"Garip" 9 Yıl Önce Yoruldu!

UNESCO tarafından yaşayan insan hazinesi kabul edilen Kırşehir'in unutulmaz bozlak sanatçısı Neşet Ertaş, vefatının 9. yıldönümünde özlemle anılacak.

 UNESCO tarafından yaşayan insan hazinesi kabul edilen Kırşehir'in unutulmaz bozlak sanatçısı Neşet Ertaş, vefatının 9. yıldönümünde özlemle anılacak. 
    "Evvelim Sen Oldun, Ahirim Sensin" diyerek gönüllerde taht kuran, Ah Yalan Dünya parçasıyla gönüllerin bam teline dokunan Bozlak Ustadı, Bozkırın Tezenesi Neşet Ertaş, bilindiği gibi 25 Eylül 2012 tarihinde aramızdan ayrılmıştı. Önce keman sonra da baba mesleği olan bağlama çalmayı öğrenen Neşet Ertaş, Kırşehir ile sınırlı kalmayıp Türkiye ve dünya sınırlarını aşan, "Ayağınızın turabıyım" sözüyle gönülleri fethederek, şarkı ve türküleri ile birçok dizi ve programda saygı ve özlemle anılmaya devam ediyor. Bir açıklamasında vefat ederse öldü denilmemesini ve yoruldu gitti denmesini isteyen Neşet Ertaş'ın vefatının üzerinden 9 yıl geçmesine rağmen sazı, sözü, türküleri ve bizlerde bıraktığı o sevgi ile ölümsüzleşti. 
    Babası saz ustası Muharrem Ertaş, annesi Döne hanımdır. 7 kardeşi olan Ertaş ailenin ikinci çocuğudur. Çocukluğunda 8 sene boyunca Kırşehir, Nevşehir, Niğde, Kırıkkale, Keskin, Yerköy, Kayseri ve Yozgat bölgelerini gezdi, Ertaş bu yüzden okula gidemedi. Babası Muharrem Ertaş Orta Anadolu Abdal Müziği geleneğinin büyük ustalarındandır. Ertaş, 5-6 yaşlarındayken önce keman, sonra da bağlama çalmayı öğrendi. Gittiği düğünlerde babasına kemanla eşlik etti. Aile geçimlerini bu şekilde kazanıyordu. 14 yaşında gittiği İstanbul‘da çeşitli işler yaptı. 1957 senesinde Şençalar Plak tarafından ilk plağı çıkartıldı. “Neden garip garip ötersin bülbül” türküsü plak olunca Neşet Ertaş efsanesi başladı. Ertaş bu dönemde Beyoğlu'nda da bir gazinoda sahne aldı. 2 sene boyunca İstanbul'da çalışan Ertaş, sonrasında Ankara'ya giderek burada sahne almaya başladı. Ankara'da çalıştığı gazinoda Leyla adında bir kızla tanıştı ve evlendi. Bu evlilikten Döne, Canan isminde iki kız ve Hüseyin isminde bir erkek çocukları oldu. Öte yandan Babası Muharrem Ertaş, Neşet'in bu evliliğine şiddetle karşı çıkmıştı. 1962 senesinde İzmir Narlıdere'de askerliğini yaptı. Askerlik dönüşünde Leyla Ertaş ile süren 7 senelik evliliğini bitirdi. 1978 senesinde alkol ve sigara kullanımından dolayı parmakları felç oldu. Müzisyenlikten başka mesleği olmadığı için de işsiz kaldı. Tedavi olacak parayı bulamayan Ertaş, çareyi 1979 yılında Almanya'da yaşayan kardeşinin yanına gitmekte buldu. Tedavisini orada yaptırdı. 3 çocuğunu da yanına alarak mesleğine burada yeniden başladı. Çocuklarının eğitimi ve sanatsal çalışmalarından dolayı uzun bir süre Almanya'da kalan ünlü sanatçı, 2000 senesinde İstanbul'da verdiği konserle sahne hayatına geri döndü. Neşet Ertaş, kendisine ait türkülerin son kıtalarında “GARİP” mahlasını kullanmaktadır. Ertaş, sazı ile hiçbir sanatçıya eşlik etmedi, sadece tek olarak çalıp söylemeyi tercih etti. “Türkülerin babası” ve “Bozkırın tezenesi” olarak anılan Neşet Ertaş ‘Cahildim Dünyanın Rengine Kandım‘, ‘Neredesin Sen‘, ‘Ah Yalan Dünyada‘, ‘Gönül Dağı‘, ‘Yazımı Kışa Çevirdin‘ ve daha birçok eser bırakarak 74 yaşında yaşamını yitirdi. Kırşehir'in en büyük halk ozanlarından ve sanatçılarından, Yaşar Kemal´in ‘Bozkırın Tezenesi´ olarak andığı, Büyük üstat, türkülerin unutulmaz sesi, Neşet Ertaş… Bu dünyadan göçüp gittiğinde ardından söylenmesini istediği tek bir şey vardı büyük halk ozanı Neşet Ertaş´ın, "Aşk biterse yorulur insan, Ben ne zaman ölürsem, Neşet yoruldu desinler" Neşet Baba´nın kendi ifadesiyle söyleyecek olursak, “Bana öldü demeyin, Yoruldu gitti deyin…” Usta yorulup gideli 9 yıl oldu.Kırşehir Çınar Gazetesi ve kirsehirhaber365.com Ailesi olarak büyük ustadı özlem ve rahmetle anıyoruz. 
 


Yükleniyor

Yükleniyor

Yükleniyor



YAZARLAR