bandırma Fayı ise yaklaşık 1000 yıldır suskunluğunu korumakta. Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde deprem göreceğimiz yerler burası. özellikle Güney Kolu ve çevresi 20 Mart 2019 tarihinde olan Denizli-Acıpayam Depremi, Ağustos ayında olan Denizli-Bozkurt depremleri, 4 ay ara ile 6 üzeri depremler oldu. Bu da bize gösteriyor ki, Ege genelinin ciddi stres taşıdığı son olan Akhisar depreminde ki bu deprem 6 üzeridir, yeri tespit edilmemiş bir fay hattından kaynaklandı.  Denizli'de olan depremler de dahil yerleri tespit edilmemiş fay hatlarından kaynaklandı. 
    Türkiye'de yerleri tespit edilmemiş bir çok fay hattı var ve bunlar çok büyük risk taşıyor. Ve bu faylardan gelecek depremler çoğunlukla yıkıcı olacak! Ve büyük risk altına alacaklar. Ankara'nın Akyurt ilçesi Ahmetadıl  Köyü'nde 4.6 depremi de Kuzeybatı-Güneydoğu yönümlü bölgedeki dereleri yamultarak devam eden yeri tespit edilmemiş bir fay hattından kaynaklandı. Kırşehir-Kaman ilçesi Tepeköy'de olan 3.1 büyüklüğündeki deprem de, Tepeköy civarında dereyi takip eden yeri tespit edilmemiş bir fay hattının harekete geçmesi ile oldu. Bu tabloya baktığımızda şuan Türkiye deprem açısından ciddi bir risk taşımakta. Hem Akhisar, hem Elazığ depremleri yeri tespit edilmemiş fay hatlarından kaynaklı bu yüzden Türkiye'de bir deprem fırtınası görmemiz sürpriz olmayacak. Şuan deprem beklediğim bölgeler, Doğudan başlarsak Bitlis'in cınar kırsehir Hizan ilçesi, Van Bahçesaray, Çatak, Hakkari hizası, Çıldır Gölü, Ermenistan hizası, son zamanlarda harekete geçen 1983 depremini üreten Şenkaya-Horasan Fay Zonu içerisinde yer alan Gaziler ve Balaban fayı, Erzincan Üzümlü, Bingöl Yedisu arasında devam eden Kuzey Anadolu Fayı Elmalık segmenti, Tunceli Nazımiye, Bingöl Adaklı hizasında devam eden Nazımiye fayı, Kayseri- Deliler Fayı ve Divriği Fayı, Orta Anadolu Bölgesi'nde Ankara geneli, Kırıkkale-Çorum arası, Kırşehir geneli, Kayseri- Deliler fayı, Sarız Fayı, Ege'nin geneli ve Marmara'nın geneli deprem üretmeye hazır bölgeler. Karadeniz Bölgesi'nde çoğunlukla ters fay sistemlerinden oluşuyor. Ama bu demek değil ki; bu bölgelerde deprem olmayacak anlamını taşımıyor. Genellikle incelenmemiş bölgeler olduğu için bu bölgelerde dikkatli bir çalışma yapılması gerekiyor. 
    Trabzon ve Rize'de sıcak su kaynakları olduğunu biliyorum. Buradaki fayların da aktif olduğunu gösteren işaretler bu bölgelerde saha çalışması ve masa başı çalışması yapılarak riskin nerede olduğunu ortaya koymak gerekiyor. 
    Depremler ve faylar ile ilgili yaptığım çalışma bölgeyi takip etmek fay hatlarının geçmişlerini incelemek, günlük depremleri takip ederek bölgenin risk haritasını oluşturmak, saha çalışması ve ani başlayan deprem hareketlerinde doğru analiz yapmak. Bunların hepsini birleştirdiğinizde olacak depremleri saat, zaman dışında yerlerini söyleyebiliyorum. Özellikle Kırşehir geneli ve Denizli'de, İzmir'de Ayvacık ilçesinde saha çalışmaları yaptım. Birçok depremlerin haritada dağılımlarına bakarken ve fayların yönünü belirlerken yaptığım saha çalışmaları önemli rol oynadı. Saha çalışması olmadan fay hatlarını incelemeden yapılacak bir deprem araştırması eksik kalacaktır. Kendime ait birçok bölge ile ilgili deprem tezlerim ve yerlerini tespit ettiğim bir çok fay hattı var. Tahmin üzerine çalışma yapmıyorum. Jeoloji, bilimsel olmayan hiçbir çalışmayı kabul etmez. Yaptığım bütün çalışmaları bilimsel olarak yapıyorum. Ve üniversiteler ile bunu paylaşıyorum. Bilgileri aktarıyorum. Kırşehir ilinde 1938 Akpınar depremi gerçeği ve yerleri tespit edilmemiş fay hatlarının ortaya çıkartılması yönünde çalışmalar yapıyorum. 2017 yılından itibaren orta ölçekli ve 6 üzeri depremlerde büyük bir başarım var. Buna Elazığ depremi de dahil. Bu başarının sebebi depremleri ve fay hatlarını doğru anlamak, saha çalışması yapmam, kimseden yardım almadan fay hatlarını ortaya çıkartmam. Ve kendime ait tezlerimin olması. 


    Elazığ depremini 27 Aralık 2019 tarihinde takipçilerim ile birlikte kurduğum whatsapp grubumda yayınladım. 2017 yılından itibaren de Doğu Anadolu Fayı üzerinde belli noktaları da belirterek deprem olacağını söyledim. Son olarak Elazığ depremi de beni yanıltmadı. bu da gösteriyor ki artık Türkiye depremler ile yüzleşmeye hazır olmalı. Çalışmalarım devam ediyor. Whatsapp Grubumuzda olsun, sosyal medyada da depremler konusunda uyarılarım devam ediyor. Akhisar Depremi'ni deprem olmadan önce yaklaşık 1 aya yakındır ve özellikle son bir haftadır üzerinde durarak bölgede depremin olacağını, depremden iki saat önce de  bölgeyi uyararak sosyal medya üzerinden yayınladım. Gerçekleşen bir depremdi. Beklediğim bir depremdi. Tabii fırsat bulabilirsem Akhisar ilçesinde saha çalışması yaparak önceki tecrübelerimi de ortaya koyarak fay hattının tespitini yapmak ve esas depremin nerede olduğunu bulmaya çalışmak olacak. Çünkü son olan Acıpayam ve Bozkurt depremlerinde yaptığım çalışmalarda kırılan fay hatlarının belirtilen cınar kırsehir noktaların dışında çok farklı yerlerde ciddi yüzey kırığı oluşturduğunu gördüm, belgeledim. Bu çalışmada yine detaylı olarak bölgede yapıp, Akhisar halkı ile paylaşıp yardımcı olmayı istiyorum. 
    Kırşehir neden riskli? Kırşehir'i anlamak için 1938 Akpınar depremini masaya yatırmamız gerekiyor. Jeolojik açıdan Kırşehir tam anlamıyla incelenmemiş, fayların yeri tespit edilmemiş. Deprem açısından güvenli bölge ilan edilerek bir yanılgı içerisine girilmiş. Son olan 5.1 Çiçekdağı depreminde Kırşehir'de deprem riskinin geçtiğine dair açıklamalar oldu. 1938 Akpınar Depremi dahil yaptığım saha çalışmalarında Kırşehir merkez dahil birbirlerini paralel takip eden fay hatları olduğunu gördüm. 1938 Akpınar Depremi, büyüklüğü 7 üzeri ciddi bir deprem. Akpınar Fayı çevresinde yaptığım çalışmada birden fazla fayın kırıldığı ve Akpınar fayının Kuzeydoğu-Güneybatı, Kuzeybatı - Güneydoğu şeklinde devam ettiği, Kuzey Anadolu Fayından Erbaa ilçesi yakınlarında ayrılıp Kırıkkale Delice ilçesi önüne kadar gelen Ezinepazar Fayı diğer bir ismi Çorum ili önünden Delice'ye kadar gelen kolu Sungurlu Fayı olarak geçmekte. Akpınar Fayı'nın sungurlu Fayı ile ilişkisi olduğunu Kırşehir içlerine devam eden kolu olduğuna dair bulgular ve izler var. Bu yüzden Kırşehir'de 6 üzeri deprem üretecek faylarımız çoğunlukta. Bunların çoğunluğu dereleri takip ederek devam eden fay hatları. Kırşehir merkezi Kervansaray Dağı'ndan Ağbayır Mevkii arasına kadar birbirini paralel takip eden büyük fay hatları mevcut. bu fay hatlarının hareketli olduğunu en iyi gözlemleyeceğimiz yer Bağbaşı TOKİ Konutları'nın yukarısında iki kol halinde devam eden bir tanesi Kızılırmak civarından başlayıp, Kaman ilçesi yönüne doğru giden fay hattı. Bunu takip eden fay hattı da Bağbaşı TOKİ Konutları üzerinde yeni yapılan Huzurevi'nin önünden devam eden fay hattı. Bu fay hattı yüzeyde yarıklar oluşturmuş, diğer fay hattımız yine Ağbayır mevkiinde iki kayanın birbirine üst üste bindirmesi şeklinde görülebilir. Kırşehir 82 yılından beri suskun olması deprem olmayacağı anlamına gelmez. 2004 yılında Keskin-Akpınar sınırında Akpınar Fay Zonu içerisinde gerçekleşen 4.4 büyüklüğündeki cınar kırsehir depremle başlamış, yine bu zon ile ilişkili olan 4.5 Kaman Depremi 2012 yılında olmuş. 4 yıl sonra da yine yeri tespit edilmemiş fay hattı 5.1'lik deprem üretmiş. 
    Bu  depremleri ve tarihlerini incelediğimizde depremlerin büyüklüğünde artış, zaman aralığında kısalmalar görüyoruz. Bu da bize gösteriyor ki; Kırşehir ve çevresinde 6 ve üzeri bir deprem görülmesi sürpriz olmayacaktır. Yerleri tespit edilmemiş faylar ve incelenmemiş bölgeler çok büyük risk taşımaktadır. Bunun en güzel örneği Ankara ili. son zamanlardaki deprem hareketlerine baktığımızda yerleri tespit edilmemiş fayların aktif hale gelip gergin olduğunu göstermektedir. Kırşehir'de yapılacak çalışma sonucunda bölgenin risk haritası ortaya çıkartılarak depremin ya da depremlerin ileriki zamanlarda nerede olacağı ortaya çıkartılabilir."
    Bozkurt Türkiye'nin seri depremlere hazır olması konusunda önemli bir çağrıda bulunurken Kırşehir'in batı bölgesinin büyük risk altında olduğunu da sözlerine ekledi. 
    




YAZARLAR