İŞTE ÇINAR KIRŞEHİR FARKI!

Kırşehir'de 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla ödül töreni düzenlendi.

    Kırşehir'de 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla düzenlenen 'Kırşehir'de Çalışan Gazeteciler Medya Ödülleri" programı kapsamında 'EN İYİ ÖZEL HABERİ' ödülüne Çınar Kırşehir Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Seda Kızıltepe Baysal yılın en iyisi olarak layık görüldü. Tüm Çınar ekibinin yer aldığı ödül gecesinde yılın en iyi haberinin altın imza atan Seda Kızıltepe Baysal ödülünü Kırşehir Valisi İbrahim Akın’ın takdimi ile aldı. Seda Kızıltepe Baysal Kırşehir Valisi İbrahim Akın’a teşekkür ederken Vali İbrahim Akın, Baysal'a başarılarının daim olması temennisinde bulundu.
    Neşet Ertaş Kültür Sanat Merkezinde düzenlenen programda, "En İyi Özel Haber, En İyi Haber Mizanpaj, En İyi Haber Fotoğrafı, En İyi Köşe Yazısı, En İyi Röportaj Haber, En İyi Ajans Haberi" kategorilerinde üç İletişim Fakültesinin değerlendirmesi sonucu 2019 yılının en iyileri ödüllendirildi.
    Saygı Duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programa; Kırşehir Valisi İbrahim Akın, Belediye Başkan Yardımcıları Nuri Araz, Osman Uçar, Başer Altuntaş, AK Parti Kırşehir Milletvekili Mustafa Kendirli, CHP Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, AK Parti Ankara Milletvekili Hacı Turan, Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörü Vatan Karakaya, Jandarma Komutanı Ferhat Kuran, Emniyet Müdürü Murat Türesin, Mucur İlçe Belediye Başkanı Atılgan Yılmaz, Küresel Gazeteciler Konseyi Başkan Yardımcısı Veli Altınkaya, STK Temsilcileri ve gazeteciler katıldı.
    KBK Yönetim Kurulu Başkanı Sait Yanık, gazetecilik mesleğinin önemli bir alan olduğunu anlattığı konuşmasında, "Basın, halkın çevresinde ve ülkesinde meydana gelen gelişmelerden doğru ve tarafsız bir şekilde haber alma hakkını kullanması bakımından son derece önemli bir işlevi yerine getirmektedir. Basın kuruluşları, faaliyet gösterdikleri bölgede ya da ülkede vatandaşın gündeminin takip edilmesini ve sorunlarının duyurulmasını sağlayarak kamuoyunun gören gözü, işiten kulağı, söyleyen dili olmaktadır. Basın, bu nedenlerle, demokratik sistemlerin sağlıklı bir şekilde işlemesini temin eden ana unsurlardan biridir. Yerel basın kuruluşları faaliyet gösterdikleri bölgenin sesi olmakta, o bölge insanının çevresinde olup bitenlerden doğru ve objektif bir biçimde haberdar olmasını, halkın düşünce ve taleplerinin duyurulmasını, bölgenin içinde bulunduğu sorunlarla ilgili çözüm önerilerinin sunulmasını ve bunların takibini sağlayarak idarenin kamuoyu adına denetlenmesi fonksiyonunu da yerine getirmektedir" dedi.
    KGK Başkan Yardımcısı Veli Altınkaya’nın gazetecilerin sorunlarını anlattığı ve çözümünde gazetecilerin kendinde olduğunu ifade ettiği konuşması sonrasında Belediye Başkan Yardımcısı Nuri Araz, KBK’nin girişimleri sonrasında yapılacak "Basın Müzesi" hakkında bilgiler verdi.
    10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü ile birlikte İdareciler Günün de kutlu olmasını dileyen Kırşehir Valisi İbrahim Akın, "Gazetecilik, toplumumuz da saygınlığı ve ağırlığı olan bir meslek. Her meslekte olduğu gibi zor yanları var. Sizler, haber peşinden koşarken bizler de 24 saat her dakika gözümüz kulağımız açık vaziyette görevimizi ifade etmeye gayret gösteriyoruz" diye konuştu.
              Çınar Kırşehir Gazetesi ve kirsehir365.com ailesi olarak bu gururlu gecemizde heyecanımızı paylaşan ve Çınar Kırşehir Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Seda Kızıltepe Baysal'a plaketini takdim eden Vali Akın'a teşekkür ederiz. 
    İşte Çınar Kırşehir'in 'En İyi Özel Haber' Ödülü'ne layık görüldüğü ve ülke gündeminde de büyük yer bulan 'Her Yanın Hüzün Seyfe' başlıklı haberi: 
" Turnalar ile selam gönderilirdi gurbetten sılaya.. Sevenler, selam gönderirdi onlarla…
Sılaya kim selam götürecek şimdi? Turna göremez olduk...
Her yanın hüzün SEYFE!
    Konu elbette Seyfe Gölü. Kırşehir gurbetçi şehri. Özlemler, hasretler, anılar bir damla gözyaşına doldurulur Seyfe Gölü'nün o muhteşem manzarasının tam kenarında turnalarla selam gönderilirdi sıladan gurbettekilere. Öyle bir hale geldi ki Seyfe Gölü için için ağlıyor suya olan özleminden fakat kimse bu sessiz çığlığı duymuyor bugünlerde.  
    Sulak alakların kurutulmasında en büyük darbeyi turnalar aldı.. Çünkü turnalar sığ sularda, sulak çayırlarda beslenip barınan kuşlar. Türkiye'de en çok tahrip edilen ekosistemler sulak alanlar oldu maalesef. Yaşam alanları yok edildiği için sayıları çok azaldı… Yiyecek sıkıntısı şimdiden baş gösteriyor.  
    Her yanın hüzün Seyfe Kasım ayında. Son baharın son demlerinde hüzün çöktü akşamlarına, artık yok yakamozların, cıvıl cıvı, çeşit çeşit kuşların, ay ışığının sudaki yansıması bile yok artık. 
    Bu konuda geçtiğimiz günlerde Kırşehir Milletvekili Metin İlhan, Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'a bir soru önergesi sundu. Bilinçsiz kullanım nedeniyle suyu çekilen ve binlerce göçmen kuşu adeta kurak bir çölde ağırlayan Seyfe Gölü için Kırşehir Milletvekili Metin İlhan önergesinde, ” bu kuşların beslenme, üreme, konaklama alanı olarak kullandığı dünyanın önemli sulak alanlarından biridir. Göl ve çevresi birinci derece “doğal sit” ve “tabiat koruma” alanı olarak ilan edilmiştir. Ayrıca Türkiye’nin de taraf olduğu Bern Sözleşmesi ile nesli tükenmekte olan 27 kuş türü de koruma listesine alınmıştır. Bu bağlamda; Neredeyse tamamen kurumak üzere olan gölün bu hale gelmesinin sebepleri üzerine araştırma yapılarak bir inceleme başlatılmış mıdır? Bu konuda bir rapor düzenlenmiş midir? Gölü besleyen su kaynakları ile ilgili hatalı uygulamalar olmuş mudur? Oldu ise, bunlar nelerdir?  Gölü besleyen kaynaklardan, uluslararası sözleşme ve yasal mevzuatımıza aykırılık göstermesine rağmen su temin edildiği iddiaları doğru mudur? Mühendislik hatasına sahip drenaj kanalları sebebiyle kuruyan arazinin birileri tarafından kazanılmaya çalışıldığı hususunda da iddialar yer almaktadır. Söz konusu bu iddialar da gerçeği yansıtmakta mıdır?  Gölün su havzası ile çevresinde üretimi yapılmakta olan ve bol su isteyen tarım ürünleri, belli bir plan ve denetim çerçevesinde mi yetiştirilmektedir? Yıllardır can çekişen Seyfe Gölü’nü kurtarmak adına bir çalışmanız var mıdır?” ifadelerine yer verdi.
    Değerlerimizi bir bir kaybediyoruz. Bile isteye Kırşehir'in o koskoca Seyfe Gölü'nü kurak bırakıyoruz. Biz insanlar değerini bilmiyoruz suyun, sulak alanların. 
Changa.org'da başlatılan imza kampanyası, yapılan onlarca haber, yazılan makalelere rağmen sahip çıkamadık bu büyük değerimize. Avrupa - Asya üzerindeki dört kuş göç yolunun ikisi Türkiye'den geçiyor. Kuşların uğrak yerlerinden biri Seyfe Gölü...
Seyfe Gölü, özellikle göçmen kuşlar için önemli göç rotalarından biri. Yaklaşık 200 kuş türü gölden yararlanıyor. Bu sayı neredeyse Türkiye deki kuş türlerinin yarısı. Ancak havzadaki suyun dengesiz kullanımı göl için büyük tehlike oldu. Mevsimsel olarak kış aylarında kuruyan gölde kış aylarında su seviyesi normalin altında kaldı hatta kalmadı. Göçmen kuşlar rotasını başka sulak alanlara çevirdi. Ancak bu rota değişikliği ekolojik dengeyi sarsabilir.  Göçmen kuşların büyük bölümü, su bulunmayan Kırşehir'in o muhteşem gölünde konaklamadan yollarına devam ediyor.
    Seyfe Gölü Kuş Cenneti, geçmişte 187 çeşit kuş türüne ev sahipliği yapması, dünyada nesli tükenmekte olan 27 kuş türünü bünyesinde barındırması ve endemik bitkileriyle biliniyor. Kuraklık ve su seviyelerindeki düşüsün öncelikli nedeni elbette iklim değişikliği. Fakat küresel ısınmanın öncelikli nedeni ise insanlar. Bilinçsiz su kullanımı, kaçak su kuyuları, yanlış teknoloji ve yanlış sanayileşme sadece Türkiye'yi değil dünyanın kuraklık riskini arttırıyor. Bu cümleleri belki Seyfe ile ilgili bütün haberlerimizde kullandık. Sonuç mu elbette yok! Çünkü biz insanlar dediklerimizi hep lafta bırakır geriye de asla dönüp bakmayız. Bir şeyi yok edene kadar elimizden gelen gelmeyen bütün fedakarlığı gösterir kaybedince de vah tüh gibi ifadelerle yalandan üzülmüş belirtisi gösteririz. 
    Kırşehir'in Mucur ilçesinde flamingoları ve muhteşem doğa manzarası ile bilinen, takvim yapraklarına ve düğün fotoğraflarına konu olan Seyfe Gölü'nde susuzluk bir yana bilgi kirliliği de hat safhada. 
    Bir yandan bilinçsiz sulamalar ile suyu yok olan ve göçmen kuşların dahi gelmediği Seyfe Gölü'nde neler oluyor hep birlikte bir bakalım. 
    Çınar Haber Merkezi'nin 6 Kasım'da ziyaret ettiği Seyfe Gölü adeta kurak bir çöle dönmüş durumda. Bırakın yağışların su miktarını artırmasını bir damla su bulabilene aşk olsun. 
    RAMSAR Sözleşmesi’ne dahil olan ve 'Milli Park' niteliğinde korumalı bölge statüsüne sahip Seyfe Gölü Kuş Cenneti, kuruyarak, çorak bir topraktan ibaret hale geldi.
    Yaklaşık 50 ayrı kuş türünün kuluçkaya yattığı, 182 kuş türünün barındığı ve yaklaşık 25 kuş türünün de göç sırasında uğradığı 'Kuş Cenneti' olan Seyfe Gölü'nde tehlike çanlarının sesi kesildi. Neden mi çünkü bir yandan yağışlarla birlikte su miktarında artış olduğunu ifade edenler diğer yandan kurağa terk edilen ve yıllardır çözüm bulunamayan bu çölleşmiş durum. 
    Bilindiği gibi bir zamanlar yaklaşık 15 kilometre alanı kapsayan Seyfe Gölü, kenarında bilinçsizce açılan içme ve sulama amaçlı kuyular nedeniyle toz gölüne dönüşürken çevresinde bulunan 17 köy de kuraklıkla karşı karşıya kalmıştı. Seyfe Gölü Koruma Derneği Başkanı Mustafa Yavuz'un bir süre önce Kırşehir Valiliği ve Mucur Belediye Başkanlığı'na noter aracılığı ile gölden su çekilmesinin durdurulması için ihtarname de çekmişti. DSİ Genel Müdürlüğü 12. Bölge Müdürlüğü, gölün kurumasına neden olan Seyfe Gölü kenarında açılan su kuyuları hakkında, "Göl kenarında açılan tüm içme ve sulama amaçlı kuyular kapanacak" kararı aldı. Ancak bu da yeterli olmadı. Bu duruma daha fazla duyarsız kalamayan Burak Aydoğan isimli vatandaş sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda bu kötü gidişata dur demek ve sesini duyurmak üzere öyle cümleler kullandı ki; bu konuya Bereket TV ses verdi. 
    Batimetrik haritası 2015 yılında alınan ve gün geçtikçe kuruyan Seyfe Gölü'ne duyarsız kalamayan Burak Aydoğan isimli vatandaşın sosyal medya hesabından yetkililere yaptığı çağrıya kulak veren Bereket TV Seyfe Gölü için özel bir yayın hazırladı. Gün geçtikçe durumu vahimleşen bu konuya yetkililerin biran önce bir çözüm bulması gerekiyor. Aksi takdirde Seyfe Gölü sadece tarihin tozlu sayfalarında kalmış olacak. 
    Daha önceleri flamingo ve çeşitli binlerce kuş türüne ev sahipliği yapan ve son yıllarda bilinçsizce açılan ruhsatsız kuyularla suyu çekilen Seyfe Gölü'nde canlılar da zor durumda diyemiyoruz artık. Bunun sebebi ise oluşan aşırı kuraklık. Şimdi Seyfe'nin eski ihtişamına kavuşması noktasında yetkililerin nasıl bir yol izleyeceği de merak ediliyor. Temenniler Seyfe'nin eski güzelliğine ve bereketli günlerine tekrar kavuşması yönünde. Şimdi soruyoruz Seyfe'nin kurtarılması için var mısınız, yok musunuz? Hepimiz bu coğrafyanın insanlarıyız. Kırmadan dökmeden, yıkıcı değil yapıcı olarak elbirliği ile gelin yaşadığımız topraklara buna can veren sulak alanlarımıza, doğamıza, mavimize, yeşilimize flamingolarımıza sahip çıkalım. Her tarafı hüzün olan Seyfe Gölümüzü tekrar eski canlılığına kavuşturalım! Haydi Kırşehir söz sırası senin…
 




YAZARLAR